Garip Dayı

20 Kas 2020 Cum 9:06
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Halil İBAN

(E. Ed. Öğrt.)

 

Kilis’in dayıları da delileri de ünlüdür. Bunlara akıllı deliler de derler. Dayı lakabı, yiğit ya da kabadayılara denildiği gibi, şakacı, espriyi patlatan, hazır cevap, açık sözlü ve bazen de patavatsız kişiler için kullanılır.

ZeytinDalı’nın eski sayılarında bunların adları anılmıştı zaman zaman: Tahsin Dayı veya Deli Tahsin (yazıdaki Garip Dayı olan kişidir), Deli Hasan veya Oylumlu Hasan/Döngel Hasan, Pamuk Dayı, Sait Dayı, Sinek Dayı, Rauf Hoca/Deli Rauf, Nafiz Hoca/Deli Nafiz, Mithat Dayı/Kel Mithat (Deli Mithat) gibi takma adlarla anılan, bilgili ve görgülü insanlar olduğu gibi, zeki ve hazır cevap ve nüktedan insanlardı… Bunların öyküleri ve yaşam biçimleri; tavır ve davranışları, başlı başına birer örnek ders alınacak durumları yansıtırdı… Bunların yaşantılarından küçük örnekleri, Kilis’in toplum kültürü içinde yer alması bakımından, bir anılar yumağı olması açısından önemli sayıyoruz. M.S.)

Garip Dayı: (Gerçek adı bu değildir. Onu gizlemek için bu adı ben uydurdum. H.İ.)

Kimdir? Necidir? Hani, “Kimin nesi? Kimin fesi?” diye sorarlar ya, İşte öyle bir soracak olursanız onu tanımak da tanıtmak da çok kolaydır. Bilinmeyen tanınmayan birisi değildir. Hasebi, nesebi belli, onurlu, gururlu, varlıklı soylu- soplu, Kilis’in eşraflarından olan bir ailenin tek oğlu, tek varisi olan bir zattır kendileri. Çocukluğunda evlerinin avlusundaki fıskiyeli havuzun çevresine evin hizmetkârlarınca Mısır, Kıbrıs ya da Halep’ten özel olarak getirtilmiş, beyaz eşeğe bindirilerek, başına güneş değmesin diye şemsiye tutulan, bindirildiği eşeğin semeri, palanı altın, gümüşlerle süslenmiş bu değerli çocuk Şehzade, gençliğinde de benzeri bir yaşam sürmüş. Vur patlasın, çal oynasın bitmeyecek, tükenmeyecek sandığı varlığı yiyip bitirerek yaşamıştır.

Evlilik çağına gelince amcası kızı ile evlendirilerek mal varlığının korunmasına çalışılmıştır. Ama bizim Garip Dayı almış başını gidiyor. Ne söz dinliyor, ne öğüt. Zaten kendisine akıl verecek olan da yok. Onun çevresini saranlar da kendisi gibi olanlarla kendisinden yararlananlardı. Bunlar da çevresini öylesine sarmışlardı ki, bunlar tarafından istenmedik bir kişi kim olursa olsun istese de giremez aralarına.

Bu durum böyle birkaç yıl sürer gider. Garip Dayı’nın bitip tükenmez sandığı o büyük, o kocaman varlık, artık dağı kaplayan kar gibi eriyip gitmeye başlamış-tır… Bunu ilk anlayan eşi olur. Baş edemeyince, kendisini terk edip gider. Bizim Garip Dayı koca evin içinde tek başına kalır. Kendi başına kalışından bir şikâyeti olmaz.

Arkadaşları artık onu evde de görebiliyor, âlemlerini, eğlencelerini artık evde de yapabiliyorlar. Kumar, içki ve kadın dışında bir uğraşları yoktur. Bu yaşam kaç yıl sürebilirdi. Üç yıl, beş yıl, hadi on yıl diyelim. On da sizin gül hatırınız için olsun. Gelin buna yirmi yıl diyelim. Bu demektir ki gençlik, orta yaşlılık bitmiştir. Artık yaşlılık gelmiştir. Artık ne soydan-soptan kalan varlıktan bir şey kalmıştır, ne de eski yaşam biçimini yürütecek güç kalmıştır.

Gemicilerin bir sözü vardır: “Batan gemiyi önce fareler terk eder” derler. Bizim Dayının da ilk terk edenleri, çevresindeki fareler olur. Dün kendisini yiyip bitirenler, bugün yenecek bir şeyi kalmadığını anlayınca çevresinden uzaklaşırlar.

Zavallı Dayı, kalır mı tek başına? Artık ne yedirecek ekmeği, ne harcayacak parası kalmıştır. Öyleyse arkadaşı, dostu ve seveni de yoktur artık… Geceleri evinde aç kaldığı günlerde uykusu da gelmez. Kendini sokağa vurur, kahve ve meyhane köşelerinde gizlenecek yer arar.

Eski arkadaşlarından olup bir zamanlar yanından ayrılmayanlar, kendisi için övgüler söyleyip yüceltenlerin çoğu kaybolup gitmişlerdir. Artık onu tanımaz olmuşlardır. Canlarını seve, seve verebileceklerini söyleyenler artık bir selamı bile çok görür olmuşlardır. Kahvede bir bardak çayı, bir fincan kahveyi, meyhanede bir bardak şarabı ya da bir yudum rakıyı bugün kendisinden esirgeyenler, dün iyi zamanında tenekelerle gelen ‘Zahle Rakısı’nı su içer gibi yutanlar; kesilmiş koyun, kuzu etlerini lop, lop aşıranlar, bugün artık kendisinden kaçar olmuşlardır.

Kahve, meyhane, lokal köşelerinde sürünürken yeni bir takım arkadaşlar edinmiştir. Bunlar o’nun geçmişini bilmeyen, bilseler bile duyup çok inanmamış genç kuşaklardır. Birçoğu onun torunu yaşında olan bu şımarık gençlerin artık birer eğlencesi olmuştur.

Kimi gelir: “Dayı, sen çok güzelsin, çok yiğitsin” der. Yanına yaklaşır, masanın üstüne koyduğu, kimin alıp verdiğini bilmediği sigara paketini yürütür. Kimi de belki birinin elinden almış olduğu bir avuç kurur yemişi kaçırır. O’-nu akşama değin bağırtır, sövdürürler.

Onu eski arkadaşları çok iyi tanırlar, kim olduğunu, gelmişini, geçmişini bilirler. Bunların dışındakilerce o bir Garip kişidir. Zavallı, yaşlı, yoksul garip bir ihtiyardır. Bu yüzden de adı Garip Dayı olmuştur.

Genç kuşaklar, yeni tanıyanlar onu sürekli alay edilecek, kızdırılıp küfrettirilecek bir deli, bir alkolik olarak tanımışlardır. Küfrün edebiyatını yapacak ölçüde bilir küfretmeyi. Ama o küfrün öylesini seçer ki hem kürettiği hem duyanlar gülerdi. Kilis Öğretmenler Lokaline gelir, bir masaya oturur, cebinden sigara paketini çıkarıp masanın üzerine koyar, varsa elinde bir avuç kuru yemiş onu da bir çay tabağına koyarak masanın üstüne bırakır. Önce çevreyi gözden geçirir, takılacağı birisi var mı diye araştırır. Bulduysa öyle birini hemen yakalayarak, “Yeğenim, bugün harmanım rahat değilim. Şuradan yarım şişe rakı ile bir şiş kebap söyle de kafam cilalansın” der. Bunu söylediği kişi genellikle genç öğretmenlerden biridir. Bu seçtiği kişi eğer isteği kabul edilmezse “Bana bak, şimdi öğretmen şarkısını söylerim ha!”

‘Mektebin bacaları/Ders verir hocaları’ türküsünü kendine göre, alaylı ve esprili bir şekilde değiştirerek, başlar söylemeye. Zaten isteğini kabul etmeyip çevirenin de beklediği budur.

Garson Akif’i çağırıp:

- Al şu parayı, Dayı’nın istediklerini getir, diyerek, gülüşmeye başlarlar…

Derneğin Lokalinde o sırada bulunanların tümü gülerler, söyletmeye neden olan da hemen isteği yerine getirip, Dayı için gerekeni ısmarlar. Zavallı Dayı önce sevinir, hem akşam yemeğini kurtarmış hem kafayı demlemiş olacaktır. Ama bu uzun sürmez. Çevreden yetişen şakacı gençler yavaş yavaş dayının masasını kuşatmışlardır. Kimi sigarasını, kimi bardaktaki rakısını, kimi de tabağındaki yarım şiş kebabını yürütmüştür.

Dayı çoğu kez tadına bile bakamadan bağırır, çağırır. Çaresi yok yine beklemeye başlar. O artık karnını doyuracak buluncaya değin bekler. Sonunda kesinlikle bulur bir yolunu. Karnı doyup kafa da demlenince garson Akif usta da ona bir çay ya da kahve verir. Dayı’nın o gün işi bitmiştir. Kalkar elektrik santralindeki kovuğuna yatmaya gider.

İşte bir zamanların, varlıklı, gösterişli yaşamının sonu böylece noktalanır. Cenazesini Belediye kaldırır…

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “SEVGİLİ HOCAMIZ, BİR GÜN KİLİS’İN AYRICALIK YARATAN İNSAN DAĞARCIĞINDAN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, bugünkü yazımda sizlere herkesin hayatı boyunca, birçok zaman...

Yorum 
0

Alaiddin ÖZKAR 13 Recep’te Hz. Ali’nin doğum yıl dönümünü idrak ettik. Bizim nesil Hz....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Hocamız Alâeddin Yavaşca’nın Doğum ...

Metin MERCİMEK “SEVGİLİ HOCAMIZ, BİR GÜN KİLİS’İN AYRICALIK YARATAN...

Kıskanç İnsanlar!

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, bugünkü yazımda sizlere herkesin hayatı boyunca,...

Ali Gibi Kahraman, Zülfikâr Gibi Kı...

Alaiddin ÖZKAR 13 Recep’te Hz. Ali’nin doğum yıl dönümünü idrak ettik....

Huzurun Karesi

A. Filiz GÖKDEMİR ÖZARSLAN   Merhabalar güzel insanlar. Bir yazımla yine...

Mimoza’dan Nobel’e

Harika ÖREN   Çocukluğumun beyaz sabun kokusuna karışmış, neşe saçan,...

Yatağan Elden Gidiyor

Turgay MUTLU   Yazının başlığı aslında “Yatağan Ovası Elden Gidiyor...

HAYTALYA

Kele bu uşaklar sebahten belli Mıkımı “Nene, haytalya yap” deyip durorlar...

Başkan Ramazan, yatırımları yerinde...

Kilis Belediye Başkanı Servet Ramazan, hafta sonu mesaisinde yapımı devam...

Başkan Ramazan Barutçu’yu ziyaret e...

Kilis Belediye Başkanı Servet Ramazan Kilis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve...

Kilis’te kaba evlenme hızı azaldı...

TÜİK Gaziantep Bölge Müdürlüğü evlenme istatistikleri 2020 yılı sonuçlarını...

Belediye Meclis toplantısı yapıldı...

Kilis Belediyesi Meclis Salonunda Mart ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi....

“Normalleşme sürecine girmek için e...

Eğitim-Sen Kilis il Temsilcisi Mustafa Kandemir yeni normalleşme süreci öncesinde...

İl Özel İdare’den Milli Eğitim Müdü...

Kilis İl Genel Meclisi Mart ayı toplantısı, Meclis Başkanı Şıhmehmet Yalçın...

Uyuşturucudan 2 kişi gözaltına alın...

Kilis’te uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla 2 kişi polis tarafından...

Evden Dolar ve altın çalındı

Kilis’te bir eve giren hırsızlar, Dolar ve altınları alarak kayıplara karıştı....

Kilisli sporcular dereceye girdi

Kilisli sporcular, Mersin’de düzenlenen Türkiye Şampiyonasında Gülle Atma...

Elazığ Karşıyaka Mahallesi’nd...

T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından...

Nişantaşı Üniversitesi 251 öğretim ...

Nişantaşı Üniversitesine; 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu “Öğretim...