Dr. Kilisli Rıfat’ın İzinde “Osmanlıdan Türk’e ve Ötesi” ve Bir Değerlendirme

07 Kas 2017 Sal 9:58
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Hasan ŞAHMARANOĞLU

 

Hemşerimiz Nükhet Kardam, Dr. Kilisli Rıfat Kardam’ın torunudur. Montery  Koliforniya’da Middleburg Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde Kalkınma ve Siyaset Profesörüdür.

1951 yılında Ankara’da doğuyor. Amerikan Kız Kolejini, İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünü bitiriyor. Halen kimlik sorunları üzerinde araştırmalar yapmaktadır.

“Dr. Kilisli Rıfat’ın İzinde Osmanlıdan Türk’e ve Ötesi” adlı roman tadında, dedesini takip ederek kendi yaşantısını da kitaba aktarmıştır. Kitap İngilizce yazılmış, Türkçeye Ekin Duru tarafından çevrilmiştir. Çeviride bazı tarih yanlışlıkları olmuş. Onlara göz yummak gerek, çünkü bir devrin tarihi büyük bir ailenin serüveni güzel bir şekilde gözler önüne serilmiştir.

Kilis’in bu köklü ailesi üzerine kendisinin araştırması, onun değerlendirmesi ne kadar doğru. Önce ailenin Kardem soyadının nereden geldiğine bakalım. Kardem, şimdi Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı bir köydür. Kilisliler “Kerdem” derler. Aslı Kardam’dır. O yörede kar çok yağdığından, karlar damı geçtiği için, Kardamlı deniyor. Şimdi adı “Kaynaklı”dır.

1071 Malazgirt savaşından sonra Türkler Anadolu’yu yurt tuttuklarında Kilis ve civarı bomboştu. Türk aşiretleri Kilis’in şimdi ilçe olan Musabeyli bölgesine gelerek yerleştiler. Kardamlı köyüne yerleşen Kardam ailesi, daha sonra Kilis’e yerleşirler.

Kitabı sayfa sayfa okuyarak, gözümüze çarpan bazı olumsuzlukları idole etmeden, fikir dağarcığımızla bulunan bilgilerle cevaplayalım.

Mark Sykes, Birinci Cihan harbinden sonra Ortadoğu’nun sınırlarını çizen İngiliz diplomattır. Sayfa 35’te bunun yazdığı “Darul İslam” adlı kitaptan aldığı bir paragraf var. Burada yazar alttaki ifadelere göre zımnen kabul etmektedir. Mark Sykes bir İngiliz ajanıdır. Kilis’e uğradığı yıl 1904. Sonra 1914’te savaş olacaktır. Savaştan sonra ne yapılacağını burada açık açık söylemektedir.

Kilis Türkiye’de en fazla dilin konuşulduğu şehirlerden biri. Nüfusun önemli bir bölümünü Araplar oluştururken Kürtçe, Türkçe ve Ermenice konuşulmakta, dolayısıyla hemen herkes komşuyla iletişim kurmakta zorlanıyor ve çarşı tam Babil Kulesi gibi. Mark Sykes burada, Arapları önemli bir bölüm olarak göstermekle, ileride kurulacak olan Suriye devletine zemin hazırlamakta. Hâlbuki öyle değil. Halep salnamelerine göre Kilis nüfusu tamamen Türklerle meskûndur. Ancak Osmanlının her şehrinde olduğu gibi azınlıklar mevcuttur. Hâlbuki Osmanlı Devleti zamanında Kilis’in 8 bucağı vardı. Türkmen, Membiç (bu Membiç ikiye ayrıldı, Aşağı Membiç denilen bölge, sınırlar çizilince Suriye’de kaldı. Yukarı Membiç de Türkiye’de Polateli oldu. Kilis’e bağlı Türkmen köyleri Suriye’de kaldı.

Kilis o zaman sanayiye gerekli hammadde kaynağı idi. Kilis’te yapılan mamuller tüccarlar tarafından Osmanlı coğrafyasına dağılır, büyük bölümü de Avrupa’ya ihraç edilirdi. Bilindiği gibi Kilisli Rıfat Kardam’ın babası da deri ticareti yapıyordu. Durum böyle olunca mal almaya gelen tüccarlar Arap ise Arapça konuşur, Ermeni veya Kürt ise Ermenice veya Kürtçe konuşurlardı. Doğal olarak esnaf da o dillerde cevap verirdi.

Sayın Nükhet Kardam şöyle diyor:

“Kilis’teki bu çok uluslu nüfusa ne oldu acaba? Bana anlatıldığına göre kentteki birçok güzel bina Ermeni mimarlar tarafından yapılmış.”

Azınlıklar Osmanlı çağında askere alınmaz idiler. Zımmi olarak vergi verirlerdi. Genel olarak esnaf idiler. Savaşlarda telafet vermedikleri için lüks içinde yaşarlardı.

1850 yıllarında Kilis’e gelen Ermeniler, kurtuluş savaşından sonra Fransızlarla beraber Suriye’ye gittiler. İhanet ettikleri Türk Milletine Sayın Profesörün dediği gibi “Ne iyi etmişler” de Türk Milletinin sırtından düşmüşler!…

Sayfa 42. Sayın Profesörün konu ettiği arkadaşı Mehmet, Şeyh Mehmet Vakıf Efendidir. Şeyh Abdullah Sermest Efendi’nin oğludur. Uzun yıllar Tekkede postnişindik yapmıştır.

Sayfa 43. Kilisli Rıfat Kardam İstanbul’a giderken yanında Deli Rıfat vardır. Bu deli Rıfat bizim komşumuzdu. İstanbul’da Hassa subayı iken emekli olmuş, diğeri saraydan emekli olmuş saray bahçıvanbaşısı Mahmut Efendi. Saray aşçısı Vakıf Efendi gibi Hasenek Sokakta otururdu. Kilisli hanımından ayrılarak Saraydan Çerağ olmuş bir zenci halayla evlenmişti.  Fevkalâde temizlik hastası idiler.

Sayfa 49. Sayın Profesörü dinleyelim:

“Bu sefer Kilis’in artık neden çok kültürlü olmadığı konusuna döndü belleğim. Kilis’te yaşayan Ermeni ve Yahudilerin nereye gittiğini sormam tepki ile karşılanmıştı. Osmanlı Devleti yıkılırken, genellikle Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan Ermeniler zorla evlerinden alınıp, ölümcül bir sürgüne gönderilmişti.”

Sayın profesöre soralım, bir devlet, vatandaşı olan insanları sebepsiz yere sürgün eder mi? Amerikalılar 2. Dünya savaşında Japon asıllı vatandaşlarını niçin enterne etti? Ben Doğu Anadolu’daki tehcirden söz etmeyeceğim. 1935 doğumluyum, Ermenilerin Kilis’te ne yaptığını dedemden, babamdan öğrendim. Yine o zamanı yaşamış birçok Kilisli yaşlılardan öğrendim.

Bu Ermeniler 1850 yıllarında Kahramanmaraş’ın Zeytin nahiyesinden 165 aile Kilis’e geliyor. Türkler bunları iyi karşılıyor, Kilis’te esnaflık yapıyorlar. Kilislilerle fevkalâde iyi geçiniyorlar. Ne zaman ki Tanzimat Fermanı yayınlanıyor, bunlar yabancı devletlerin kandırması ile Türklere düşman oluyorlar. Ermenice bilmedikleri için hep Türkçe konuşuyorlar, sonra okullar açarak Ermenice öğreniyorlar. Fransız işgaline kadar hiçbir olay yok, Fransızlar gelince onları zılgıtla, çiçekle karşılıyorlar. Tehcirde Halep’e gidenler geri dönüyorlar, Fransızların himayesinde Türklere olmaz hakaretleri yapıyorlar. Sattıkları malları zordan geri alıyorlar, Çeteler kurup, yol kesip, insanları öldürüyorlar. Fransızlara lejyon yazılıp, Kuvayi Milliye Mücahitleri ile savaşıyorlar. Şimdi sen bu komşularını ne yapacaksın?

Devlet bunları alıyor, sınırları içindeki Halep’e, Beyrut’a gönderiyor. Bu insanlar suçsuz ise, devlet bu tedbiri niye alsın? Ülke savaşta, köylerdeki, kentlerdeki erkekler savaşta, sen sahipsiz kalan yaşlıları, kadınları, çocukları öldür, türlü işkence yap, devlet de buna göz yumsun.

Sayın profesörün kitabında birçok yanılgılar var. Şimdi bunları irdelemeyelim. Bu konunun uzmanı Mccarthi’nin eserlerini okumasını dileyelim.

Sayın Profesör şöyle diyor: “İki yıl sonra Konstantin Aple’nin adı İstanbul olarak değiştirildi.” Bu çok yanlış bir kanı. Daha Osmanlı Devleti kurulma aşamasında iken Osman Bey’in şöyle bir şiir söylediğini tarihler yazar:

 

Osman Ertuğrul oğlusun

Oğuz Karahan neslisin

Hakkın bir kemter kulusun

İstanbul’u aç gülzar yap.

 

Son söz, İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey Çelebi, şu beyti söyler:

 

Fethi İstanbul’a fırsat bulamadılar evvelün

Feth edüp Sultan Muhammed didi Tarih ahirün

 

Hele Nedim’in bir şiirinin çok meşhur olduğunu hatırlatalım:

 

Bu şehri Stanbul ki bi mislü bahadır

Bir sengine yek pare acem mülku fedadır.

e-mail: hasan.bitken@hotmail.com

Benzer Haberler

MÜZE Ekmek Müzesi kuruluyormuş. İyi… Hiç değilse ekmek bulamayanlar gidip ziyaret eder!…...

Yorum 
0

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri: Alaeddin Yavaşca’nın...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde elim bir trafik kazası sonucu ömrünün...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

MÜZE Ekmek Müzesi kuruluyormuş. İyi… Hiç değilse ekmek bulamayanlar...

Alaeddin Yavaşca’nın Soygeçmişi

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Kilisliler Balıkçı Yılmaz Abisini K...

Mehmet Şenay TAŞKENT   Geçtiğimiz hafta içerisinde elim bir trafik kazası...

Yardımlaşma Duygusunu Yaşayabilmeli...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yoksullukla mücadelede yardımlaşmanın...

HÜZÜN OLDU

Süyükten atladım, açtım tağayı Katrembezzırkazırkakıkla dolu Sellenin...

Kömüre yüzde 35 zam geldi

Katı Yakıt Satıcılar Derneği Başkanı Mehmet Tiryakioğlu, kömüre yüzde...

Parkomat pazar günleri ücretsiz

Kilis’te bir süredir uygulamaya başlanan parkomat sisteminde bazı değişiklikler...

Soba zehirlenmelerine dikkat!

Kilis İl Sağlık Müdürü Dr. Turgay Happani, Türkiye’de her yıl özellikle...

Kelle satışları arttı

Kilis’te işkembe, kuzu kelle, kuzu ayak, dana ayak ve diğer sakatat ürünlerin...

Çiftçiler susuzluğu yeraltı sularıy...

Kilis’te kuraklıkla boğuşan çiftçiler, ürünlerini yer altı kaynaklarından...

Yaşlılara bakım hizmeti sürüyor...

Kilis Belediyesi Kadın Meslek Zenginleştirme Merkezlerindeki saha tarama ekipleri...

Telkâri kursu ilgi görüyor

Kilis Belediyesi Hanımeli Kadınlar Meslek Zenginleştirme Merkezinde devam eden...

Kilis’te tarım alanları azalıyor...

Kilis’te tarım alanlarının giderek azaldığı belirtildi. Kilisli çiftçiler,...

Kilis’te gençler arasında dövme sal...

Kilis’te son zamanlarda gençler arasında dövme salgını başladı. Birbirlerinin...

Bilezikleri alarak kaçtı [ASAYİŞ TU...

Kilis’te Suriyeli bir şahıs, çalıştığı işyerindeki bilezikleri, sahtesiyle...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DOLMUŞ Vatandaşlar dolmuşa da kredi kartıyla binebilecekmiş. Bizi amma dolmuşa...

Genç Yaşta Başarı Gösteren Üç Dev A...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Bir Geminin Güvertesinden

Nejat TAŞKIN     Haydarpaşa-Karaköy, Kadıköy-Karaköy arasında çalışan...