Dolar 31,5766
Euro 34,2974
Altın 2.147,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 17°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
17°C
Parçalı Bulutlu
Sal 13°C
Çar 15°C
Per 14°C
Cum 13°C

Fikir Yoksulu Olmayalım

Fikir Yoksulu Olmayalım
A+
A-
28.05.2015
399
ABONE OL

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, fikir yoksulluğu bütün yoksullukların anasıdır. Fikir yoksulluğunun diğer yoksulluklardan önemli bir farkı vardır. Diğer her şeyin yoksulu olduğunu bilen insan, “Benim paraya ihtiyacım var”, “Ekmeğe, suya ihtiyacım var” diye söyleyip, derdini dile getirebilir.

Fikir yoksulu insanlar ise, fikir yoksulu olduklarını bilmezler.

Fikir; insan zihninin bir şey hakkında edindiği bilginin zihinde temsili veya kurduğu kavramdır. Genellikle zihnimizde ki her düşünce nesnesi, fikir adını alır.

Descartes’e göre üç türlü fikir vardır.

1) Doğuştan fikirler; yani düşünce aracılığı ile kendimizde bulduğumuz fikirler.

2) Yapma fikirler; Bunlar bizim zihnimizin eserleridir.

3) Dıştan edinilen fikirler.

Eğer bir insanda bunun üçü de yoksa o insan, faydalı düşüncesi olmayan fikirsiz, fikir yoksulu bir insandır.

Böyle bir insanın kendisine, ailesine ve topluma hiçbir faydası yoktur.

Bir konu hakkında fikir edinmek, kanaat sahibi olmak, fikir yormak veya zihin çalıştırmak için, ondan fikir almak veya fikir danışmak isterseniz, size faydalı olamaz.

Çünkü fikri yoktur. Fikir yoksulu olduğu için de, fikir yürütemez, düşünce ileri süremez ve düşündüğünü anlatamaz.

Toplumumuzda bu gibi fikir yoksulu insanlara çok rastlarız. Bunların hoşgörü ve uzlaşma kültürleri de yeterli olmadığından, çevre duyarlılıkları da noksandır.

Paylaşmayı da bilmezler. Çıkarlara dayalı iki yüzlülükleri vardır. Nemelazımcıdırlar.

Son zamanlarda; ilgili bilgisiz, bilgili de ilgisiz bir toplum olduk. Buna bir de, hem ilgisiz hem bilgisiz “Bana dokunmayan bin yaşasın” diyen, nemelazımcıları da eklersek düşünün halimizi.

Günümüzde, fikir yoksulu oldukları halde, “Her şeyi ben bilirim” diyen, yaşları büyük aklı küçük, ne yaptığını bilmeyen sözde yöneticiler de var. Bunun sonucu olarak ta iyi yönetilmiyoruz.

Bakıyorsunuz; hiç beklemediğiniz bir anda, ilgisiz ve bilgisiz birileri çıkıp, yanlış zamanda ve yanlış mekânda ülkenin kültürel, sanat, ekonomik, siyasal, sosyal ve dini konularında fikir beyan etmeye kalkıyor. Olmaz böyle şey.

Yöneticiliğin okulu yoktur, bir yetenek ve tecrübe işidir. Aynı zamanda, yöneticinin genel kültürü ve insanlık yönü de çok önemlidir.

Otoritesini bulunduğu mevkiden değil, bilgisinden ve fikrinden alan yöneticiler, toplumla iç içedir, her zaman alçak gönüllü olur, faydalı fikirler üretir, bunun sonucu olarak ta, herkes tarafından sevilir sayılırlar.

Bugün ülkeyi yönetmeye kalkışanların ve ülkeyi yönetenlerin sırası geldikçe her konuda fikir beyan etmeleri ve bu fikirlerini başlangıçtan itibaren kademe kademe savunmaları ve zamanı gelince de, sırasıyla tatbik mevkiine koymaları gerekmektedir.

Doğuştan fikrimiz yoksa faydalı düşüncesi olmayan neme lazımcı, fikirsiz bir insan olmamak için, okuyalım, öğrenelim, araştıralım, dıştan yapma fikirler edinelim, fikir beyan edelim ve fikir yoksulu olamayalım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.