Evvel Zaman İçinde Kilis Tandır Keyfi

18 Eyl 2019 Çar 9:34
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Hasan BIYIKBEYOĞLU

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben nenemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir varmış bir yokmuş diyerek, dedem hikâye anlatmaya başlar başlamaz, keyiften dört köşe, kıble evdeki sıcak tandırın yorganları altına biraz daha sokulur, uzun ve keyifli geçecek bir kış gecesinin, ninemin sürpriz ikramlarıyla ağzımızın tatlanacağı hayaliyle, dedemin anlatmaya başladığı hikâyeyi dinlemeye başlardık.

Eskiden Kilis kışları daha soğuk, daha karlı ve uzun geçerdi. Şimdiki gibi kalorifer, taşkömür ya da gaz sobaları yoktu. Televizyonla henüz tanışmamıştık. Herkes kendi ekonomik durumuna göre çok amaçlı döküm odun sobası ya da tenekeden yapılmış sobalarda, zeytin odunu ya da bağ çubuğu hatta pamuk ya da susam saplarını dahti yakıt olarak kullanırlardı. Sobalar genellikle (eğer tarla bağ veya zeytinliklerde çalışmaya gidilmeyecekse) bir sabahları bir de akşamları yakılır. Oda ısınınca ve yanan şeylerin alevi geçince kalan közler mangala ve kocacığa çekilirdi. (Kocacık; kilden yapılmış içinde köz ateşi muhafaza edebilecek ve ısısını çevreye verebilmesi için delikleri bulunan kapaklı bir kap) Kocacık; 60×60 dört köşe sadece üstü kapalı, ağaçtan yapılı tandır kürsüsünün içine konur, üzeri atık bezlerin birbirine yamanarak yapıldığı ağır tandır yorganıyla örtülür. İnsanlar altlarında minder, arkalarında yastık oturarak ayaklarını bu yorganın altına sokarak ısınırlardı. Tandır yorganının üzerine ilave yorganlar serilerek oturum alanı genişletilebildiği gibi, bu ilave yorganların altında boydan boya yatılabilirdi de.

Yaşamayana bunun zevkini anlatabilmek mümkün olmaz sanırım. Belki eskiden kışları biraz üşüyerek biraz zahmetli geçirirdik ama aile bağlarımız, komşuluk ilişkilerimiz daha kuvvetli ve güzeldi. Aile bireyleri ve komşularımızla dayanışma içerisinde, sevgi ve saygıya dayalı daha mutlu bir hayat yaşardık.

Dedemin anlattığı hikâyelerin sonu da hep mutlulukla biterdi. Eskiden hikâyelerimizde bile karamsarlığa yer yoktu. Dedem hikâyenin en heyecanlı yerinde hikâyeye ara verir, nazlanır, bizden ısrar beklerdi.

İşte bu hikâye aralarında ninem boynunda asılı koynunda sakladığı mahmilin (dolabın) anahtarını çıkarır, dolabı açardı. Dolabın içinde neler mi vardı? Neler yoktu ki! Yazdan hazırlanmış kendi yetiştirdiğimiz bağların üzümünden, cevizinden, fıstığından, bademinden hazırlanmışsucuklar, bastıklar… Bastıklarla yapılan, içine ceviz içi ve çeşitli baharatlar doldurulmuş nuskalar, irmik ve üzüm suyundan pişirilip kurutulmuş kesmeler… Yaz sıcağında kurutulmuş kapkara humusu, üzüm kuruları, ceviz, antepfıstığı, badem içleri, daha neler neler… Azar azar tadımlık pay ederdi, herkese eşit bir şekilde verirdi ninem. Azar azar bol çeşit üç çenet sucuk, fıstıklı, cevizli, bademli, bir nuska bir kesme, az bastık. Biraz ceviz ya da badem içi bol kepçe kuru üzüm. Kuru üzümde sınırlama yoktu; çünkü kuru üzümümüz her zaman çoktu. Okula giderken bile cebimizi doldururdu ninem. Az da leblebiyle harika olur kuru üzüm yemesi.

Bu tatlıların üretiminde ve hazırlanış aşamasında, küçükten büyüğe herkesin emeği olduğundan, bana daha bir lezzetli gelirdi. Kilis’te şimdilerde bu gelenek çok azaldı, evlerde pek yapılamıyor, hazır alıyoruz. Yazın hazırlanan bu tatlıları bize yedirmezler, saklarlardı. Ne zaman yeneceğini sorduğumuzda develer dama çıkınca yenir, denilirdi. Çok küçükken buna gerçekten inanırdık. Develer dama çıksa da, bu tatlılardan yesek diye develerin dama çıkmasını beklerdik.

Şimdi Kilis’te bu tatlıları her zaman mağazalarda bulmak mümkün, imkân da var ama o tadı bulamıyorum. Hâlbuki eskiden ne zevkle yerdik tandır başındı. Az olduğundan mı nedir, yavaş yavaş çiğner, yediklerimizin tadını tam almaya çalışırdık. Çocuklar arasında paylarımızı değişebilir, bu paylarımızı yarınki vazifelerimizi devretmede, rüşvet olarak kullanabilirdik. Mesela İpşir Paşa Çeşmesi’nden getirilecek içme suyunu kim getirecekse, başkasına sucuklarını vererek iş ona devredebilir. Ahırdaki hayvan yemleme kimin işiyse, o da payının bir kısmını vererek öbürüne devredebilirdi.
Bu küçük alış veriş oyunları, her kafadan curcuna seslerle sürerdi. Yediğimiz tatlıların ağırlığı ile gecenin sonuna yaklaşıldığımızda dedemin anlattığı hikâye ninni yerine geçerdi.
Alttan bacaklarımızdan tüm vücudumuzu saran tandırın sıcaklığının verdiği rehavetle, ailenin tümünün bir arada olmasının verdiği güvenle, tatlı, mutlu, derin bir uykuya dalardık.
Tandır keyfi bir başkaydı…

 

Benzer Haberler

SEVİ Çete, turizmi sevmiş. Neyi sevmedi ki?!… *** KARAKOL Olaysız mahalle, karakolsuz kalacakmış....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “EĞİTİM-ÖĞRETİME HİZMET DEMEK, BENİM İÇİN MUTLULUK DEMEKTİR. BEN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, insan kalbi hayatı boyunca mutluluğun peşinde koşar. Hep bir...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SEVİ Çete, turizmi sevmiş. Neyi sevmedi ki?!… *** KARAKOL Olaysız mahalle,...

Yaşar Aktürk’ün İkinci Erkek ...

Metin MERCİMEK “EĞİTİM-ÖĞRETİME HİZMET DEMEK, BENİM İÇİN MUTLULUK...

Mutluluğun Sırrı

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, insan kalbi hayatı boyunca mutluluğun peşinde...

DUYGULARIN DİLİ

Rüzgârlarla gelen umut kokuları, Çiçeklerle dolu aşkın yolları, Yüzünde...

Okul Anılarına Devam

Mahmut İhsan KANMAZ   Selam, sevgi ve saygılarımla bir yazıma daha başlıyorum...

Huzursuzluktan Kurtulmalıyız

Uğur KEPEKÇİ   Yapılan araştırmalar, insanoğlunun gittikçe daha huzursuz,...

Çocuklar pizzayı ilk defa yedi

Kilis Karamelik Köyü Okulu öğrencileri ilk defa pizza yemenin mutluluğunu...

Türk Ocakları Kilis Şubesi yönetici...

Türk Ocakları Kilis Şubesi yönetim kurulu üyeleri, Şube Başkanı Doç....

Danimarka heyeti İdlib krizi için K...

Danimarka Ankara Büyükelçiliği Müsteşar Yardımcısı Dr. Anders Sıegumfeldt...

HASTANEDE ‘CORONAVİRÜS’ TEDBİRİ!...

Kilis Devlet Hastanesinde coronavirüs için oluşabilecek her türlü vakaya...

Kilisli Muallim Rıfat Bilge için an...

Ünlü Türk dilbilimci, Türk dünyasının en önemli kaynak eserlerinden biri...

SGK teşvik süresi 1 yıl uzatıldı...

Kilis’te ilave 6 puanlık Sosyal Güvenlik Kurumu teşvik süresi 1 yıl daha...

Optisyen ve Gözlükçüler Odası genel...

Gaziantep Optisyen Gözlükçüler Odası hafta sonu ilk olağan kongresini yaptı....

İl Genel Meclisi üyelerinden Vali S...

Kilis İl Genel Meclis Başkanı Şıhmehmet Yalçın ve İl Genel Meclis üyeleri...

Özel Meltem Okulu “Bursluluk Sınavı...

24 yıllık tecrübesi ile Kilis’e hizmet vermeye devam eden Kilis Özel Meltem...

Karacoşkun’a Keleş’ten Vergi Haftas...

Kilis Defterdarı Zekeriya Keleş ve beraberindekiler, Vergi Haftası münasebetiyle...

Kilisli Muallim Rıfat Bilge Ankara&...

Ankara’da Kilis Kültür Derneğin Genel Merkezinde, Kilisli Muallim Rıfat...

Ülkü Ocakları Ülkücü şehitleri andı...

Kilis Ülkü Ocakları, Ülkücü Şehitleri Anma Programı düzenledi. Program,...