Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Dil Yarası… -Sözün büyüsüne dair düşünceler-

Dil Yarası… -Sözün büyüsüne dair düşünceler-
A+
A-
27.07.2023
282
ABONE OL

Mahmut İhsan KANMAZ

“Kelamı, kadir kıymet bilene söyle” demişHasan Basri ve devam etmiş,”Zira şalgam pazarında mücevhersatamazsın.”

Gerçektende söz, öylesine önemlidir ki, bazen o bir söz, bütün dargınlıkları bitirir.

Bazen de, yeni sorunlar yaratır.

Yeri gelir, acılı bir aşı, bala dahi çevirir o bir tek söz.

Büyük filozof Aristo der ki, “Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, işitenin de en çokyararlandığı sözdür.”

Tabi söz söylenir de, karşı taraf bunu nasıl algılar. O da çok önemli.

Yani siz güzel ve doğru şeyler söyleyip durursunuz. Tamam.

Ancak bu, muhatabınızın anladığı, ya da alacağı ve kapasitesi kadardır.

Durumu, GuyHunter adlı birileri daha anlaşılır olarak şöyle özetlemiştir.

“Önemli olan, söyleyenin ne söylediği ve nasıl söylediği değil, sözün nasılanlaşıldığıdır.”

Böyle demiş Hunter..

Söz için kimileri, “Yeteneğin kardeşi…”

Kimileri de, “Aklın terazisidir” der.

Hepsi de doğrudur bunların.

Mevlana hazretleri de, mevzuya çokderin bir düşünce iklimiyle dahil olup şöyle buyurmuştur:

“Farzedin ki, binlerce kilit olsa ve herkilit de gök kadar geniş olsa.

Onu açmaya hiçbir anahtar kâfi gelmez.

Sadece, bir iki tatlı söz lazımdır açmak için…”

Söz üzerine bir başka çıkarım da ünlü bilge Seneca’ya aittir.

Der ki Seneca: “Söz dediğimiz şey, insanın aklını diliyle kullanma ve ifade edebilme sanatıdır.”

Kesinlikle.

Bilinir ki, güzel söylenen bir söz, petekten damla damla sızan bal gibidir değerli arkadaşlarım.

Çok doğru.

Ama unutulmaması gereken bir başka husus daha vardır ki, o da şudur: “Ağzında bal olan bir arının, kuyruğunda da iğnesi vardır her zaman.”

Ne demektir bu…

Yaşamın her aşamasında, yapıcı ve olumlu sözler etmek ve sözlerde temkinli olmak lazımdır.

İyi söz vardır. Kahredici söz vardır.

Heybede, hep sözün en güzelini ve en doğrusunu taşımalıdır.

Huzur ve mutluluk için şarttır bu.

Ancak, o sözün bir de arka yüzü vardır ki, insanın canını acıtır ve üzer.

İşte o da, adına kem söz de denen kötü sözdür.

Yani önemli olan, o kem sözün ve o iğnenin hiç kullanılmamasıdır.

Ağzın hep bal yemesidir.

Her şeyin tatlılıkla ve güzellikle halledilmesidir.

Peki oluyor mu bu denilenler.

Sanmam.

Her zaman değil tabi ki…

Umulan ve istenen şudur genelde,

Tatlı ve güzel bir söz, kayalardan daha sert olan bazı kalpleri yumuşatır.

Eyvallah, ama bazende tersi vaki olur.

Yani, kaba ve sert bir söz, belki de ipekten daha yumuşak ve hassas olan bir kalbi de taş gibi sertleştirir.

Onun için, hiç bir kalbi incitmemek ve yıkmamak gerekir.

Orası adeta kutsal bir mabed gibidir.

Sevginin ve aşkın yuva yaptığı yerdir.

Orayı, dil yarasına heba etmemeklazımdır.

Hani Orhan Gencebay diyor ya bir şarkısında.

Kim bilecek daha neler neler bekliyor ikimizi.

Belki de çok mutlu olacaktık, tutsaydık dilimizi.

Bu inat, bu kapris, bu kavgalar, yıprattı sevgimizi.

En acı sözler bile söylerken, tutmadık dilimizi.

DİL YARASI, DİL YARASI EN ACI YARA İMİŞ.

DUDAKTAN KALBE BİR YOL VAR Kİ,

SEVGİ VE ŞEFKATTENMİŞ.

Dinlemekten keyif aldığım harika birşarkıdır bu. Tavsiye ederim.

Devam ediyorum kaldığım yerden ve diyorum ki: Söz, eylemden çoktur her daim.

Yani, yapılan onca işin azameti vegüzelliği, bazen edilen bir küçücük kem sözden daha önemsiz olur.

O yüzden, ağızdan çıkacak her söze dikkat etmelidir.

Kalp kırmamalı ve gönül yıkmamalıdır.

Hatta atalarımız demiştir ki, “Bir sözü söylemeden önce bin kezdüşünmelidir.

Çünkü söylenecek her söz, dokuz boğumdur.

Her boğumda o sözü, acaba desem mi, demesem mi diye hesap etmelidir.”

ElbertHubbard adlı bir bilge insan der ki,”Çok kez, söylediklerimiz yüzündenkaybettiğimiz dostlar, yaptıklarımız yüzünden kazandığımızdostlardan daha çoktur.”

Evet, böylece, söze ve sözün büyüsüne dair söyleneceklerin sonuna gelmişolduk.

Şimdi de sizlere, geleneksel türk kültür dağarcığından seçtiğim güzel ve harika bir atasözüyle veda etmek isterim.

Umarım beğenirsiniz.

“İnsanın ne eti yenir, ne derisi para eder.Sadece, bir güzel sözü tüm dünyaya bedeldir.”

Varsa sizin de söze dair diyecekleriniz, yazın lütfen.

Bir başka konuda tekrar birlikteoluncaya kadar, her şey gönlünüzceolsun, diliniz ve sözünüz hep tatlı olsun.

Hoşça kalın kıymetli arkadaşlarım.

Sağlıcakla ve sevgiyle…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.