Evlilikte “Ben mi”, Yoksa “Biz mi?”

24 Nis 2018 Sal 9:44
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK

“EVLİLİK BİR GÜL BAHÇESİ DEĞİL, BİR MÜCADELE SAHASIDIR.”

Hepimiz evlilik tarifini şöyle yaparız: “Evlilik, erkekle kadının aile kurmak üzere yasalar gereğince bir araya gelmesi demektir.” Oysa evlilik müessesesi, öylesine geniş ve öylesine kapsamlı bir kurum ki, onu yapmış olduğumuz tarifle sınırlı bırakmamamız gerekir.
Evlilik müessesesinin ayrıntılarına geçmeden önce, evliliğin temel direğini oluşturan aile etkenine bir göz atalım.
Aile: Evlilik kan bağı ile birbirine bağlı bireylerden oluşan ve toplumun temeli kabul edilen küçük toplumsal birimdir. Şimdi aile etkeninin tüm değerlerini tek tek görelim.
İyi bir evliliği yaşatmak için, toplumsal kurallara, geleneklere ve yasalara uygun şekilde kurulan aileyi, özel bir kurum olarak görmek yerine, sosyal bir kurum olarak düşünmek daha doğru olacaktır. Aile, toplumun en küçük birimi olması yanında, insanların doğup büyüdüğü, yetişip geliştiği ve eğitim gördüğü bir topluluktur. Diğer taraftan da, bireylerin bulunduğu çevreye göre sosyalleşmesini sağlayan bir hayat okuludur. Yine aile içindeki fertlerin, birbirinin tecrübesinden faydalanan ve kendilerini buna göre yetiştirmeye çalışanlardır. Bu faydalanma ise, yaşam boyu devam eder. Çünkü ailedeki fertlerin olumlu olumsuz gelişmeleri topluma doğrudan yansımaktadır.
Yukarıda belirtilen bu bilgilerin doğrultusunda, bekâr iki insanın evlendikleri zaman, her biri “bir” olmaktan çıkarak “biz” olmaya yönelmelidir. Eğer o “bizlik” duygusuna ulaşamazlarsa, tüm ilişkileri “sen yaptın”, “ben yaptım” içinde geçer. “Birlik” yani “biz” duygusundan uzaklaşarak “sen”, “ben” duygusu hüküm sürer. Oysa evlilik, hiç bir karşılık beklemeden ve alacak, verecek hesabı tutmadan sürdürmek demektir. Bu da sevgi ve saygıya dayalı bir aile ortamında mümkün olur.
Her konuda olduğu gibi sevgi, tüm kapalı kapıları açar. Çünkü evliliğin kuralı sevgidir. Evlilik sevgiyle kurulur, sevgiyle yaşar. Sevgi dünyasında “sen”, “ben” olmaz. Daha doğrusu bu konuda hesap tutulmaz ve de esirgeme olmaz. Aslında evlilik birliğinde sevgi, yaşamda fazla bir şey de istemez. Eşler arasında karşılıklı saygı, güzel bir söz, sıcak bir gülümseme, içtenlikle yapılan bir takdir, özlemli bir kucaklayış, sevgiyi  yaşatan en güçlü davranışlardır. Bu sevgiyi devam ettirmek ve yaşatmak için fazla abartmaya da gerek yoktur. Sadece günlük yaşantının ortaya koyduğu işler arasında gösterilen saygı, cömertlik, sevgiyi büyütür ve köklendirir.
Evlilikte sevgi kavramını gördükten sonra, tekrar “ben” duygusuna dönmek istiyorum. “Ben” içinde olan bir insan, “hep ben veriyorum” derse, eşini kendinin bir parçası olarak görmez. Buradaki düşünce, kendisi “ben”, eşi ise yabancı gibidir. Yani “biz” olamamışlardır. Oysa “biz” duygusuna ulaşıldığında, verdiklerinin hepsinin kendine döneceği bir gerçektir. Hem de sevgi olarak, mutluluk olarak dönecektir. “Biz” görüşü içinde hareket etmek ve özveride bulunmak, ne o kişiyi feda etmek ne de bireyselliğinden vazgeçmek anlamına gelmeyecektir. Bu tutum tamamen ailesini, birlikteliği ve bütünlüğü doğrultusunda davranmak anlamına gelir.
Bu nedenle, evlilik hayatımızda “ben” olarak değil, “biz” duygusu içinde olduğumuz zaman, her şeyin bize mutluluk ve huzur vereceğine, hatta verdiğimiz her şeyde sevgimizi, zenginliğimizi, cömertliğimizi hissedeceğimize, ayrıca güvenimizin artacağına, böylece evlilik benliğimizin güçleneceğine inanıyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

ALTIN Vatandaş yastık altındaki tonlarca altınını çıkarıp satmış. “Kim aldı”ya gitmiştir!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YİYECEĞİNİ KÖTÜLEYEN KİŞİNİN SOFRASINDA YEMEK YEME.” (Çerkez...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Konuşma; insanın, hemcinslerine meramını anlatabilme özelliğidir....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ALTIN Vatandaş yastık altındaki tonlarca altınını çıkarıp satmış. “Kim...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YİYECEĞİNİ KÖTÜLEYEN KİŞİNİN SOFRASINDA YEMEK...

Dile Hâkimiyet, Sahibini Yüceltir

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Konuşma; insanın, hemcinslerine meramını...

Zeynep…

Mahmut KANMAZ Günleriniz mutlu ve umutlarınız bereketli olsun derken, tekrar...

HAZAN MEVSİMİ

Buğulu gözlerin oldum esiri Dil söylemez oldu bakışıyoruz Gençlik kâsesinden...

YAĞMUR

En güzel sesi sorsalar? Yağmur sesi, derim. Uzun zamandır, O sese hasretim....

Kilis nüfusu 5 bin kişi arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi...

“Haksız rekabet yapanlara para ceza...

Kilis Valisi Dr. Mehmet Tekinarslan, “Kamu hizmetleri ile piyasa koşullarında...

Kilis Adliyesi’ne tercüman al...

Kilis Adliyesi’ne ihtiyaç duyulacak dillerde tercüman bilirkişiler görevlendirilecek....

DEAŞ sanığı 6 yabancı uyrukluya hap...

Kilis’te terör örgütü DEAŞ üyesi oldukları iddiasıyla yargılanan,...

Köy temsilcileriyle tanışma ve isti...

Kilis AK Parti İl Başkanı Av. Murat Karataş, köy temsilcileriyle tanışma...

Minikler kütüphaneyle tanıştı

Kilis’te minik öğrenciler, İl Halk Kütüphanesi’ni ziyaret etti....

El yıkamanın önemi uygulamalı anlat...

Kilis’te 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü nedeniyle düzenlenen programda, TOKİ...

Çadırda eğitim gören öğrencileri zi...

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya. Fırat Kalkanı Operasyonu...

Kadına karşı şiddet arttı [ASAYİŞ T...

Kilis’te iki ayrı olayda kadınlara karşı şiddet uygulandı. Ekrem Çetin...

Kilis’te evde çıkan yangın korkuttu...

Kilis’te bir evin damında çıkan yangın kısa sürede söndürüldü. Edinilen...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BALIK Balık, kalbin dostuymuş. Tabi yerken, alırken değil!… *** RAPOR...

Kilis’in Bilinmeyen Yemek Çeş...

Metin MERCİMEK “YEMEK YAPMAK, SANATLARIN EN GÜZELİ VE KUSURSUZUDUR. BEŞ...