Deprem…

18 Ağu 2017 Cum 10:13
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK

“DEPREMİN NE ZAMAN OLACAĞINI BİLMİYORUZ, AMA NELER YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ BİLİYORUZ.”
Yer altı derinliklerinde bulunan, yerkabuğu katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi, yanardağların püskürmesi gibi yerkabuğu sarsıntısına “deprem” denir.
Bugüne kadar depremle ilgili bilgileri, ya gazetelerden ya da televizyon ekranlarından izledik. Ancak bu işin uzmanlarınca yapılan toplantılara karılınca depremin gerçek manasını, deprem öncesi tedbirlerin ve deprem sonrası neler yapılması gerektiği konularını daha iyi anladım.
Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, ülkemizde de deprem konusunda çalışmalar yapılıyor. Özellikle depremin nerde, hangi gün, hangi saatte olacağını gösteren bir sistem, ne ülkemizde ne de dünyada bulunmadığını hemen hemen hepimiz biliyoruz. Bu konuda medyada konuşan bazı kişiler spekülatif açıklamalar ve tahminler ortaya koymakta, bazıları ise bunun tam tersi bilgilerle kafalarımızı karıştırmaktalar. İşte yukarıda belirttiğim gibi, depremle ilgili gerçek bilgileri medyadan değil, deprem uzmanlarının düzenlemiş olduğu toplantılardan almamız daha yararlı olacağına inanıyorum.
Zaten katılmış olduğum depremle ilgili toplantıda, ilk sorulardan birincisi “Kimi öğretim görevlileri zaman zaman çıkıp tahminlerde bulunuyorlar. Hal böyleyken depremi daha önceden tahmin edebilmemiz için bir sistem veya bir bulgu söz konusu mu?” diye soruldu. Cevap ise “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistemin olmadığı tespit ediliş olup, herkes bunlara itibar etmemelidir” ifadesi kullanıldı.
İkinci konu 17 Ağustos 1999 yılında ülkemiz en büyük depremlerden birini yaşadı. Merkez üssü Gölcük olan depremde binlerce insan  can verdi. Bu faciadan sağ kurtulanlar ise ömür boyu unutamayacakları bir acıyı yaşadı. Peki, ortaya çıkan bu depremden gerekli dersler alındı mı? Şu anda İstanbul hakkında “İstanbul’da büyük deprem olacak” diye konuşulurken, “İstanbul bu depreme hazır mı?” sorularına uzmanlar tarafından verilen cevaplar şöyle oldu:
“17 Ağustos 1999 depreminden sonra, hızlı girişimlerde bulunuldu. Bir taraftan ‘Yapı Denetim Yasası’ değiştirildi, bir taraftan da depremle ilgili önlemlerin koordinasyonunun sağlanması için ‘Deprem Konseyi’ kuruldu. Ancak İstanbul için daha çok tedbirler alınması gerekiyordu. Çünkü İstanbul depreme kesinlikle hazır değildir. En önemli sorunlardan biri, depremin ardından 480 alan, çadır toplama alanı olarak belirlenmiştir. Bu alanlar AVM projesiyle, yani rezidans projeleriyle imara açıldı. Bu gün sözü edilen bu alanların 60-70 kadarı mevcut, ama İstanbul’un nüfusu gün gün artmaktadır. Depremle ilgili önlemler koordinasyonu için yeniden ‘Deprem Konseyi’ kurulmalıdır.
Diğer taraftan, mevcut yapı stokunu depreme dayanıklı hale getirilmeli. Tüm bunların yanı sıra yeni yapılan binalar için Yapı Denetim Kanunu, yeniden ele alınıp değiştirilmesi gerekir. Aynı zamanda yapı denetim firmaları müteahhitlerden değil, yerel yönetimlerden oluşturulmalıdır.
Gelelim afete karşı eğitimlere. Planlı bir şekilde çocuklarımızdan başlayarak, yetişkinlere kadar herkesi her türlü afete karşı eğitmemiz gerekir. Özellikle bu konuda yerel yönetimlere daha çok yetki verilmelidir.”
Görüldüğü üzere, “Deprem öldürmez, bina öldürür” anlamlı sözden hareket ederek, önce depreme karşı her türlü önlemleri, daha sonra da depremle ilgili tüm bilgileri almamız gerekiyor.

Hoşça kalın.

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “KISKANÇLIK DAİMA SEVGİYLE BİRLİKTE DOĞAR, ANCAK HER ZAMAN SEVGİ ÖLDÜKTEN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yeni ders yılı başlarken; “Eğitimi dinselleştirmeyelim”...

Yorum 
0

Yetmişbir yaşadım, yetmişbir günmüş, Aslında yetmişbir saat da değil. Saçlar düştükçe...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Kıskançlık Duygusu, Şair ve Bestekâ...

Metin MERCİMEK “KISKANÇLIK DAİMA SEVGİYLE BİRLİKTE DOĞAR, ANCAK HER...

Mesleki Teknik Eğitimin Önemi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yeni ders yılı başlarken; “Eğitimi...

71

Yetmişbir yaşadım, yetmişbir günmüş, Aslında yetmişbir saat da değil....

SEVGİ

sevgi delidir kimi zaman kimi zaman uslu ben deli halini severim yerinde duramayan...

Susuzlukta kırmızı alarm!

Kilis’te sondaj kuyuları bir bir kuruyor, çiftçi çaresiz. Kilis’te yaşanan...

Gazeteciler Derneğinden Vali Tekina...

Kilis Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu ve üyeleri Vali Dr. Mehmet Tekinarslan’ı...

Akıncı fıstığı dünyaya tanıtılacak...

Kilisli örnek çiftçi Mümtaz Akıncı tarafından üretilen Akıncı fıstığı tescilinden...

Belediye yeşil alanları kiraya verd...

Kilis Belediyesine ait park ve aile çay bahçeleri açık artırma usulü kiraya...

Cennet çamuru tescillenecek

Kilis İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Songül Kadıoğlu, “cennet...

“İntiharı önleme” eğitimi verildi...

İntiharı Önleme Günü kapsamında Kilis Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından...

Okul ziyaretleri başladı

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının...

Kilis’te balık satışlarına yoğun il...

Kilis’te av sezonunun açılmasıyla beraber balığa rağbet arttı. Balık...

Cevizin tanesi 20 kuruş

Kilis’te özellikle üzüm sucuğu yapımında kullanılan taze cevizin tanesi...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

MÜJDE Yakında yapay kalp ameliyatı başlıyormuş. Bazılarına gün doğdu....

TV 79′da Kilis Musiki Cemiyet...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Kilisli değerli işadamlarımızdan hemşehrimiz...

Öpüş Ömrün Uzasın, Öperek Servetin ...

Sabahattin YARAR   Türkiye’nin medya dünyasının el atmadığı konu, dillendirmediği...

KİLİS

Baharda açılır ovada bağlar Yeşile bürünür etrafta dağlar Bülbül figan...

MECNUN’A DÖNDÜM

Senden ayrılalı gülmedi yüzüm Kanadı kırılmış kuşlara döndüm Süzüldü...