Dünden Bugüne… (Kilis’ten İki Anı) Ve Kızım Beyza…

08 Tem 2020 Çar 11:03
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

İlkinde, üç dört yaşlarında olmalıyım…
Birinci fotoğraftan bahsediyorum…
Oturan, sarı saçlı olanı bendeniz… Ne kadar da masum görünüyorum değil mi?
Ama görünüşe hiç te aldanmayın derim… Gerçekte çok hareketli ve yaramaz mı, yaramazmışım… Çocuk halleri işte…

Orada, kısa bir süre önce babasını ebediyen yitirmiş olduğunun farkında bile değil mahsimcik… Kolay değil hani. Nerden bilsin ki…
Kilis’te böyle küçük çocuklar için denir “mahsim” deyimi… Sevilen, korunmak istenen ve belki de acınan…

Fotoğrafı çekende, Kilis’in en köklü fotoğrafçılarından ve yakın akrabamız, rahmetli Muzaffer Özkan amca…
Kimler gelmiş geçmiş bu fani dünyadan… Ne güzel insanlar yaşamış bu coğrafyada bir zamanlar… Say say bitmez. Hepsi de birer derya ve değer bizler için…
Cümlesine rahmet dilerim Allah’tan.

Bir örnek giyinmiş olduğumuz ayaktaki çocukta, hem amcamın ve hem de teyzemin oğlu olan, Faruk Kanmaz…
Kardeş gibiydik onunla… Birbirimizi çok severdik… Gerçi benden iki yaş büyüktü…
Ama hiç dert değildi ki… Kilis’te olduğum zamanlarım hep onunla geçerdi… Tam bir kardeş ilişkimiz vardı.. Sinemaya birlikte giderdik… Gençlik yıllarımızda ve sabahın seherinde, garajın ilerisindeki brikethanelerde, bir gün önce dökülen briket kalıplarını üst üste istifleyip, günlük yevmiyelerimizi çıkartırdık. Yani çalışırdık öğlene kadar… Üç beş kuruş kazanırdık.
O da genç yaşında rahmetli olanlar kervanına katılmıştı. Nur içinde uyusun…

kanmaz

Yapıcılık bizim kaderimizde varmış demek ki. Rahmetli babam, Mehamet amcam, oğlu Yılmaz hep yapıcı idiler. Onlarda rahmetli oldular. Hele Yılmaz Abi, çok erken yaşında rahmana kavuştu…

Şimdilerde sevgili kızım Beyza’nın da “İçmimar” olarak, kıyısından köşesinden dede mesleğini sürdürmesi, yani inşaat ve dekorasyon işleriyle uğraşıyor olması, hoş bir tevafuk olsa gerek diye düşünürüm…
Babam, Kilis’in eskiden en hatırı sayılır taş yonucularından imiş. Çok sayıda minare yapımında onun imzası olduğu anlatılırdı. İyi bir ustaymış yani.
Evlerde ve böylesi yapılarda kullanılan beyaz taşları, kendine has alet ve edavatla kesme şeker düzgünlüğünde, şekle şemale sokma yeteneği varmış.. 
O dediğim aletler, uzun süre evde dururdu bir köşede.. Bir zembilin içinde..
Çocuktum kıymetini bilememişim demek ki. Şimdi ne oldu onlara, nereye verildi, hiç mi hiç, bilmiyorum. Küçücük saplı ve ağzı iki taraflı yontma aletleri, tarak gibi tırtıklı parçalar, çeküller, su terazileri, kırma ve parçalama çekiçleri ve diğerleri…

Cümlesinin de ruhları şad olsun…

Doğdular, yaşadılar ve arkalarından ne güzel ve silinmez izler bıraktılar bizlere…
Sonrasında da bir sebeple terk ettiler bu garip dünyayı. Her yaşayan insanın bir gün karşılaşacağı gibi…

Zaten hayat denilen şey nedir ki? Hepi topu, üç günlük bir sefa sürme hali…
İnanın öyle… Yaşam çok kısa… Bir gün doğuyoruz, bir gün büyüyoruz ve bir gün de elveda diyoruz her şeye… Ona sebep dedim zaten, hayat üç gündür diye…
O nedenle sevgiden geçsin bütün yollarımız değerli dostlarım. Öyle ki; kırmaya, üzmeye, incitmeye ve küsmeye hiç vakit kalmasın kimsede…

Gurur yapmaya, büyüklenmeye, nefret hisleri duymaya, egolara tavan yaptırmaya ve kendimizi bulunmaz Hint kumaşı gibi görmeye ne gerek var ki!…
Sevgi tohumları ekmek varken, düşmanlık otları biçmenin ne alemi var…

Şimdi yaşamımızda sosyal medya var.
Her şey, sanal, her şey kendini farklı gösterme odaklı bir arena işte burası..
Yersen tabi… İnananlar yok mu sanıyorsunuz?.. Yanılıyorsunuz, o kadar çok ki sayıları, şaşırırsınız…
Şimdi ayrıntılara girmeye gerek yok… Siz anladınız zaten, benim meramımı…
Allah yardımcımız olsun…

Ben her şeyi bilirim ve yaparım diyenler. Onu da, en iyi ben yaparım, öbürünü de diye, kasım kasım kasılanlar…
Diyelim yaptın, ne olacak yani… Başın göğe mi erecek… Birilerinden aferin almak bu kadar mı önemli senin için…
Lütfen yapmayın böyle ve vazgeçilmez gibi görmeyin kendinizi… Zira hiç kimse yerine konulamaz biri değildir asla…
Mütevazı olmak en iyisi… “Taş yerinde ağırdır” sözü, ilke olsun her daim bizlere…

Neyse, bütün bunları bir dertleşme olarak alınız lütfen. Biz bize yani, aramızda…

Gelelim ikinci fotoğrafa… O da Kilis’te çekildi. Bu yılın başlarında… Şunun için koydum onu da…
Nereden nereye gelindiği görülsün diye…
Kilis “Foto İlkışık” Stüdyosunda, bir hasır koltukta oturan sarı sırma saçlı, sevimli bir çocuktan, bugüne uzanan bir dönüşümün öyküsü…
Hani sarısından ve sırmasından geçtim de, saçın bizatihi kendisinden bile bir şeyler kalmamış bir hal ve ahval, bugünün görüntüsü. Ne yapalım sağlık olsun.

Üçüncüsünü demiştim zaten… Şantiye görevlisi olduğu zamanlar çekilmiş bir fotoğraf… Kızım Beyza’ya ait…
Şimdi görse mutlaka kızar bana…
“Baba nereden buldun da koydun onu” diye. Ne yapayım, mevzuyu da görsel unsurlarla desteklemek lazım, değil mi ama… Kuru kuruya anlatım olmasın diye…

Sizleri seviyorum, Allaha emanet olun sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.
Sağlıkla, huzurla ve her daim dediğim gibi, sevgiyle kalın.

Benzer Haberler

KADIN Kadınlar, 80 yaşında bile doğurabilecekmiş. Doğurmasına doğurur da ertesi gün hatırlar...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, pandemi günlerinde; eğitim, işsizlik ve refah paylaşımındaki...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BÜYÜK DÜŞÜNÜR ARİSTO, BEHRAMKALE (ASSOS) KENTİNDE ÜÇ YIL YAŞAMIŞ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KADIN Kadınlar, 80 yaşında bile doğurabilecekmiş. Doğurmasına doğurur...

Kimsenin Umurunda Değil

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, pandemi günlerinde; eğitim, işsizlik...

Behramkale (Assos)

Metin MERCİMEK “BÜYÜK DÜŞÜNÜR ARİSTO, BEHRAMKALE (ASSOS) KENTİNDE...

Şire Yapma Zamanıdır

Asım MIHCIOĞLU   Şire üzümü “Dökürgen”dir ama bazen içine ”Kabarcık”...

Atatürk’ün Dini İstismar Edenlerle ...

Uğur KEPEKÇİ   Atatürk, 16 Mart 1923 senesinde Adana’da Türk Ocağı’nda...

SEVDANIN ADI

Elimde kaldı şimdi resimlerin Yalnız bana baksın güzel gözlerin Çınlıyor...

Perker: Eğitimin sorunlarını çözmey...

CHP Kilis İl Başkanı Mehmet Akif Perker, Pazartesi günü pandemi nedeniyle...

“Atatürk’e Mareşal rütbesi ve Gazil...

Gaziler Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Kilis Valisi Recep Soytürk, “Gurur...

Kilis 6. Bölge Yatırım teşviklerind...

Kilis Belediye Başkanı M. Abdi Bulut, önceki gün yapılan Genişletilmiş...

İlköğretim Haftası başladı

Kilis’te, 2020-2021 Yılı İlköğretim Haftası’nın başlaması nedeniyle...

Unlu mamul üreticileri ve tatlıcıla...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü denetim ekipleri, pasta, börek ve şerbetli...

Gaziler Günü törenlerle kutlanacak...

Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından 19 Eylül 1921 günü mareşallik...

Kadına yönelik şiddetle mücadele an...

Kilis’in Polateli ilçesinde muhtarlara “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”...

Sahte sağlıkçılara operasyon: 3 göz...

Kilis’te kendini sağlıkçı olarak tanıtan 3 Suriyeliyi polis ekiplerince...

Bebeği elektrik çarptı [ASAYİŞ TURU...

Kilis’te bir bebek, elektrik çarpması sonucu yaralandı. Mehmet Rıfat Kazancıoğlu...

Ülkü Ocakları, esnafa siftah ve ber...

Kilis Ülkü Ocakları tarafından sabah namazına müteakip Ahilik Haftası nedeniyle...