Dolar 32,2921
Euro 35,1061
Altın 2.410,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Ders Alınacak Yanıtlar

Ders Alınacak Yanıtlar
A+
A-
07.02.2019
414
ABONE OL

Fevzi GÜNENÇ

 

Sokrat ölüme mahkûm edildiğinde, karısı:
“Haksız yere öldürülüyorsun…” diye ağlamıştı.

Sokrat’ın karısına verdiği yanıta bakın:
“Ne yani, bir de haklı yere mi öldürülecektim?”

***

Dünya nimetlerine önem vermeyen Diyojen dar bir yoldan geçiyordu. Sonradan görme, kendini beğenmiş, cahil, ciğeri beş para etmez biriyle karşılaştı. Adamın kendisine yol vermesini bekledi bilge Diyojen. Ama adam yol vermek yerine şunları söyledi:
“Çekil yolumdan! Ben bir serseriye yol vermem!”
Diyojen taşı gediğine koydu o zaman:
“Ben veririm!…”
***

Çiftçi bir baba, oğlunun öğrenim görebilmesi için bütün ineklerini tek tek satmak zorunda kalmıştı. Okumak yerine büyük kentte yıllarını serserilik yaparak geçiren oğul, artık satılacak inek kalmayınca çaresiz köyüne döndü. Oğlunun hiç öğrenim yapamadan geldiğini öğrenen babanın yanıtı şöyle oldu:
“Ne şanssız bir insanım! Bir öküz uğruna ne inekler feda ettim!”
***

Bilge kişiye sormuşlar:

“Servet ayaklarınızın altında olduğu halde, neden bunca yoksulsunuz?
Bilge kişinin yanıtı:
“O servete ulaşabilmek için eğilmek gerek de onun için.”
***
Yavuz Sultan Selim, sefere çıkacağı yerlerin adını hiç kimseye söylemezmiş. Vezirlerinden biri sefere çıkılacak son yerin adını öğrenmeyi ısrarla istemiş.
Yavuz Vezirine sormuş:
“Sen sır saklamayı bilir misin?”
Vezir, sefer yerini öğrenebileceğini düşünerek yanıt vermiş:
“Elbette hünkârım. Ben sır saklamayı çok iyi bilirim.”
Yavuz gülümsemiş:
“Ben de iyi bilirim Lala, ben de iyi bilirim.”
***
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?
“Elbette inanırım…” olmuş filozofun yanıtı. “Öyle olmasaydı sevmediğim insanların başarılarını nasıl açıklayabilirdim?”
***
Lokman Hekime sormuşlar:
– “Edep”i kimden öğrendin?

Yanıt:
– Edepsizden!…
***
Sevmeyenlerinden biri Galile’ye sormuş:
“Kulakların bir insan için biraz büyük değil mi?”

Galile yanıt vermiş:
“Haklısın, benim kulaklarım bir insan için gerçekten biraz büyük. Ya seninkiler?… Senin kulakların da bir eşek için oldukça küçük değil mi?”
***
Kendisine hakaret eden birine yanıt vermeyen Hz. İsa’ya sormuşlar:
“Bu densize haddini bildirecek yanıtı niçin vermedin?”
Hz. İsa:
“Herkes heybesindekini verir. Benim heybemde ona verilecek şeyden yoktu!”
***
Bir Bektaşi’nin yolu nasılsa camiye düşmüş:
“Allah’ım, bana bir şişe şarap ihsan eyle…” diye yakarmış.

Yanındaki softa buna çok sinirlenmiş.
“Bre zındık, demiş, sen de benim gibi Allah’tan din iman dilensene!…”
Bektaşi gülümsemiş:
“Herkes Allah’tan kendisinde olmayanı dilenir erenler!…”

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.