Dolar 33,0813
Euro 36,3108
Altın 2.616,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Per 37°C
Cum 36°C
Cts 37°C
Paz 38°C

Ellere Var, Bize Yok Mu?

Ellere Var, Bize Yok Mu?
A+
A-
07.05.2021
982
ABONE OL

Alaiddin ÖZKAR

Baba, anne ve çocuklardan oluşan en küçük toplumsal birime aile denir. Baba ve annenin, en önemli vazifesi ailenin temel ihtiyacını gidermek, onları korumak, kollamak ve bir arada tutmaktır.

Geleneksel Türk aile yapısında ise, yükün ağırını, genelde babadadır, gece demez, gündüz demez, çalışır çırpınır, tabiri caizse, yemez yedirir, giymez giydirir, yeter ki bakmakla yükümlü olduğu ailesi, namerde muhtaç olmasın, huzurları kaçmasın diye.

Toplumda, kendi ailesin asli ihtiyaçları olduğu halde, har vurup harman savuran.

Dar zamanda harcarız diye, aile bireylerinin biriktirdiği parayı çarçur eden.   

İnsanlar arasında el eyisi olarak tabir edilen, kendi çoluk çocuğunun ihtiyacı olduğu halde,  zaten az olan birikimini başkalarına harcayan…

Sorumsuz babalar, makbul bulunmaz ve toplum tarafından kınanırlar.

Buradan geleceğim nokta, toplumun en küçük birimine aile denildiği gibi, en büyük birimine de millet denir, milletlerde siyasi bir örgüt olan, devlet tarafından idare edilir.

Nasıl ki, aileden sorumlu baba ise, milleten sorumlu da devlettir. Onun için devletin bir ismi de devlet babadır.

Devlet her şeyden önce, kendi tebaasına bakmalı, onun malının, canını namusunu, teminat altına almalıdır.

Oysa öylemi, yıllardır vergileri ile bu ülkeyi ayakta tutan bu millet, pandemi döneminde devletten yeterli desteği alamadığı gibi, devletin imkânı da yanlış politikalar ile har vurulup harman savrulmuştur.

Ne mi yapılmıştır? “Türkiye 2010-2016 yılları arasında 170 ülkeye 21 milyar dolarlık mali yardımda bulundu.” (Hürriyet, 19.12.2017)

Türkiye salgın sürecinde 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa tıbbi malzeme desteğinde bulunmuştur. En fazla yardım Özbekistan’a yapılırken, Sırbistan’a 3 kez ayrı ayrı ve en kapsamlı yardımların yapılması dikkat çekmiştir.

AFAD aracılığıyla 58 ülkeye 4,5 Milyar Liralık insani yardım yapılmış.

Filistin hükümetine 5 milyon dolar hibe. Tunus’a 5 milyon dolarlık hibe.

Somali’nin 3,5 milyon dolarlık IMF borcunun ödemesi gerçekleşmiş.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2018’de 8,5 milyar dolarla oran ve miktar bakımından insani yardımlarda zirveye yerleştiğine dikkati çekerek, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen ve Bosna Hersek’e kadar gönül coğrafyasının tamamına milletin yardım elini uzattıklarını söylemiştir.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop da “Dünyanın en zengin ülkesi olmayabiliriz ancak dünyanın en cömert ülkesi olmakla gurur duyuyoruz” dedi.

Ha hakkını yemeyelim, misafirlere de çok cömerdiz. Türkiye’de yaşayan 5 milyon mülteciye harcadığımız para, yaklaşık 60 milyar dolar (500 milyon TL).

Şimdi diyeceksiniz, bu ülke kendi halkına hiç mi yardım yapmıyor, ne kadar yaptığını gelin IMF raporundan anlayalım.

IMF, son yayınladığı raporda, dünya çapında ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsılalarında, pandemi harcamalarının oranlarını gösteren bir rapor yayınladı. Rapora göre Türkiye, yüzde 1,9 oran ile halkına en az yardımı yapan ülkeler arasında.

Rapor, Ocak 2020’den Mart 2021’e kadar hükümetlerin duyurduğu ekonomik ve sağlık yatırımları, harcamaları ve yardımları temel alınarak, hangi ülkenin halkına ne oranda destek verdiğini gösteriyor.

Şunu da belirtelim ki, biz temelde ihtiyaç halindeki ülkelere yardım yapılmasına karşı değiliz, keşke imkânımız olsa ama ”camiye gerek olan mescide haramdır” diye bir söz vardır.  

Ayrıca hiç gerek yokken, yanlış dış politikalarla,  insanların mağdur olmasına sebep oluyoruz ve kabak bizim başımıza patlıyor (Suriye’de olduğu gibi) ve 60 milyar dolarımız hiç yere gidiyor.

Ne diyelim, layık olduğumuz halde idare ediliyoruz herhalde.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.