Dolar 33,0605
Euro 36,1092
Altın 2.572,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 36°C
Açık
Kilis
36°C
Açık
Sal 36°C
Çar 38°C
Per 38°C
Cum 36°C

Doğal Yaşam Tercih Edilmelidir

Doğal Yaşam Tercih Edilmelidir
A+
A-
08.04.2019
389
ABONE OL

Uğur KEPEKÇİ

 

Yıllardır uygulanan yanlış politikalarla, yabancı tohumlarla, Genetiği Değiştirilen Ürünlerle hasta bir toplum haline geldik. Ne tarım kaldı ne hayvancılık. Neredeyse sağlıklı insan bulmak zor oldu.

Sofralarımızda bizi hastalıkla karşı karşıya getirmeyen ürün kalmadı neredeyse. Sağlıksız beslenme sayesinde obezite ve benzeri hastalıklar çocuklarda bile yaygın hale gelmiştir.

Gıda üzerine uzman kişiler ekmekten tutun, yediğimiz hayvansal ve bitkisel hemen hemen bütün ürünlerin sağlığımızı her yönden tehdit ettiğini;  gıda değil zehir yediğimizden bahsediyorlar.

Yediğimiz, içtiğimiz her şeyin sağlığımıza zarar verdiğini, mutlaka doğal beslenmemizin gereğinden bahsediyorlar. Gerçekten de Allah’ın bize emaneti hükmünde olan vücudumuzu doğal olmayan ve zararına bakmadan beslemeye kalktık. Netice olarak da hastalıklı bir bedene sahip hale geldik.

Daha önce adını bile duymadığımız, o kadar çok hastalık meydana çıktı ki özellikle de kanser vakaları o kadar arttı ki neredeyse her eve kanser vakası girmeye başladı.

Sizlerde takdir edersiniz ki bu hallere bir anda gelinmedi. Daha önceleri yerli ve kaliteli tohumlar gübreler kullanılırdı. Tarımla uğraşan halkımız, atadan dededen kalma asırlık bilgi birikimiyle sağlıklı ürünler yetiştirir ve beslenirdi. Böylece, daha sağlıklı bir toplum yapısına sahiptik.

Batılılaşma sürecinde sözde dost ve müttefiklerimiz Türk milletinin en stratejik konusu olan tarımımızı bitirme planları çerçevesinde milli ve yerli tohum yerine, ithal ve genetiği ile oynanmış tohum kullanımını teşvik ettiler.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tarım meselesinin stratejik bir mesele olduğunu, tarımla alakalı batılı güçlerin oyununa gelinmemesini her fırsatta dile getirdi. Siyasi otoriteyi ikaz etti ama onlar batının oyununa gelmeyi tercih ettiler. Sayın Baş’ın şu ikazı sık sık tekrar ettiğine tarih şahittir:

“Tarım stratejik bir sahadır. Bir insan karnı aç savaşamaz. Ekmeği olmadan mücadele edemez. Silah bundan sonra gelir. Senin yiyeceğin ekmeğin yok ise mağlubiyete mahkûmsun. Onun için tarımı ayağa kaldırmak mecburiyetindeyiz.”

Yaşanan bu kadar olumsuzluktan sonra, nihayet toplumda bazı kesimlerde uyanma başlamış, doğal yaşamın yollarını araştıran bir kesim oluşmaya başlamıştır.

Son zamanların moda terimi “organik ve doğal yaşam tercih edilmelidir.” Evlerde doğal yoğurt, doğal sirke yapmak özendirilmekte; doğal imkânlarla, doğal ve organik meyve sebze yetiştirmek, beslenmek konusunda kamuoyu oluşturulmaktadır.

Sağlıklı beslenmek konusunda atılan bu adımlar elbette güzel şeyler. Bu yolda atılacak adımlar devlet eliyle destek bulur ulusal bir beslenme politikası uygulanırsa, belki sağlıklı nesillere tekrar kavuşuruz. Aksi takdirde sağlıklı beslenme fert bazında kalır; sağlıklı bir nesil yetiştirmek hayalde kalır.

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.