Edep!…

23 Ara 2020 Çar 8:44
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

“Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren.

Bırak kardeşim tahsili.

Git önce edep, haya öğren!…” (Mehmet Akif ERSOY)

 

Selam, sevgi ve saygılarımı arz ederek bir yazıma daha başladım bile sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.

Bugün, çok önemli bir mevzuda sohbet etmek istiyorum sizlerle.

Yazının başlığından da belli olduğu gibi, EDEP üzerine söyleşeceğiz.

Yani, “Bir insanın konuştuğu zaman, dilini nezaketle kullanması ve yalnız başına kaldığı zamanda kalbini koruması” olan, edep hakkında bildiklerimizi ifade etmeye gayret edeceğiz.

Peki, ne demektir edep? Bir bakalım mı öncelikle, ne dersiniz?

Arapça “iyi ahlak, “terbiye” ve “nezaket” gibi anlamlara gelen, “ADAP” ya da “ADAB”dan türemiştir edep sözcüğü…

O da, toplumda oluşan ve töreye uygun davranış, utanma, çekinme, sıkılma duygusu ve incelik gibi güzel hallere karşılık gelmekte…

Çok önemli ve değerli bir özelliktir edepli olmak. Zira bünyesinde, kibarlık, zarafet ve hassas düşünmek gibi hasletler vardır.

Bu özelliklerini yitirenlere de “Bırak edepsizliği”, “Seni edebe davet ediyorum” türünden serzenişlerde bulunulur.

Çünkü bilinir ki, edebin olmadığı yerde saygısızlık ve haddini bilmezlik vardır.

Genelde susulur böyleleri karşısında ve denir ki o zaman da, “Edepsizden edebini satın al…” Ne yüce bir ahlaktır bu.

Edepsize uyma, onun şerrinden ve gazabından koru kendini, demektir.

Edepsiz bir insan, eğer edepsizlik zırhını kuşanmışsa, uzak durmalıdır ondan. Susmak, bir yenilgi ya da geri çekilme değil, sadece tevekküldür, kötüye uymama iradesi ve teslimiyettir Yaradan’a.

Çünkü o görmekte ve bilmekte her şeyi. Çünkü o, Mevla güzel eyler bütün işi.

Ne diyor büyük Allah dostu Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri: “Ey gönül, sen sen ol kimsenin gönlünü yıkma. Dikenin ucuna çık da, sakın ola ki edep çizgisinden çıkma…”

Karşılaşırız hep bu gibilerle. Laftan anlamazlar kesinlikle. Senin sabrını zorlarlar, seni paçandan aşağı doğru çekmeye çalışırlar.

Nereye çekerler peki?

Tabi ki de kendi sakil seviyelerine.

Uymamak lazımdır. Öfkeye yenilmemek lazımdır ve de ağır başlı olunmalıdır. Nasıl ki dolu buğday başağı başını eğerse, tıpkı öyle olunmalıdır.

Zira boş başak dik durur. Bunun da nedeni, içinde hiçbir yükün ve değerin olmamasındandır.

Şimdi burada, hayatta hep dik durmalı ve kimseler karşısında eğilmemelidir, kelamıyla bir çelişki var gibi algılayabilirsiniz.

Ama aynı şey değildir bu. Haksızlıklar karşısında dik durmak ne denli onurlu bir davranış şekliyse, edepsiz biri karşısında, nezaketinden başını eğmek ve cevap vermemek aynı şeylerdir hemen hemen.

Yerine, zamanına ve şekline göre bir içsel tepkiden söz etmekteyim.

Yoksa illaki edepsiz birine verilecek çok cevap vardır dağarcıkta. Ama seviye meselesinden dolayı, uzak olunmalıdır böylelerinden…

Demiş ya birileri, “Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum zanneder.. ” Varsın desinler ne çıkar. Sen seni bildikten sonra… Kaldı ki sen ne yaparsan yap, ne söylersen söyle, sonuç alamazsın. Yani etkili ve güzel kelam, ancak ve ancak, karşıdaki birinin alabileceği kadardır. Ötesi yok maalesef.

Büyük Türk ve İslam bilgini İmam Gazali Hazretleri, şöyle buyurur bir sözünde: “Bir kadın edepten daha güzel bir elbise giymemiştir. Bir erkek de, edepten daha büyük bir servet edinmemiştir.”

Ne değerli bir söz öyle değil mi?

Size, edep nerede ve nasıl öğrenilir diye bir soru yöneltsem, nasıl yanıtlar alırım bilmem ama ben kendi düşüncemi aktarayım dilerseniz öncelikle.

Edep, ailede, çevrede ve kendi özünde mevcut potansiyel gücünde olabilir bence.

Yani zorlamayla kazanılacak bir meziyet değildir o…

Durum şöyledir bir bakıma.

“Edep başka bir şey azizim! Çok okumakla, tahsille, ya da kitaplardan öğrenilmiyor vesselam?…” Evet, böyle demiş birileri. Doğru da söylemiş aslında.

Hani denir ya amiyane olarak, bağışlayın lütfen, “Okumak cehaleti alır belki, ama eşeklik baki kalır her zaman.”

Özür dilerim ama hal böyle.

Yine her mevzuya dair güzel sözleri olan Mevlana Hazretleri şöyle buyururlar edep hakkında: “Güzeli güzel yapan edeptir. Edep ise, güzel sevmeye sebeptir.” Nokta…

“Edepsizlik şer kişinin, edeplilik de er kişinin harcıdır…” bence.

Edepli olmak, hayâ sahibi olmak, bir kazanımdır aynı zamanda. O kişilerden hiç bir zarar gelmez kimseye. Zira kırmazlar, kıramazlar kimseleri. Kendi gibi görürler herkesi. Hani istese yapabilirler belki ve söyleyebilirler her sözü. Ama bilirler ki, “Diyecek çok şey varken, susmak iyidir. Çünkü bir söze bakarlar söz mü diye, bir de söyleyene bakarlar değer mi diye…” Bunu da Hz. Mevlana söylemiş.

Hatta şunu da: “Sükût, incelik, zarafet ve edep, bir insanı gittiği her yerde sultan yapar.”

Büyük halk ozanı ve Allah dostu Yunus Emre’de kayıtsız kalmamıştır edep konusuna ve demiştir ki:

“Gezdim Halep ile Şam’ı, eyledim ilmi talep…

Meğer ilim bir hiç imiş, illa edep, illa edep.”

Devam ediyor büyük âlim ve ozan:

“Edebim el vermez

Edepsizlik edene.

Susmak en güzel cevap…

Edebi elden gidene…

Bazılarının ar damarları çatlamıştır sevgili arkadaşlarım az önceki gibi. Allah korusun bizi böylelerinden. Dilleri çatallıdır, keskindir.

Sözlerinin nerelere gidebileceğini kestiremezler. Belki bilirler ama umurlarında olmaz çoğu zaman. Çünkü ahlaki temelleri zayıftır. Tek dertleri sayıp döküp ortalığı tarumar etmektir. Kalp kırmak ve üzmektir yegâne meziyetleri. Bunu da hiç pişmanlık duymadan yaparlar.

Vicdan, merhamet, zarafet ve incelik gibi duygular yoktur böylelerinde. Haşa, Allah korkusu da azalmıştır yüreklerinde.

Kendilerini hep haklı görürler ve karşısındaki muhatabını üzdükçe üzüp, kırdıkça da kırarlar. Yani bir bakıma onlar, “Edepsizliği marifet sayıp, edepli insanları da aptal sanırlar.”

Değildir tabi ki, aymazlık içinde olanlar kendileridir aslında. Kısa günün karı deyip, kendilerini boşuna avuturlar.

Oysa hiç düşünmezler ki, mazlumun duası, zalimin cürmünden büyüktür.

Yüce Allah çoğu zaman, üzeni üzdüğüne de muhtaç eyler bir gün. Belli mi olur bu işler.

Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin.

Üzmeyeceksin kimseleri, kırmayacaksın hiç bir kalbi.

Zira orası Allah’ın olduğu yerdir bilene.

Kalp kırmakla, haşa Allah’ın evini yıkmak aynıdır. Onun için lütfen edep ve nezaket, feraset ve de incelik. Hepsi bu.

Evet, bugünkü yazı konumuz edep hakkında benim diyebileceklerim bu kadar.

Daha çok var ama sanırım bunlar yeterli. Bir fikir verebildiysem ne mutlu bana…

Sözlerimi, merhum şairlerimizden Necip Fazıl Kısakürek’in edeple ilgili iki güzel sözüyle bitirmek isterim. İlki, birbirine karışan, edep, samimiyet ve laubalilik söylemlerine bir mana kazandırmak açısından da önemli bence…

Kısa ama çok şey var içinde…

“Samimiyet, edep sınırlarını aştığında, laubalilik olur…” Diğeri biraz amiyane..

Affola, söz meclisten dışarı:

 

“Bir insanda yok ise edep,

Neylesin medrese mektep..

Okusa âlim olsa bile,

Yine merkep, yine merkep!…”

 

Her gününüz aydınlık, gönül dünyanız zengin, yüreğiniz sevgi ile yüklü ve bünyeniz de sağlıklı olsun hep.

Hoşça kalın ve Allah’a emanet olun sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.

 

Benzer Haberler

BURUN Çok konuşan adamın burnunu kesmişler. Acaba her şeye burnunu sokmasın diye mi?!…...

Yorum 
0

Alaiddin ÖZKAR   Anayasanın 73’üncü maddesinin de vergi adaletini “Herkes, kamu giderlerini...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BU AKŞAM, BÜTÜN MEYHANELERİ DOLAŞTIM İSTANBULUN SENİ ARADIM KADEHLERDEKİ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BURUN Çok konuşan adamın burnunu kesmişler. Acaba her şeye burnunu sokmasın...

Tortum Hidroelektrik Santralinin Öz...

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı...

Kayseri Havalimanı – Şehir iç...

 Kayseri Havalimanı – Şehir Merkezi – Otogar ve tersi yönde yapılacak...

Türkiye’de Vergi Adaleti Var mı?...

Alaiddin ÖZKAR   Anayasanın 73’üncü maddesinin de vergi adaletini “Herkes,...

İspanyol Meyhanesinde Seni Aradım

Metin MERCİMEK “BU AKŞAM, BÜTÜN MEYHANELERİ DOLAŞTIM İSTANBULUN SENİ...

Hatim Düğünü

Adviye ERTEKİN YÜKSEL   Adıyaman/Besni’den yaz olunca Kilis’e...

Kişiliğin Özü Sevgidir

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım; sevgi, yeryüzündeki tüm canlılara bahşedilmiş...

2021 Yılında Hatırlatma; Türk İstik...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   İstiklal Marşı Yazarı Mehmet Akif Ersoy...

İstanbul’da Milli Emlak Daire...

Mülkiyeti İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası...

Hz. Fâtımâ (Aleyhisselam) İyi Bir Ö...

Uğur KEPEKÇİ   Dinimiz İslâm bize gelinceye kadar onu taşıyan Ehl-i...

6 YILDIR ÇÜRÜMEYE BIRAKILDI

Kilis’te 2002 yılında yapılan ve yıllarca otel, restoran, toplantı ve sergi...

“Organik bal üretiminde marka olaca...

Kilis Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı Ali Rıza Açıkel, Kilis’in daha...

Eşini darp ederek altınlarını aldı ...

Kilis’te Suriyeli bir şahıs, eşini darp ettikten sonra altınlarını aldı....

Kilis’te 2 bin 151 daireye yapı ruh...

TÜİK tarafından yapılan açıklamada, yapı izin istatistikleri 2020 yılı...

İlkbahar dönemi şap ve LSD (çiçek) ...

Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrol Genelgesi gereğince...

Sinema salonları 1 ay daha kapalı

Valisi Recep Soytürk başkanlığında toplanan Kilis İl Umumi Hıfzıssıhha...

Katar Kızılayı ile işbirliği

Kızılay Kilis Şube Başkanı Adnan Erdoğan, Katar Kızılayı ile işbirliği...