Garip Bir Tesadüf

11 Eki 2017 Çar 9:48
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Kilis’in Bağarası (Cengin) köyünde göreve başladığım ilk yıl. 1980 yılı… Mesleğimin 7. yılı…
23 Nisa’n Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na hazırlık çalışmaları yapıyoruz. Okul öğretmen kadromuz müdür ile birlikte 6 kişiyiz. 3 bayan ve 3 erkek. Köy Kilis’e yakın olduğu için köyde kalmıyoruz. Her gün ticari bir taksi ile gidiş dönüş yapıyoruz.
Köyde milli bayramlar; okul müdürünün konuşması ve öğrencilere birkaç şiir okuduktan sonra çabucak bitermiş. Ben okul müdüründen bayram programını benim yapabileceğime ve yöneteceğime dair müsaade istedim.
Arkadaşlara görev paylaşımı verdim. Benim de payıma düşen müzikli birkaç oyundu (ront). 3. ve 4. sınıflardan 3 kız üç erkek öğrenci seçtim. Kızlar gösterişli ve güzel, eli yüzü temiz kızlardı.
Evden kendi teybimi götürdüm. Selam Pasajı’ndaki kasetçiye oyun müziklerini banda doldurttum. Şarkılardan biri, 80’li yılların çok revaçta olan “Aman Petrol” şarkısı idi ve Ajda Pekkan söylüyordu. Kızlar kısa kollu, renkli basma elbiseler giyeceklerdi. Her biri bir renk olacaktı. Emine köydeki en güzel kızdı. Yaşına göre daha uzun boylu ve yaşından iki-üç yaş büyük gösteriyordu. İri yeşil gözleri, sarıya kaçan açık kumral kalın, örgülü gür saçları vardı.
Kızların elbise ölçülerini aldım, terzide diktirdim. Bayramdan bir gün önce dikilmiş elbiselerini getirdim ve kızlara giydirerek oyunun son provasını yaptık. Bir hafta içinde öğrendiler ve çok güzel eşleri ile karşılıklı el tutuşarak oynuyorlardı. Son provada Emine olduğu yerde hiç kıpırdamadan duruyordu.
- Emine hasta mısın? Neden rolünü oynamıyorsun, dedim.
- Öğretmenim babam beni bayrama salmıyor. Dağa koyunları gütmeye gidecekmişim, dedi.
- Ama Eminecim ben senin ölçüne göre sana kıyafetini diktirdim. Senin kıyafetini kime giydireyim? Senin rolünü bu saatte kime öğretebilirim? Madem baban bırakmıyor, neden ben de oynayacağım, dedin? Üstelik annenle de bu konuyu konuştuk, “Tamam girsin” demişti. İtiraz kabul etmiyorum. O kıyafeti giyeceksin ve o bayrama katılarak oyunu oynayacaksın, dedim.

Başını yere eğdi ve sustu. Hafifçe ve zor duyulabilen bir sesle:
- Gönderirlerse gelirim öğretmenim,

- Ne demek gönderirlerse gelirim? Geleceksin, dedim.

Ertesi sabah bayram sabahıydı.

Okul bahçesinin önünde, köylüler halka şeklinde bayramı izlemek için sıralanmışlardı. Saygı duruşundan sonra İstiklal Marşımızı okutturdum. Okunan şiirlerden sonra programı başlattım. Müdürün konuşması esnasında ronttaki öğrencileri kontrol etmek için yanlarına gidip baktığımda her çocuğu eşi ile karşılaştırdığımda, Emine’nin orada olmadığını fark ettim. Çocuklar da fark etmişti. Hep bir ağızdan:

- Öğretmenim Emine gelmedi, dediler.
- Neden gelmedi çocuklar, dedim.
- Öğretmenim babası salmadı, dediler.

- Kim babası evladım?
- Köyün imamı öğretmenim,  dediler.

Herkes eşinin karşısında yerini almıştı ama Ahmet sırada tek duruyordu. Eşi de Emine idi. Bütün emeklerim boşa gitmiş, grup bozulmuştu.

- Gidin Emine’yi evinden çağırın, çabuk! Kıyafetini giyinip gelsin!
- O bugün gelemez öğretmenim şehre indiler erkenden dedi, Halime. Emine, Hasan Bey’in öğrencisiydi. Hasan Bey de üzülmüştü.
Yapılacak bir şey yoktu. Oyunu 4 öğrenci ile oynamak zorunda kaldık. Ve düzen bozulduğu için oyun istediğim gibi olmamış ve emeğime acımıştım.
Pazartesi günü derse girmeden önce Hasan Bey’in sınıfına gittim. Sınıfına girebilmem için izin istedim ve sınıfa girdim. Emine arka sırada oturuyordu. Gözünün içine bakarak:
- Emine gel buraya, dedim.
- Efendim öğretmenim, dedi.
- Bayramda neden okula gelmedin? Bak senin yüzünden oyun bozuldu. Köye rezil olduk!
- Gelmedim işte, dedi küstahça.
- Demek öyle. Sen mi gelmedin, baban mı yollamadı?
- Ben gelmek istemedim…
Sinirlerim iyice gerilmeye başlamıştı artık!
- Neden, diye sorumu yenileyince,
- Neden olacak! Erkeklerin karşısında kısa kolla göbek atamam ben! Günah! Senin yüzünden öbür dünyada cehennemde mi yanayım! Sen başı açık geziyorsun, günahkârsın! Ben de mi günahkâr olayım?

Henüz 9 yaşındaki küçücük bir kız çocuğunun nasıl da beynini yıkamışlardı… Şaşıp kalmıştım!

- Sen okumanı-yazmanı öğret hocaaaa, oyundan sana neee!

Oyun dediği, eşi ile karşı karşıya gelip iki kere daire çizip dönecekti. Hepsi bu. Elbisenin kolu da dirsekte idi. Kısa bile değildi. Sonuçta 9-10 yaşında çocuktu hepsi.
- Kim söyledi sana bunları, baban mı, dedim.
- Sana ne? Kim söylediyse söyledi, dedi.
Hiç farkında olmadan o an elim havaya kalktı ve kızın suratına bir tokat attım. Elim ayağım zangır zangır titriyordu. Sonra öğretmenlerine döndüm:
- Hasan Bey! Kusura bakma arkadaşım. Çocuk senin öğrencin… Senin yanında vurmamalıydım biliyorum ama çok sinirlendim, dedim.
- Hak etti hocanım. Hele ben onun babasından da hesap soracağım. Bu ne cahillik! Sıkma canını… İyi yaptın, dedi.
Bu olay beni çok üzmüştü. 7 yıl boyunca hep sevdiğim, onların saçlarını okşayan elim bu defa ilk kez vurmak için kalkmıştı farkında olmadan…

Ertesi yıl evlenerek Gaziantep’e yerleştik. Eşim ve ben orada görev yapmaya başladık.

Aradan 8 yıl geçti…

Bir gün Kilis’ten bir telefon geldi. Ortanca kayınımın nişanı olacakmış. Kız da Kilis’in Polateli köyünde ailesi ile yaşıyormuş. Kayınım köye görevli olarak gittiğinde kızı görmüş, beğenmiş. İlla tutturmuş bana bu kızı alacaksınız diye…
Kayınvalidemler ile kalktık köye gittik. Ev sahipleri bizi iyi karşıladılar. Oturduk. Çayımızı, kahvemizi içtik. Bir süre sonra gelinle damat geldi, kendilerine ayırılan masaya oturdular. Gelin pembe uzun bir abiye giymişti. Türbanlıydı. Eşim yüzüklerini taktı. Arkasından gelin ve damat odada bulunan büyüklerin sıra ile ellerini öpmeye başladılar. Sıra benimle eşimin elini öpmeye gelmişti. Gelin elimi öptü, sonra başını kaldırıp yüzüme şaşkınlıkla uzun uzun baktı, baktı ve…
- Beni tanıdınız mı hocam, dedi.
Ani ve beklenmedik bir anda sorulan soruya cevap vermek için kızın yüzünü incelemeye başladım. Yok ama… Tanımıyordum ben bu kızı…
- Hayır tanıyamadım, dedim.
Kaşlarını havaya kaldırarak :
- Ama ben sizi tanıdım, dedi.
- Yaaaaaa… Öyle mi?
- Ben Bağarası köyünde yüzüne sille (tokat) attığınız Emine demez mi!… Bayramda okula gelmedim diye kızıp, tokat attığınız Emine!…

O an gözümde Bağarası köyü, okul, sınıfım ve öğretmen arkadaşlarım öğrencilerim canlandı. O olayın dışında orada geçen iki yılım çok güzel geçmişti. Yıllar sonra Emine ile biz iki eltiydik.

Hayat işte böyle, sürprizlerle dolu oluyor…

Benzer Haberler

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!… *** YOLCULUK...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz arasında bana ulaşmak...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN YENEN GÜÇ, YALNIZ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

CEP Cep telefonu olmayan çobana iş verilmeyecekmiş. Dahası kız da verilmeyecek!…...

Sayın Reisicumhurumuza Arz Olunur

Nejat TAŞKIN    Bu yazım sizin dikkatinizi çeker ve yoğun işleriniz...

Şoför Nebahat “Güçlü Kadın”

Metin MERCİMEK “GÜÇ ERKEĞE, GÜZELLİK KADINA VERİLİR; AMA HER ŞEYİN...

Kilis’i Tanıtmanın Yolları

Enver KARAKILIÇ   Gerek basın ve gerekse köşe yazarları olarak Kilis’imizi...

Sosyal Bir Birey Olabilme

Şükran DEMİRLER YAVŞAN   Şu son zamanlarda yaşanan şiddet olayları...

YOLCULUĞUM

Bir X treninde Gözlerim kapalı gidiyorum. Vagonda herkes uyurken , Ben kendimi...

Futbol Takımından Karacoşkun’a ziya...

Üniversiteyi amatör futbol liginde temsil eden 7 Aralık Üniversitesi Spor,...

ÖSO askerleri, otobüslerle Suriye’y...

Türkiye’nin Afrin operasyonunda geri sayım sürerken, sınır hattında hareketlilik...

Okullarda karne heyecanı

Kilis’te ilk ve orta dereceli okullar yarıyıl  tatiline girerken, 32 bin...

Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yü...

Yeni oluşturulan Eğitim-Sen Kilis İl Temsilciliği Yürütme Kurulu görevine...

Azez’de ‘canlı bomba’ saldırısı

Kilis‘e komşu Suriye‘nin Azez kentinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)...

Halkın sorunlarını dinlediler

Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Milletvekilleri Reşit Polat ile Hilmi Dülger,...

Patent, Markalaşma ve Coğrafi İşare...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde İleri Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi...

Polisten imamlara bilgilendirme

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Liderlik eğitimi sertifikaları dağı...

Kilis Belediyesi ve Alman İşbirliği Kurumu GİZ ile ortaklaşa düzenlenen...

Diyanet-Sen Bölge İl Başkanlarından...

Diyanet-Sen Adana Başkanı Faysal Akkoç, Diyanet-Sen Osmaniye Başkanı Adnan...

“Haydi Çocuklar Camiye” Programı ba...

Kilis’te Kâşif Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü Derneği tarafından “Haydi...

Çocuklar yurttan kaçtı

Kilis’te yurttan kaçan iki çocuk her yerde aranıyor. İsmet Paşa Mahallesi’nde...