Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Açık
Kilis
30°C
Açık
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 34°C
Per 34°C

Elgingan Vakfı ve Türkiye’de Sosyal Sorumluluk

Elgingan Vakfı ve Türkiye’de Sosyal Sorumluluk
A+
A-
18.05.2022
49
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Davetiyeyi gördüğümde herhangi uluslararası bir program sanmıştım. Çünkü Elginkan Vakfı’nın daha önce katkı verdiği ve Kosova Prizren’de gerçekleştirilen12-16 Nisan 2011 tarihindeki Uluslararası Güneydoğu Avrupa Türkoloji Sempozyumu gibi bir etkinlik olduğunu sanmıştım. Bu programı Balkan Türkoloji Araştırmaları (BAL-TAM) üslenmişti. Gerçi bu toplantıda da programın “Güney doğu Avrupa Ülkeleri” ismine itiraz etmiş, “neden Balkan ülkeleri?” demiyorsunuz diye Türk Dil Kurumu’na sorarak eleştirmiştim. Ancak Türk Bilimi, Tarihi, Kültürü, Dili, Edebiyatı, Sanat ve Kültür Tarihi, Müzikoloji, Halk Bilimi gibi oturumlarda her sorun enine boyuna 4 gün tartışılmış, başarılı ve uygulanabilir bir sonuç ortaya çıkmıştı. Prof. Dr. NimetullahHafız ve eşi TacidaZubçeviç Hafız bölgeden gelen yabancı Türkolog konukları ağırlamıştı.

ENGELLİYİ HAYATA ATMAK

İstanbul’daki toplantının davetinde de “Elginkan Vakfı Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Kurultayı 5- Geçmişten Günümüze Yazılmayan Türkçe/ Türkçe’nin Art ve Eş Zamanlı Değişkeleri-Türkçe’nin Ağızları, Meslek Dilleri, Gizli Diller, Argo ve Türk İşaret Dilinde Değişkeler” yazıyor ve Beşiktaş Polat Otelde üç gün devam edeceği hatırlatılıyordu. İyi ki davete icabet ederek gitmiştim. Hem dostlarımı gördüm, hem donanımlı yeni arkadaşlar edindin, bilmediğim bazı hususları ve gelişmeleri öğrendim. Azerbaycan, Hırvatistan, Gürcistan, Kazakistan, Kosova, KKTC, Macaristan, Rusya ve Sırbistan’dan konuklar vardı. Geçmişten Günümüze Türk İşaret Dili Sergisi açıldı.

Sergiden bile çok bilgi edinmek mümkün oldu.

Tarihimize bakacak olursak, Türkiye Sağır, Dilsiz ve Körler Cemiyeti kuruluyor ve bu sivil toplum kuruluşu adına Süleyman Gök(İstanbul 1906-1979) broşürler ve kitaplar(1943), İşaret Dili Kılavuzu yayınlıyor. Bu konuda Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın Türk Dili Dergisi’nde(2021-Sayı; 835) önemli çalışma yapmış ve bilgiler aktarıyor. İlk sağırlar okulu 1936 yılında kuruluyor. Amaç engelliyi hayata atmak…  İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ile de önemli röportajlar yapan Gazeteci Kandemir bu hususta da fikir emekçisi olarak görevini yerine getiriyor, Vakit’te yazılar kaleme alıyor.

Sergi gerçekten çok ilgi çekiciyi…Osmanlı Cihan devleti zamanında işitme engellilere “Padişahım Çok Yaşa”nın nasıl öğretildiğini fark ediyorsunuz. Sağır görevlilerin giysileri hakkında kitap ve minyatürlerin olduğunu görebiliyorsunuz. Lehistan Asıllı bestekâr, müzikologAlif Ufki Bey (Bobowa Polonya 1610-1675 İstanbul)  Saray’daki Sağır Görevliler hakkında bir çalışma yapıyor(Saray-ı Enderun; Topkapı Sarayı’nda Yaşam-Kitap Yurdu). Öyle anlaşılıyor ki toplum ve yönetim engelli vatandaşlarıyla her dönem ilgileniyor.

PARLAMENTODA ENGELLİ VAR MIYDI?

Günümüzde ise veri tabanlarına göre; bir buçuk milyon kadar engelli var. Ancak resmi olmayan rakamlara göre ise bu sayı 9 milyon ile %13’e tekabül ediyor. Bunların %27’si 0-21 yaş; %36’sı 22-49 yaş, %37’si 50-64 yaş arasında.

TÜİK’e göre ise Türkiye’de engelli sayısı %12.29. Türkiye Engelliler Federasyonu bunu 8.5 milyon olarak(2020) açıklıyor. Kamuda ise 12 bin engelli çalışıyor. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında da ilgili birimler mevcut. 3 Aralık günleri ise Engelliler Günü olarak programlanıyor. TDK Birinci Türk İşaret Dili Çalıştayı ve Türk İşaret Dili Bayramı ise ancak 7-8 Haziran 2007 tarihinde gerçekleşmiş. İşitme engellilerin sayısı ise resmi olmayan rakamlara göre 3 milyon kadar.

Parlamentoda Lokman Ayva(AKP) doğuştan görme engelli milletvekillerimizdendi. Bennur Karaburun(AKP) ve Şafak Pavey(CHP) de bir kaza sonucu engelli oldu ve daha sonra parlamentoya girdi. Merhum Aydın Menderes(RP) de milletvekili iken Antalya’ya parti içi bir toplantıya kazılmak üzere giderken geçirdiği bir trafik kazası sonrası sandalyeye bağlı olarak hayatını sürdürdü. Muharrem Şemsek (MHP) de uğradığı bir terör saldırısı sonucu felç geçirdi ve engelli milletvekili olarak TBMM’nde görev yaptı. Fikir adamı yazar Cemil Meriç ve Uzun Çarşının Uluları yazarı Öğretim Üyesi Doç. Dr. MitatEnç de daha sonra yakalandıkları göz hastalığından sonra görme engelli olarak eserlerini kaleme aldılar. Bir başka örnek de Prof Dr.Önder Kütahyalı ve Prof. Dr.Serap Yazıcı. Parlamentoda da engelli milletvekillerinin genel kurul müzakerelerini takip için düzenlemeler yapıldı. TBMM kapalı oturumlarında ise kavasların tümü işitme engelli personelden seçiliyor.

YAPAY DİL ESPERANTO!

Cumhuriyetin ilk döneminde taşrada da mesela görme engelliler için çarşılar vardı; amalar hasır, zembil, kova, tepsi, halat vs. örerlerdi. İşitme engelliler terzi ve ayakkabıcılık başta olmak üzere bazı mesleklerde iş sahibiydiler. Kilis’te benim terzim rahmetli Mustafa Muhtar işitme engelliydi.

Konuya kaldığımız yerden dönersek üniversitelerin yapması gerekenleri sivil imkân ve heyecanla hayata geçiren Elginkan Vakfı toplantısında Türkçe’nin ağız grupları, yeni eğilimler, lehçe atlasları, halk ağzı söz varlıkları, nezaket dışılık, mizah dili,betimsel istatistikler, denizcilik terimleri, meslek dili haline gelen plaza Türkçesinin yayılması, romanda argo, eski Türkçe kelimeler, sözcüklerde değişkeler, beden dili, özel anlam yüklenen harfler, gizli dillerin gizi, öğrencilerin dili, mahalli dillerde lehçeler vs. konuları da tartışıldı.

TRT Haber Merkezinden mesai arkadaşım Başspiker Şener Mete “spiker ve muhabir dili” konusunda tebliğ sunarken, benim en fazla dikkatimi çeken bir konuşma ise Medeniyet Üniversitesinden Dr. Pınar Sel’in “Yapay Dil Esperanto ve Türkçe’nin Esperanto Sözlükleri konulu tebliği oldu. İlk defa konuya muttali oldum. Meğer böyle bir yapay dil varmış. Adı da Esperanto Dili imiş!Pınar Sel ile toplantı sonunda uzun bir sohbet ettik. Türkçe dâhil çok sayıda bu konuda yayın yapılmış. İşte birkaçı;1)Esperanto -Türkçe Sözlük /Hayrettin Dural-Gece Kitaplığı Yayınları; 2) Fundamento De Esperanto /1910 Paris; 3) Beynelmilel Yardımcı Lisan Esperanto-Gramer ve Lügat / 1933 İstanbul Arkadaş Matbaası 4)La Langue Esperanto-Esperanto Dili- Vakit Matbaası 1948 İstanbul. Bu yapay dil dünya kamuoyunu meşgul etmiş ama taban bulamamış, belki bugün yayınlanan bazı kitapları dışında, örnek olarak bile kullanan kesimler yoktur.Ama dilciler böyle bir endişe İngilizceye rakip olarak İspanyolcaya yakın bir dili gündeme getirmişler. Keşke biz de Türk Dili Güzel Türkçemizi dünya kamuoyunda yaygınlaştırabilseydik.

SİVİL TOPLUM ve ANALİTİK DÜŞÜNCE

Elginkan Vakfı(1985) İstanbul’da çağdaşlığın devamı için Türkiye’nin insani, bilimsel ve kültürel birikimini değerlendiren programlar yapıyor, burslar veriyor, okullar açıyor uzaktan eğitim merkezleri kuruyor. Sadece belli bir görüşün savunucusu ve topluluğun arka bahçesi olmayan, kamudan değil kendi kaynaklarından bütçe ayıran bağımsız bütün sivil toplum kuruluşlarımızı kutluyorum. Galiba ufku açık, analitik düşünceye sahip sivil toplum teşkilatlarımızın sayısı arttıkça ve programlarını hayata geçirdikçe ülkemizin ve toplumumuzun sorunları daha rahat çözülebilecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.