Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 22°C
Az Bulutlu
Kilis
22°C
Az Bulutlu
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 28°C

Eski Kilis Söylenceleri

Eski Kilis Söylenceleri
A+
A-
21.08.2021
581
ABONE OL

Prof. Dr. Hüseyin DOĞRAMACIOĞLU

Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi

Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı

Kilis çok eski tarihî yerleşim yerlerinden biridir. Bu köklü tarih boyunca gelenekler ve sözlü kültür ürünleri çağları aşarak günümüze kadar zenginleşerek gelmiştir. Kilis, tarih ve kültür kaynaklarının birleştiği, zengin söylencelerin olduğu bir ilimizdir. Kilis’te eski zamanlarda hemen her konuda söylenen cümleler, özlü sözler veya sözlü anlatılarda verilen anlamlı mesajlar zengin bir kültürel birikimin oluşturduğu değerler bütünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda düşünüldüğünde eski Kilis söylenceleri günümüzde unutulmak üzere olan kültürel birikimlerimizden biridir. Söylence kelimesi kelime ya da kelime gruplarından oluşan sözler demektir. Bunlar, Kilis’e özgü ve anlamı olan ve sadece Kilisliler tarafından bilinen sözlerdir. Sözlüklerde anlamını bulabilmek çoğu defa mümkün olamamaktadır. Çünkü kelimenin aslı çoğu kez Arapça ya da Farsça olmasına rağmen bu orijinal söyleyiş yerlileştirilerek Kilis’e özgü bir şekille söylendiğinden kelimenin çıkış noktasını bulabilmek de zorlaşmaktadır. Masallarda ve halk anlatılarında sıklıkla rastlanılan söylenceler, günlük hayatın içerisinde insanlar arasında kullanılmaktaydı. Günümüzde unutulmak üzere olan söylenceleri hatırlamak, gelecek nesillerin bundan haberdar olmalarını sağlamak, toplumsal eğitim ve gelişim açısından oldukça faydalı olacaktır. Diğer şehirlerimizde olduğu gibi Kilis’te de yöresel kültür unutulmakta, Batı’nın bize ve gençlerimize empoze ettiği yanlış davranış şekilleri gittikçe yaygınlaşmaktadır. Kültürümüzün ve millî benliğimizin muhafazası, gençlerimizin topluma faydalı olarak eğitilmesi ancak geçmiş değerlerimize sarılmak ve köklerimizi güçlendirmekle olacaktır. Köklerinden koparılmış toplumlar seviyesine inmemek için değerlerimizle barışmalı ve yeniden güçlü ve bilinçli nesiller yetiştirmeliyiz. Bu da eskiden beri süregelen söylencelerimiz gibi kültürel değerlerimize sarılmakla olabilecektir. 

 

KİLİS’TE SÖZLÜ KÜLTÜR

Kilis’te yüzyıllardır devam edegelen sözlü kültür ürünleri genellikle toplumdaki yaşlı insanlar tarafından sürdürülmekte ve yavaş yavaş kaybolmaktadır. Son çeyrek yüzyılda teknolojinin hızla evlerimizi ve özel yaşantımızı kuşatması neticesinde millî ve yerli kültürün yerini internet ve televizyondan aktarılan ve nereden ve nasıl kaynaklandığı belli olmayan evrensel kültür almaktadır. Bu durumda eski söylenceler ve kültür ürünleri gittikçe kaybolmaktadır. Bu durumda Kilis’e özgü deyimler, özlü sözler kısa ve etkili ifadeler sadece kültürel erozyona uğramamış kişilerin hafızasında kalmakta ama yeni nesillere aktarılamamaktadır. Böylece bizi biz yapan değerler, millî ve manevî mirasımız olan söylenceler bir müddet sonra azar azar kaybolmaktadır. Bu çalışmada Kilis’te söylenen ve tarihten günümüze dilden dile aktarılarak gelen söylenceler incelenecektir.

ESKİ KİLİS SÖYLENCELERİ:

İnsan yaşamını doğrudan etkileyen çevresel faktörler, doğa olayları ve sosyolojik hadiseler söylencelerin oluşmasında önemli bir rol üstlenmişlerdir. İnsanın tabiatında olan ve yaşadıkça ortaya çıkan tecrübeler söylencelere özlü sözler olarak yansımıştır. Kilis’te söylenen başlıca söylenceler şunlardır:

Istıfıl olmak:

Bu tabir kendisine yapılan bir kötülük üzerine kötülük yapana karşı söylenir Seni Allah’a havale ettim anlamındadır bu söz bir beddua değil yapılan kötülüğe karşı verilecek cezanın İlahî Adalet tarafından sağlanması gerektiğini ifade eden bir tabirdir. Çoğu zaman Istıfıl ol, ya da Istıfıl olsun / olun, şeklinde farklı fiil çekimlerinde kullanılır.

Behir olmak:

Genellikle Behir olduk, şeklinde çekimlenerek söylenen bu söz öylesine çok bereketli bir durum içerisine girdik ki anlamındadır. Bazen de bu söz iğneleyici olarak kullanılır. Kendisine yapılan yardımın ya da iyiliğin çok az olduğunu ifade etmek için sözün tersini ima eden bir anlatım şeklinde de söylenebilir. Mesela kendisine maddi yardımda bulunan ama bunu az veren bir kişiye ‘Behir olduk’ denilerek verdiği yardımın çok az olduğu ifade edilir. Ayrıca beklemediği bir yerden bol miktarda yiyecek ya da maddi yardım veya para gelen birisi bu sözü söyleyerek gereğinden çok, yeterli bir şekilde tatmin olduk, mutlu olduk, her şey bollaştı, anlamında da bu ifadeyi kullanabilir. Bu söz eskiden çok kullanılırdı.

Kıç Çalasıca: 

Bu söz, eskiden kadınlar arasında kullanılan bir bedduadır özellikle evde yaramazlık yapan küçük çocuğa annesi tarafından bu söz söylendiğinde onu hafif azarlamış olur aslında eski Kilis anaları tarafından söylenen bu söz beddua anlamının dışında azarlama ya da ikaz etme şeklinde kullanılan bir söylencedir. Günümüzde bu söz unutulmak üzere olan bir söylencedir.                                      

Maraz gele suratına:

Bu söz söyleniş şekline göre genellikle beddua anlamındadır. Birisi kötülük yaptığı zaman kötülüğü yapan kişiye aşırı kızdığını ifade eden bir anlatım şeklidir. Maraz kelimesi eski dilde hastalık demektir. Bu durumda beddua edilen kişiye yüzüne hastalık gelsin, anlamında söz söylenmiş olmaktadır. Ancak bazen beddua etmiş olmamak için bu söz maraz gelmiye şeklinde de söylenirdi. Bu durumda hem kişi ikaz edilmiş hem de kendisine yüzüne hastalık gelmesin diye hayır dua edilmiş olunurdu. Bu sözü söylerken yapılan vurgular, yüz ifadeleri, mimik gibi unsurlar anlatımı kuvvetlendirir. Karşıdaki insana yaptığı davranışın veya kötülüğün çirkin bir şey olduğu bu söylence ile ifade edilmiş olunur. 

Ekbili …’ne:

Bu söz olumlu bir gelişmenin, durumun hitap edilen kişiye de olması dileği taşıyan bir sözdür. Örneğin, Ahmet evlenmiştir. Bu haberi duyan Ali’nin annesi de oğluna dönerek Ekbili Ali’ye der. Bu inşallah sen de Ahmet gibi evlenirsin anlamındadır. Ya da herhangi birisi ev almıştır. Ekbili sene derler. Yani sen de inşallah ev alırsın anlamındadır.

Bıldır:

Bıldır sözü geçen sene anlamındadır. Bıldır buraya taşındık, diyen birisi geçen yıl taşındığını ifade etmektedir.

Be’:

Bu söz şaşırma ifade eden bir edattır. Günümüz Türkçesinde bir olay karşısında Allah Allah demenin karşılığıdır. Genellikle kadınlar arasında Be’ kele şeklinde kullanımı yaygındır.

Kele:

Kele Bacım şeklinde çok kullanılır. Seslenme ifade eden bir hitaptır. Bayanlara hitap edilirken kullanılır. Kilis’te çok kullanılan bir sözdür.

Mıkımı:

Kilis’te kullanılan ve sürekli anlamına gelen bir sözdür. Mıkımı yimeğe gidoruk, diyen birisi sürekli yemeğe gidiyoruz, demektedir.

Yanı yanı gelesice:

Bu söz beddua anlamı taşımaktadır. Kötü bir iş yapan birisinden bahsedilirken Yanı yanı gelesice denilerek Allah onu bildiği gibi yapsın denilmek istenir. Bu söz iki türlü düşünülebilir. Birinci ve akla ilk gelen anlamı Ayağı kırılsın topallayarak gelsin, yan yan yürüsündür. Diğer anlamı ise Öylesine çok derdi olsun ki derdinden yana yana yürüsün / gelsindir. Bu söz Kilis’te eskiden çok kullanılan bir bedduadır.

Zikillemek:

Zikillemek eski Kilis söylenceleri arasında bir işi çok iyi yapmak ya da bir maddeyi ya da yeri gösterişli hale getirmek için uzun süre uğraşmak, demektir. Daha çok olumsuzu ile kullanılır: “Zikilleme” denildiğinde “Fazla uğraşma yeter!” denilmek istenir. Bir yeri uzun süre silen ya da tekrar tekrar temizleyen birine “Zikilledin” denildiğinde “Parlattın” denilmiş olunur.

Zambırlanmak: Sinirlenmek aşırı huylanmak anlamında kullanılan bir söylencetir. Ne zambırlanon şeklinde cümlede kullanılır.

Hıs hıs: Bu söylence gizli gizli anlamındadır.Hıs hıs gelor, Hıs hıs iş yapon kullanımları vardır.  

Diğer kullanılan söylenceler ve anlamları aşağıda kısaca sıralanmıştır:

Çimmek                   :   Yıkanmak demektir.

Çörten                     :   Yağmur suyunu akıtmak için yapılan bir tür oluk. Çatılara konulur.

Devlisi günü            :   Ertesi günü

Efil efil                     :   Pınl pırıl

Estiri estiri              :   Havalı havalı

Gevvat                     :   Bir ünlem. Bu ifade genellikle sevgi ifade eden seslenişlerde kullanılır.

Gişi                          :   Gişi kelimesi Kilis’te “Erkek” “Koca” “Eş” anlamında kullanılır.

Ķafıllanadaķ            :   Aniden, habersizce

Kef                           :   Eğlence

Kele                         :   Seslenme ünlemi. Kadınlar birbirlerine “Kele” diye hitap ederler.

Kelle                        :   Arapçadaki Kaf sesiyle söylenir. Kasa demektir. Bahçacı kellesi  (Bahçeci kasası) ya da behteniz kellesi (Maydanoz parasının konulduğu para kasası) kullanımı yaygındır. Maydanoz kasası kullanımı az para ve bozuk paraların konulduğu kasa demektir ve kazanılan parayı küçümsemek için kullanılır. Bu da para mı behteniz kellesi şeklinde kullanılabilir.

  Ķıran gire                :   Kilis’te kullanılan bir bedduadır. Kıran (Hastalık) aranıza girsin

                                        anlamındadır.

Masmanacı              :   Sabuncu

Mehsim                    :   Yavrucak, acıma anlamı katar.

Mezzaķ etmek        :   Alay etmek

Morun morun          :    Kötü kötü

Pirpirim                    :   Bahçelerde çıkan bir tür semizotu. Yemek yapmada da kullanılır

Pissik                       :   Kedi

Pürçüklü                  :   Havuç

Satıl                          :   Kovanın küçüğü olup içerisine yoğurt veya sıvı yiyecek maddeleri konular bir ev eşyası.

Seķķe                       :   Eskiden su taşıyıp parayla satan ada

Supara                     :   Eski zamanlarda Kuran öğretilen kurslarda okutulan Elifba ders kitabı.

Sümsürûk                :   Sümük, burun salyası.

Şirincelik                  :   Kız istemeye gidenlerin nişandan önce götürdüğü tatlı.

Tağa                         :   Pencerenin yanında bulunan bir pencere.

Tazar                       :   Eskiden üzerine su kabı vesaire gibi şeylerin konulduğu evin penceresinin içe dönük kısmı ya duvar oyuğu şeklinde yapılan raf türü bir yer.  

Örbet                       :   Çok çirkin

Vilvillor                    :   Aşın bir biçimde bağırıyor.

Yuka                        :   İnce

Yeri                          :   Yürü anlamında.

  Yeri baba yeri          :   Hadi oradan sen de anlamına yakın kullanılır.

Sonuç olarak,

Eski Kilis söylenceleri günümüzde yavaş yavaş kullanımını yitirmekte ve özellikle yeni nesil tarafından bilinmemektedir. Bu sözler kullanıldığı yöreyi yansıtan, kullanan insanlara o yöreye ait bir kimlik kazandıran söylencelerdir. Sadece Kilis’te değil tüm şehirlerde o şehri diğer şehirlerden ayırt eden o yere özgü kullanımlar, söylenceler vardır. Günümüzde bu ortak kullanımlar terk edilerek yerine evrensel sözler kullanılmakta hatta internet ve televizyon aracılığıyla yabancı dilden Türkçeye yapılan bozuk aktarımlarla yanlış kullanımlar yaygınlaşmaktadır. Özellikle Amerikan filmlerinden aktarılan “Hey Dostum”, “Hey Ahbap” “Naber”, “Mrb”, “Bay” gibi kullanımlar yeni neslin kullanım tercihleri arasına yerleşmektedir. Bu durum kimlik kaybı, asimile olma ve kendi benliğinden bihaber yaşama sonuçlarını doğurmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.