Eski Bayramlar

27 Tem 2018 Cum 10:08
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Ecz. İbrahim BEŞE

 

Eski bayramlar çok yazılıp çizilmiş bir konudur. Ama bize göre, Kilis’in eski bayramları sanki daha bir güzel ve kendine özgüdür. Bayramlar yaklaştığında başta çocuklar olmak üzere herkes değişik bir heyecan, çalışma ve telaş içerisine girerlerdi. Annelerimiz “ev çıkarır” (evin baştan sona temizlenmesi, mevsimlik eşyaların çıkarılması) , gerebiçleri (içi cevizli kurabiye), kâhkeleri (peksimet), bayram yemeklerini hazırlardı. Çocuklar yeni elbiselerinin, ayakkabılarının ve bayramda alacakları bayramlıkların heyecanını günler öncesinden yaşamaya başlarlardı. Özellikle terziler, künefeciler, baklavacılar gecenin geç saatlerine kadar çalışırlardı. Yaklaşan Kurban Bayramı ise, kasaplar bir hafta on gün önceden itibaren dükkânlarını açmazlar, evlerde de bir süre “ete göresme” (et yemeğini özleme) diye etsiz yemekler pişirilirdi. Yine kurban bayramından haftalar önce alınan kurbanlıklar havuşta, parkta harman yerinde, mahallenin harabasında çocuklar tarafından itina ile beslenirdi. Nişanlı kızların evine, damat evi tarafından eğlence eşliğinde, süslenmiş koç gönderilirdi.
Bayram sabahı erkekler erken kalkıp bayram namazına giderler, hanımlar ve kız çocukları da bayram günü hazırlıklarını tamamlarlardı. Çocuklar renk renk elbiselerini, büyükler takımlarını giyer önce kabristan ziyareti yapılırdı.

Bayram günleri mezarlık, kalabalığı ile tam bir bayram yerine bürünürdü. Kurban Bayramında ilk gün kurban kesimi ile meşgul olunur, etler dikkatlice bölünür ve fakirlerin, akrabaların, komşuların hakkı ilk önce ayrılırdı. Fazla etler kavrulup tuzlanarak, daha sonra kullanmak üzere carralara basılır, buna da “topaç” denirdi. Bayram boyunca sokaktan “kelle üttüren!” sesleri eksik olmazdı. Mangalda kayılan kömürde püştürmelikten çıkarılan etlerle kebaplar, oruklar, kübülmüşşeler hazırlanır, yufka ekmekle, üzerine peyvaz konarak afiyetle yenirdi. Kaptıkları çözleri (kullanılmayan et parçaları) yemekle meşgul olan kediler etrafta pek görülmez, bu durum çocuklara “pissikler hacca gitti” diye anlatılırdı.

İş bitince önce aile içinde bayramlaşılır, sonra büyükleri ziyaret başlardı. Küçükler, kendilerinden büyük olan akraba komşu, ahbap sırasına göre ziyarete gider ve büyüklerin elini öperlerdi. Bayram içerisinde bu ziyarete iade-i ziyaret yapmak adettendi. Büyükler bayramlık verirken, çocuklar anne babasının tembihi ile almamakta direnir gibi yapar, ısrar üzerine bir yandan da “artık alsam mı?” diye ana babasına yan gözle bakardı. Zorla cebine konan bayramlığın merakına dayanamayan çocuklar, cebinin kenarından bayramlığın ucuna bakarak merakını giderirdi.

Bayramın en hoş yerleri çocuklar için kurulan bayram yerleriydi. Bir hafta önceden, Ayinönü’nde, Damlacık’ta, Debboy Meydanında kurulmaya başlanan “salıngaçlar (salıncak), naarbalar (dönme dolap), höngülhöçler (tahtıravalli)” bayram günü için hazır hale getirilirdi. Salıncağın kurulması için, yeterli yükseklikteki sağlam bir direk, iki ucuna, üçer direğin yere çakılması ile oluşturulan dayanma noktasının arasına yerleştirilir ve dört beş çocuğun sığacağı salıncak bu orta direğe sağlam iplerle bağlanırdı. Her salıncağın başında çocuklar kuyruk oluştururdu. Bir grubun sallanması on- on beş dakika sürer, inme zamanının yaklaştığı salıncak sahibinin “aha anana, aha babana, aha emmine, molaaa, eteğin, cebin çerez dolaaa” tekerlemesinden anlaşılırdı. Süresi bittiği halde bayramlığı çok alanlar, salıncaktan inmeden “tezeloruk” diyerek süreyi yeniden başlatırlardı.

Erkek çocukların ellerinde “tapa dabançaları” olurdu. Yüksük büyüklüğünde ve şeklinde mantardan yapılmış tapanın ortası dip kısmına doğru deliktir ve bu deliğin sonunda az miktarda baruttan yapılmış patlayıcı bir madde vardır. Mantar, teneke tabancanın namlu ucuna takılır, namlu içerisinde bulunan sivri demir tetik vasıtası ile yaydan kurtularak tapa içerisindeki eczaya çarpar ve kuvvetli bir ses çıkardı. Böylece her mahalle ve sokaktan mantar tabancalarının sesi bayram sonuna kadar devam ederdi. Küçük bir tahta sehpanın üzerindeki tepside, nişasta ve sütten yapılmış, üzerine toz şeker dökülmüş, değişik boyalarla süslenmiş “haytalyalar” (sulu muhallebi), biraz ilerideki satıcıların tezgâhlarında şekerle kaplanmış renkli kudamalar (leblebiler), at, kuş, araba biçiminde kalıplanmış şekerlemeler, mayanalı hedikler satılırdı. Bugün çok sevip saydığımız bir ağabeyimizin tahta tulumbasında yapıp sattığı dondurmanın tadı halen damağımızdadır. Naarbalar gıcırdayan gürültüleri ile insan gücüyle çevrilir, bayram yerinin etrafı “naylon arabalarla” (lastik tekerlekli at arabaları) gezilirdi. Bayram yerinde çocuklar zamanın nasıl geçtiğini bilmez, akşamüzeri eve yorgun bir halde döner, annelerinin emekle yaptığı bayram yemeğini (kızartma, orman, pirinç pilavı zerde vs.) yer ve ertesi güne güç toplamak için erkenden derin bir uykuya dalarlardı.

Benzer Haberler

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!… *** MEZAR  ...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE KALMAMIŞ,...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı kara bir günde,...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!…...

Kilis’in 24 Ay Süren Karanlık...

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE...

7 Aralık Kutlu Olsun!

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı...

BUGÜN 7 ARALIK KUTLU OLSUN GÜNÜN…...

Kalkar bir gün sisler boşuna sorma, Güneştir her zaman karanlık boğan Tutsaklık...

Kilis’in Kurtuluş ve Gurur Günü...

Uğur KEPEKÇİ   7 Aralık Kilis’imizin düşman işgalinden kurtuluş...

KİLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ- MERKEZİ ...

12 AY SÜRELİ LİKİT OKSİJEN (TIBBİ GAZ SIVILAŞTIRILMIŞ OKSİJEN %995 SAFLIK)...

BİLGE KİLİS’İM

Gövdeniz yolları summaklı taşlı Zeytin ağaçları zümrüt nakışlı İnciri...

7 ARALIK DESTANI

Seher vakti yine Cengin yolunda, Yurdu kurtarmaya koştu ÇETELER. Müslüman...

Vali Soytürk’ten 7 Aralık Kurtuluş ...

7 Aralık Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle...

Kilis’in Kurtuluşu ve Ağlayan Anala...

Ahmet BARUTÇU   Kilis ve yöresi işgal kuvvetleri komutanı General Guobot,...

Kilis’te ‘Kurtuluş’ yürüyüşü...

Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle kortej...

Vali Soytürk Musabeyli’de vatandaşl...

Kilis Valisi Recep Soytürk, Musabeyli ilçesi ile köylerinde ziyaretler yaparak,...

“Terörü Hep Birlikte Durdurabiliriz...

Kilis’te emniyet birimleri, resmi kurumda görevlilere “Terörü Hep Birlikte...

Kilisli şairlerden şiir dinletisi

Kilisli şairler, 7 Aralık Üniversitesinde bir araya gelerek şiir dinletisinde...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÇAT Gürültü kirliği mercek altına alınmış. Merceği de çatlatırlar!…...

Kışın Doğa Yatar, İnsan Düşüncesi İ...

Metin MERCİMEK “KIŞ MEVSİMİNDE DOĞA TAMAMEN UYKUYA YATARKEN, DUYGU...

Türkü Şairi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yaşarken büyük işler yapmak ve yaşarken...

Engelli Bir Çocuğun Öğretmeni Olmak...

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Empati kurarak başlamak istiyorum sözlerime....