Dolar 32,8221
Euro 35,1421
Altın 2.449,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Açık
Kilis
35°C
Açık
Cts 34°C
Paz 36°C
Pts 38°C
Sal 38°C

Eski Fethiye Yazıları

Eski Fethiye Yazıları
A+
A-
14.04.2021
472
ABONE OL

Turgay MUTLU

Atatürkçü Düşünde Derneği Genel Merkez Bilim Danışma Kurulu üyesi, sevgili Abim Güngör Berk, “Eski Fethiye Yazıları” adlı kitabını adıma imzalı olarak sevgili hemşerim Mehmet Ali Özen ile sağ olsun göndermiş.

Kitap çalışmalarım nedeniyle zevkle daha yeni okuyup bitirdim. Kent dokusunu ve bu topraklarda yaşayan değerli kişileri anlatan köşe yazılarını okudukça eski Fethiye günlerim aklıma geldi. Benim için Fethiye demek; o yıllarda, sakin bir doğa içinde, İkinci Karagözlerde 1965 yılında evlenerek yaşayan ablam Fatma Aykurt Karasulu, eşi eniştem rahmetli Ahmet Karasulu, arkadaşları, komşuları, çam kokulu yokuşları ve kordonda Rafet’in yeri demektir. Ablamlar sayesinde birçok kez gidip geldiğim bu güzel sayfiye yeri, her gidişimde biraz daha değişiyordu. Deprem sonrası inşa edilen Karagözler mahallesinden karşı kıyılara bakılınca Fethiye Körfezi’nin harika manzarası insanı büyülerdi. Çalış bomboştu. Birkaç yazlık baraka dışında her yer doğanın muhteşem görüntüsüyle etkileyiciydi. Karagözler’ de cırcır böceği ve sabah kalkınca cıvıl cıvıl kuş seslerini de unutamam.

Güngör Berk, Mustafakemalpaşa’da doğdu (1940). İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi lisans (1962) ve İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği’ni (1981) bitirdi. İş hayatına Fethiye’de başladı. Etibank Üçköprü Maden İşletmesi’nde ve özel sektöre ait maden işletmelerinde çalıştı (1962-1997). İş yaşamından sonra Fethiye Kültür ve Sanat Derneği Başkanlığı yaptı (1998-2000). Atatürk Düşünce Derneği (ADD) Fethiye Şube Başkanlığı (2000- 2014) ve Genel Merkez Bilim Danışma Kurulu üyeliği yaptı (2014- 2018). Yazıları Fethiye Gazetesi’nde ve Atatürkçü Düşünce Dergisi’nde yayımlandı.

Eski Fethiye Yazıları adlı kitabı, Fethiye Belediyesi’nin kültür hizmeti olarak yayınlandı. Kaleminize sağlık Güngör Berk hocam… Keyifle okudum ve sayende eski günlere gidip geldim. “En mavi, en yeşil, en güzel Fethiye’yi birlikte yaşamaktan mutlu olduğum eşime (Nilgün Berk) ve Fethiye sevdalısı tüm dostlara…”’ diye atıfta bulunmuş hocamız. Yakışmış doğrusu. Her başarılı erkeğin arkasında kadın vardır. Kitabın son bölümündeki ‘Kent Büyürken’ adlı köşe yazısından bir alıntı:

Fethiye Ovası’nın yerleşime açılması ve turizmin gelişmesiyle birlikte kentin büyümesi hızlandı. Fethiye Fayı’nın geçtiği bu bereketli ve yeşil ovada hızlı yapılaşma sonunda yeni mahalleler oluştu. Fethiye’nin güzellikleri ve zenginlikleri yerli yabancı demeden paylaşılmaya başlandı. Eski Kaya Yolu’nda durup kente baktığımızda şimdiden ovanın konutla dolduğunu görüyoruz. Ovanın eteğindeki başka bir yamaçtan, Karaçulha’dan, Dont’tan da bakabilirsiniz. Gelecek depreme boş vermiş yasal ya da kaçak yüzlerce konut… Deniz kıyılarında, eski tarım alanlarında, portakal bahçelerinde, payamlı bahçelerde, cevizli bahçelerde artık sadece konutlar var. Bu, eski kentin dışında kurulan ve büyüyen “Yeni Fethiye’’dir. Artık “eski merkeze” ve yeni merkezlerdeki işyerlerine, çarşıya pazara, okullara, evlere araçla ulaşılabiliyor. Kentte yaşayanların sayısı yabancıların da katılmasıyla gitgide çoğalıyor. Otomobiller parklara sığmıyor, sokaklardan taşıyor.

Gecen gün bir süre Fethiye’den uzak kalmış bir dostumuz gelmişti. Kentte biraz dolaştıktan ve değişimi gördükten sonra merakla, “Fethiye kentleşiyor mu?’’ diye sormaz mı? “Henüz yolun başında’’ demeye kalmadan yine kendisi yanıtladı: “Benim için kent ölçütü çok basit, günün her saatinde yurdun her yerine gidecek vasıta buluyorsanız orası kenttir’’ dedi. Dostumuzun bu ölçütü de kentleşmeye dâhil mi, ne dersiniz?              

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.