Dolar 32,1737
Euro 35,0683
Altın 2.516,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Az Bulutlu
Kilis
31°C
Az Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 30°C
Per 26°C

Doğa Sporu

Doğa Sporu
A+
A-
29.08.2018
340
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“DAĞLARDA BİR YILDA DÖRT MEVSİM YOKTUR; O TANRISAL YÜKSEKLİKLERDE BİR GÜNDE KIRK MEVSİM VARDIR!”
Dağcılık insanların doğayı, yaşamı ve kendilerini tanımak için, kendi fiziksel ve psikolojik sınırlarını öğrenmek ve geliştirmek üzere doğada, yükseklere doğru yaptıkları yolculukların oluşturduğu bir spor dalıdır. Bu sporun diğer spor dallarından farkı ise, bir yarışçının veya seyircinin bulunmaması ve sporu yapan kişinin üst seviyede disipline ve kendi sorumluluk bilincine sahip olmasını ortaya koymasıdır.
Merkezi Kadıköy’de bulunan Anadolu Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü’nde üye olan bir arkadaşımla dağcılık hakkında bir sohbet yaptık. Arkadaşımdan almış olduğum ilk bilgi şu oldu:

“Bizler doğanın verdiği enerji sayesinde yaşlanmanın aksine gün ve gün daha da kendimizi iyi hissediyor ve yaşlanmaya meydan okuyoruz. Her dağın üzerinde doyulmaz güzellikte yaylalar ve kendine özgü yöreler vardır. Kimi vadi şeklinde, kimi bir akarsuyun bir kaynağı durumunda, kimi çeşitli bitki örtüleri içinde, bizlere hem bilgi veriyor hem de yaşantımıza katkı sağlıyor. Velhasıl doğada huzur ve mutluluğu yaşıyoruz. Anadolu Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü’müze üye olanlar, kadın-erkek, yaşlı-genç fark etmeksizin birçok sporcu ile dağların doruklarına doğru tırmanıyoruz.”
Ayrıca, doğada akla gelen her türlü sporun var olduğu da belirtildi. Bunlar çoğunlukla dağcılık, bisiklet, yüzme, planör gibi farklı spor alanlarını oluşturmaktadır. Doğa sporlarının en güzel yanı, şehir yaşantısından tamamen uzaklaşıp, doğadaki diğer canlılarla birlikte olmaktır. Çünkü yeri gelir bir kaplumbağa ile birlikte yürünüyor, yeri gelince bir tilki ya da bir sincapla birlikte koşulabiliniyor. Şunu da belirtmek gerekir ki, bir doğa sporcusu hiç bir zaman kendi arkadaşlarıyla yarışmaz, sadece kendi kendine yarışır. Böylece kendi dayanıklılık gücünü ölçmüş olur.
Ülkemizde dağcılık konusunda spor yapılacak çok verimli dağların bulunduğunu söyleyen arkadaşım, sözlerine şunları da ekledi:

“Bizler Erciyes Dağı, Hasan Dağı gibi volkanik dağlara tırmanıyoruz. Bunun yanı sıra Ağrı Dağı spor yapma faaliyetlerine açık ise buraya da tırmanıyoruz. Ancak ülkemiz olarak öylesine güzel bir dağ var ki, o da cennet misali Aladağlar’dır. Aladağlar’ın kendine özgü konumu ve çeşitli doğa güzelliğine sahip olması nedeniyle, zamanımızın büyük bir bölümünü buraya tırmanmak suretiyle geçiriyoruz. Hatta bunların dışında komşu ülkeleri de ziyaret ederek İran, Gürcistan gibi çok yüksek dağlara da tırmanma olanağını buluyoruz.”
Tüm edindiğim bu bilgiler çerçevesinde doğa sporlarının sadece fiziksel değil, zihinsel sağlık açısından çok önemli olduğunu gördüm. Çünkü doğa sporları, psikolojimizi düzenleyerek daha az stresli olmamızı sağlıyor. Aynı zamanda acil durumlarda karar verme yeteceğimizi geliştirmekte olup, dikkat toplamada büyük faydalar elde etmemize yardımcı oluyor. Böylece dağ sporlarının, huzurlu ve mutlu olmamıza destek veren en yararlı sporlardan biri olduğunu öğrendim.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.