Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Elma da Olur

Elma da Olur
REKLAM ALANI
A+
A-
27.03.2021
8
ABONE OL

Hayattan Kesitler-XXI

 

Elma da Olur

 

Memik KÖMEKÇİ

 

1986–87 yıllarıydı. Ben Hınıs-Ortaköy İlkokulu’nda birleştirilmiş sınıf okutan tek öğretmendim. Zaman zaman dışarıda hava eksi yirmilere düşerdi. Doksan öğrenci bir sınıfta olduğu için pek de üşümezdik. Hatta sık sık camları açar sınıfı havalandırırdım. Evimiz öyle değildi. Beton bina zor ısınır, günlerce sobamız sönmeden yanardı. Sadece boruları temizleyeceğimiz zaman sönerdi. Tatil günlerinde biraz geç kalkar, böylece yakacaktan da bir nebze tasarruf ederdik.

İşte böyle bir tatil günüydü, sabah erkenden kapı çalınmış, ben de merakla kapıya koşmuştum. Çünkü bu saatte hiç kapımız çalınmazdı. Yalnız fazla kar yağıp, kapının önünü kapattığı zaman, öğrencim İhsan Koçak erkenden gelir bir kürekle kapımızın önünü açardı. Bu esnada kürek, bazen kapıya çarpar, harıltı-gürültü olur, biz uyanırdık. Kapı hızlı hızlı çalınmaya devam edince, kim o? Diye seslendikten sonra kapıyı açtım. Gelen beşinci sınıf öğrencilerinden İhsan Koçak’tı.

İhsan, yaşı diğer öğrencilerden biraz daha büyük ve sesi kalınlaşmış ergenlik çağında olan bir öğrenciydi. Bilekleri benimkinden kalın duruyordu. Ben sıska ve zayıftım, o ise güçlü, kuvvetliydi.

– Hayır mı İhsan? Ne oldu? Bu gece kar da yağmamış, kapının önü temiz, buzlanma da yok. Neden geldin?

– Öğretmenim babamın sana selâmı var. Annem doğurdu, canı portakal çekmiş. Öğretmende olur, git iste dedi. Öğretmenim bu gün eşeğimiz de doğurdu. Bizim evde iki bebek oldu. Bu gün mutlu günümüz. Hepimiz mutluyuz!

– Yaa doğru mu İhsan? Sen en çok hangisine sevindin? Valla öğretmenim ben ikisine de sevindim ama en çok da eşeğimize sevindim! Zaten benim çok kardeşim var. Öğretmenim bir gelip görseniz, ne güzel gözleri var! Kuyruğu da çok güzel. Ben onu çok seviyorum. Boynunda ve ayağında iki de siyah çizgisi var.

elma

Sesimize hanım da kalkıp kapıya gelmişti. İhsan’ı da yakından tanıyordu. Hatta annesiyle de tanışıyordu.

– İhsan gözünüz aydın, bebeğiniz olmuş. İçeride sesinizi duydum. Annene selâmlarımı söyle. Dedi.

– Söylerim yenge. Portakalı verirseniz, hemen gitmem lâzım.

– Dur bakayım ihsan. Portakal kalmışsa sana vereyim.

Biz İhsanla kapıda beklerken, hanım elinde bir elmayla çıkageldi.

– İhsan portakal kalmamış. Elma da bir tane kalmış. Annene söyle kusura bakmasın. Öğretmenin uzun zamandır şehre gidemiyor. Geçen hafta hava karlı ve tipi vardı. Ondan önceki hafta da çok kötüydü. İnşallah bu hafta gidebilirse yine getirir. Ben de annene hem hayırlı olsuna gelir, hem de portakal getiririm.

– Zararı yok yenge, portakalın yerine elma da olur. Öğretmenim, şehre giderken beni de götürün, gelirken eşyaları taşımanıza yardım ederim.

– Sağ olasın İhsan. Teşekkür ederim. Öyleyse bu hafta sonu hazırlan, babandan da izin almayı unutma.

– Tamam öğretmenim. Babama da söylerim. Hele sizinle geleceğimi söylersem, hiç itiraz etmez, öğretmenini yalnız bırakma der.

– Peki o zaman anlaştık İhsan. Babana selâm söyle. Hınıs’a gidince her şey alırız! Senin de canın ne istiyorsa alırım.

– Teşekkür ederim öğretmenim. Ben de ne zaman tandırımız yanarsa, size haber vereceğim, yengemin hazırladığı hamuru anneme pişirttireceğim. Zaten annem hep söylüyor. Öğretmenine söyle hiç çekinmesin. Ne zaman ekmekleri biterse hemen hamuru göndersinler, ben tandırı onlar için özel yine yakarım. Diyor.

– Eksik olmasın İhsan. Baban da kusura bakmasın. Gördüğün gibi evde bir elma kalmış, şimdilik bunu götür. Hafta sonu inşallah hem portakal, hem de elma getiririz.

İhsan elmayı alıp gittikten sonra hanımla bir süre sessiz ve üzüntüyle birbirimize bakıştık. İhsan’a bir tek elma vermenin hüznünü yaşıyor, hafta sonunu iple çekiyordum.

eşek sıpa

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.