Dünyanın En Zor İşi

10 Ağu 2017 Per 9:54
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi nedir biliyor musunuz?  Yaşamaktır bence…

Bazı insanlar sıkı sıkıya sarılırken yaşama, bazıları yaşamın kendilerine sarılmasını beklerler çoğu zaman. Üstelik hiçbir şey yapmaksızın…

Bazı insanlarda tercihini, yaşama sıkı sıkıya sarılmaktan yana kullanırlar.

Çok küçük yaşlardan itibaren yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyle tanışırlar. Yaşamın ne denli değerli olduğunu, daha o yaşlardan itibaren kazırlar kafalarına.

Anne ve babasından birini kaybettiğinde ise yaşamın değerinin, paylaşmakla daha başka bir anlam taşıdığını kavramış olurlar.

İnsanın yaşı ilerledikçe, ölüm ile yaşam arasında uzanan o incecik çizgiyi daha iyi anlamış olur. Bu anlayış ona, hayatta bardağın boş kısmını değil, dolu kısmını görmesi için bir referanstır.

Hayatta sahip oldukları imkânların farkına varmayan, bakar kör insanlar da vardır. Gözleri oldukları halde, güzellikleri göremeyen, yaşamın tadını alamayan, üşengeçliği ve tembelliği yaşlılık belirtilerinin ardına saklayan insanlardır bunlar.

Günümüzde yaşamın tadını alabilmemiz için, yüksek performans, yaşam sevinci ve sağlıklı olmamız gerekmektedir. İnsan vücudu, doğadaki enerji dengesine uyum sağlayacak şekilde programlanmış olduğundan, dengenin bozulmaması için, irademizin dışında reaksiyonlar gösterebilmektedir. Yaşadığımız ortamdaki hava kirliliği, hormonlu gıdalar, aşırı stres, dengesiz beslenme, öfke, korku ve üzüntü yaşamımızı zorlaştırmaktadır.

Günlük yaşamımızda bazen her şey istediğimiz gibi yolunda gitmeyebilir. Bu nedenle çevremizdeki insanlarla dengeli ve etkili ilişki kurmada zorlanabiliriz. Burada önemli olan, sabırlı olmak, azimli olmak ve mücadeleyi elden bırakmayarak zoru yenmektir. Toplumsal yaşamımızda birçok zorluklarla karşılaşabiliriz. Bu zorlukları yenmek de çok önemlidir. İşte bu zorlukları yendiğimiz takdirde, yaşamın ne denli zevkli ve değerli olduğunu anlarız.

Toplumsal yaşamımızda insan ilişkileri, yaşamımızın önemli bir kısmını oluşturur. Bu nedenle, hiç bir insan tek başına yaşayamaz. Yaşamaya kalksa da, tek başına dengeli ve mutlu bir yaşam sürdüremez. İnsanları bir arada tutan en önemli etken ise, karşılıklı yararlanma ve dayanışma gereksinimidir. Fakat sevginin karışmadığı insan ilişkileri ise, çıkar ilişkileri olmaktan öteye gidemez. Çünkü sevgi, insan topluluklarının bulunduğu her yerde vardır ve olmalıdır. Saygı ve sevgi, insan ilişkilerini düzenli olduğu kadar anlamlı ve renkli duruma da getirir.

Saygı ise; büyüklere, yaşlılara ya da toplumdaki konumu yüksek olanlara karşı duyulan bir bağlılık duygusudur. Aynı zamanda karşımızdakilerin haklarına ve görevlerine, varlığına hak tanımaktır. Saygı, sevgi ile birlikte, insan ilişkilerine kimlik kazandırır. Saygı ve sevginin yanında bir de hoşgörü olursa, insan ilişkileri daha anlamlı ve düzenli olarak sağlam temellere dayanır.

Yaşamak, dünyanın en zor işi olmasına rağmen güzel şey ve akıllı insanların işidir. Akıllı insan, dayanışma ve paylaşmayı bilir, saygı ve sevgi çerçevesinde insanlarla dostluk kurmayı bilir. Başkalarının davranışlarına hoşgörü ile yaklaşır. Başkalarına zarar vermeyen her şeyi yaparak, bu dünyada gönlünce yaşar ve çevresini de yaşatarak mutlu eder.

Gönlümüzce, dilediğimiz gibi güzel yaşayacağız diyerek, bizim özgür isteklerimiz başkalarının hakkına zarar veriyorsa, onu yapmamalıyız. Sorumluluğumuzu bilmeliyiz. Sorumluluk sahibi insan, özgür davranışlarının da sorumluluğunu anlayabilen kişidir.

Dedim ya; yaşamak zor, güzel ve akıllı insanların işidir. Aklımızı kullanalım, bu dünyada güzel yaşayalım.

Benzer Haberler

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!… *** YOLCULUK...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz arasında bana ulaşmak...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN YENEN GÜÇ, YALNIZ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!…...

Sayın Reisicumhurumuza Arz Olunur

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz...

Şoför Nebahat “Güçlü Kadın”

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN...

Kilis’i Tanıtmanın Yolları

Enver KARAKILIÇ   Gerek basın ve gerekse köşe yazarları olarak Kilis’imizi...

Sosyal Bir Birey Olabilme

Şükran DEMİRLER YAVŞAN   Şu son zamanlarda yaşanan şiddet olayları...

YOLCULUĞUM

Bir X treninde Gözlerim kapalı gidiyorum. Vagonda herkes uyurken , Ben kendimi...

Futbol Takımından Karacoşkun’a ziya...

Üniversiteyi amatör futbol liginde temsil eden 7 Aralık Üniversitesi Spor,...

ÖSO askerleri, otobüslerle Suriye’y...

Türkiye’nin Afrin operasyonunda geri sayım sürerken, sınır hattında hareketlilik...

Okullarda karne heyecanı

Kilis’te ilk ve orta dereceli okullar yarıyıl  tatiline girerken, 32 bin...

Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yü...

Yeni oluşturulan Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yürütme Kurulu görevine...

Azez’de ‘canlı bomba’ saldırısı

Kilis‘e komşu Suriye‘nin Azez kentinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)...

Halkın sorunlarını dinlediler

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Milletvekilleri Reşit Polat ile Hilmi Dülger,...

Patent, Markalaşma ve Coğrafi İşare...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde İleri Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi...

Polisten imamlara bilgilendirme

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Liderlik eğitimi sertifikaları dağı...

Kilis Belediyesi ve Alman İşbirliği Kurumu GİZ ile ortaklaşa düzenlenen...

Diyanet-Sen Bölge İl Başkanlarından...

Diyanet-Sen Adana Başkanı Faysal Akkoç, Diyanet-Sen Osmaniye Başkanı Adnan...

“Haydi Çocuklar Camiye” Programı ba...

Kilis’te Kâşif Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü Derneği tarafından “Haydi...

Çocuklar yurttan kaçtı

Kilis’te yurttan kaçan iki çocuk her yerde aranıyor. İsmet Paşa Mahallesi’nde...