Dolar 32,5385
Euro 34,8782
Altın 2.431,80
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 32°C
Açık
Kilis
32°C
Açık
Çar 32°C
Per 31°C
Cum 31°C
Cts 31°C

Duygusal Olmak ve Duyarlı Olmak

Duygusal Olmak ve Duyarlı Olmak
A+
A-
23.06.2022
261
ABONE OL

Nesrin DİKBAŞ


Duyarlı olmak, sadece acıları ve çirkinlikleri değil, sevinçleri ve güzellikleri de algılamamızı sağlar. En diğerkâm insanlar aynı zamanda, müzikten ve romandan en çok keyif alanlar değil mi? Doğanın bozulmasına en çok dertlenenler, güneşin doğuşundaki güzelliği en iyi görebilenler.”Zülfü LİVANELİ


Toplumumuzda karıştırılan ya da birbirinin yerine kullanılan/ kullanılması tercih edilen birçok kavram vardır. İmtiyaz-hak, fedakârlık-özveri, acımak-merhamet bunlardan bazıları… Bu yazımın konusu olan zaman zaman birbiri yerine kullanılan iki kavram: Duygusallık ve Duyarlılık.
Toplumumuzda “duygusallık” oldukça makbul sayılan, iyi insan olma ölçüsü olarak kabul edilen bir kavramdır. Negatif durumlar karşısında sürekli ağlama, her şeye üzülme, kontrolsüz öfke, geneli ilgilendiren bir konuda taşkınlık, basit bir olaya gereğinden fazla kızgınlık, alınganlık, çocukça küsme gibi tepkiler örnek verilebilir. Tuttuğu takım kaybedince magandalık yapan, medyadaki bir haberin etkisiyle ölümden korkan, kolay manipüle edilen, isteği gerçekleşmediğinde öfkelenen, reddedildiğinde karalar bağlayan, kendi dışındakilere bağlı karşılığı olmayan umut besleyen, birini sevince sahiplenen, nefret/ şiddet eğilimi gösteren, sürekli kaygılanan vs. vs. Bütün bunlar birçok kişi için övünme konusu olan önemli ruhsal bozukluklardır.
Hatalı çoğunluğun kanaatinde duygusallık öyle bir olumlu bir anlam kazanmış ki, ağlamayan kişiye kolaylıkla kalpsiz/ duygusuz bir insan denilebiliyor. Duygusallık, şikâyetçilik kültürü sınırında kalan, çözümsüzlük ve birçok konuda yapaylık ve acizlikle kendini gösterir.

Duygusal kişilerin samimi bir ilgi ve çaba göstermeden yalnızca gözyaşı dökmekten, yakınmaktan öteye geçmeyen bu tepkileri fayda getirmediği gibi hiçbir çözüm de üretmez. Bu tür kişiler, dert edindikleri kimselere/ olaylara/ sorunlara çözüm bulmaktan çok, üzülmekten zevk alırlar.

Çevrede gerçekleşen olaylara diğer insanlardan daha aşırı tepkiler veriliyorsa, burada “hassas insan” tanımlaması yapılır. Fazlasıyla hassas olan insanlar, karşılaşılan bir duruma, diğer insanlardan daha fazla ve duygusal tepki gösterebilirler. Ama burada sorun hassasiyet değil, aşırılıktır!

Kontrol edilmeyen duygular, ilişkileri zedeleyebilir, kişide yıpratıcı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Aşırı duygusallığı yenmek için; 1. Duyguları keşfetmek. 2. Keşfedilen duyuların derinlemesine incelenmesi. 3. Duygusal dengeyi kurabilmek için harekete geçilmesi. 4. Gerektiğinde bir psikologdan yardım alınması gerekir.

Duyarlı olmak anlamına gelen “duyarlılık” kavramı, bazı konularda kişinin empati kurma yeteneğini ifade eden bir kelimedir. Çevreye veya bir duruma karşı kendi tepkisini verme ihtiyacıdır. Toplumsal bir olay veya durum karşısında yaşanan olaya karşı elinden geleni yapma isteği ve düşüncesinde olma hali olarak kabul edilmektedir. Canlı/ cansız her şeye, toplumsal sorunlara ilgi ve destek vardır. Diğerkâmlık da denilebilir.

Duyarlı olmaküstün bir özelliktir; duygusallık bunun tam tersi… Duygusal insanlar bir kişiye sadece acır, onu içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmak, sorunlarına çözüm bulmak için hiçbir girişimleri olmaz. Duyarlı bir insan, acıma hissettiği kişilere yardım etmek için elinden geleni de yapar, sorunlara çözüm arayıp bulur, insanları zor durumdan uzaklaştırmak için gereken tedbirleri de alır. Niyetinden emindir, “biz” düşüncesi vardır, büyük resmi görür, empati kurar, mücadelecidir, olayları evrensel bakış açısı ile değerlendirir, çevrecidir ve yapay ayrımları yoktur…

Gerçek şefkat ve sevgi de budur!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.