Dolar 32,8909
Euro 35,8452
Altın 2.534,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Sal 37°C
Çar 35°C
Per 34°C
Cum 35°C

Doğal Gülümseme

Doğal Gülümseme
A+
A-
27.06.2019
410
ABONE OL

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Okul yılları her öğrencinin acı-tatlı anıları ile dolu bir roman gibidir. Özellikle lise yılları… Belleğimizde kalıcı izler bırakır. O yıllarda okuldan bir an önce iyi dereceyle mezun olmak, iyi bir öğretmen olabilmek, ya da üniversitede istediğimiz bölümü kazanmak, hele hele deniz olmayan bir şehirde yaşadığımızdan dolayı, denizli bir ilde okuyabilmek en büyük hayalimizdi. Bu yüzden edebiyata ve müziğe olan tutkum, müzik öğretmenimin dikkatini çekmiş olmalı ki isteğim üzerine bana beş-altı defa piyano dersleri vermişti. Piyanonun her tuşuna basarken apayrı bir dünyada yaşardım.
Yine böyle bir müzik dersimizde giriş zili çalmış, öğretmenimizin derse girmesini bekliyorduk. Arkadaşlarım birbiri ile şakalaşırken ben piyanonun başında öğretmenimizin son öğrettiği şarkının notalarını çıkartmaya çalışıyordum. Müzik salonumuzun koridorunda nöbetçi öğretmenin, kızların sınıfa geçmesi için öttürdüğü düdük sesi ile irkilmiştim. Sıra arkadaşım o anda:

masmana1

– Arkadaşlar kimya yazılısını Cahit Bey okumuş. Derste okuyacakmış, diye bağırıyor.
Yerime geçmek üzereyken yüzünü ilk kez gördüğüm bir öğretmen salona girmişti. Şişman, göbekli, beyaz tenli, sol yanağında irice bir erik büyüklüğünde bir şişliği olan, yarısı dökülmüş saçlarını -güya- kelliğini örtmek için tepesine doğru tel tel taranmış bir öğretmen ansızın sınıfa girmişti. İrice kafasını bizlere doğru çevirip baktı. Beni ayakta, arkadaşımı bağırırken görünce o da yüksek sesle bağırmaya başlamıştı:
– Sen, bir de sen! Gelin bakayım yanıma!
Elimi piyano tuşlarından çekerek birkaç adım nöbetçi öğretmene doğru yürümüştüm.
Öbür arkadaşımla ikimiz öğretmenin tam karşısındaydık.
– Kaldır kafanı ve yüzüme bak!
Başımı kaldırdığım anda öğretmenle göz göze gelmiştim.
– Zil çalmış, siz halen ayaktasınız. Seneye mezun olacaksınız, kazık kadar kızlarsınız… Öğretmen nasıl beklenir, halen öğrenememişsiniz! Bir de öğretmen olacaksınız! Neden ayaktasınız?

masmana2

– Şeyyyy, diyebilmiştim. Hocam ben…
– Otur çabuk yerine! Bir de cevap veriyor!
İşin garibi, adamın gözünden kızgınlıktan ateş saçılmasına rağmen sanki yüzünde bir gülümseme ifadesi vardı. O bakışına istinaden ister istemez ben de gülümsemiştim.
– Daha bir de utanmadan yüzüme bakıp gülüyor…
– Hocam siz güldünüz, ben de güldüm…
Öğretmen sinirden deliye dönmüş olmalı ki, bana doğru yürüdü ve sağ elini havaya kaldırdı. Tam vuracakken, salona Müzik Öğretmenimiz girmişti.
– N’oluyor burada?
Nöbetçi öğretmeni o pozisyonda görünce;
– Hocam benim salonumda, benim öğrencime el kaldıramazsın siz! Lütfen dışarı çıkar mısınız?
– Ama hocam, zil çalmış, halen biri piyanonun başında, biri baş bas bağırıyor.
– O’nu çalışması için ben görevlendirdim. Otur sen de Figen yerine!
Nöbetçi öğretmen çıkıp giderken bana sordu:
– Kızım ne yaptınız da adamı bu kadar kızdırdınız?
– Öğretmenim hem kızdı, hem de güldü… O gülünce ben de güldüm demiştim.
Öğretmenimizin bir anda o şaşkın bakışlarının yerini bir gülme almıştı. Bize belli etmemek için de dudaklarını ısırıyordu.
– Tamam, geçin yerinize demişti. Ancak ben yerime otururken yanımdaki arkadaşım:
– Kız, o gülmüyor. Yüzündeki şişlikten dolayı yüzü hep gülüyormuş gibi görünüyor akıllım! Yani o, yüzünün doğal gülüşü!…

masmana3

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.