Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Gazete Okumak

Gazete Okumak
A+
A-
14.10.2016
376
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Sayın Başbakanımız diyor ki: Aleyhimizde yazan gazeteleri okumayın. Ama açıklamıyor, kimin aleyhinde kimin lehinde olacak bu işlemler. Hâlbuki, gazete tiryakiliği tıpkı sığara tiryakiliği gibidir. Ben 78 yaşındayım, çıktığı günden beri Hürriyet, Milliyet ve son zamanlarda da yine yayın hayatına başladığı zamanlardan bu yana Sözcü ve Vatan gazetelerini alır, okurum. Diğer gazeteler hiç ilgimi çekmez, biraz keseye dokunmayacağını bilsem, ara-sıra aldığım Cumhuriyet gazetesini devamlı alırım ve okurum. Şimdi deniyor ki, bu gazeteleri okumanızda yarar yok zarar var. Allah Allah bu da yeni çıktı. Tıpkı sigara tiryakiliği olan gazete tiryakiliğini bırak, başka sigaraya bak, demenin demokrasiye uygun tarafını araştırmak istiyorum. Bulamıyorum. Karşıma çıkan diğer isimleri malum gazeteleri neden niçin okumamı tavsiye ediyorsunuz onu da bilemem. Ha ara sıra alıyorum, almıyor değilim, o da ilgimi çeken yağ partilerindeki görüntüleri izlemek için alıp da okuyorum. Sonraları o gazetelere para vermeden almak mümkün oluyor. Nasıl bilemiyorum, bazen kapıdan bazen de bacadan atıyorlar.

Ne ise, gelelim ana mevzua. Ben Güngör Mengü’yü, Ruhan Mengü’yü, Necati Doğru’yu ve Mustafa Mutlu’yu ve Can Atak’lıyı okumadan nasıl o günü pas geçerim. Hele hele Bekir Coşkun, Emin Cölaşan, Yalçın Bayer nasıl olurda pas geçilir? Sözcü’deki köşe yazarlarını Mehmet Türker’i, Mehmet Şehir’liyi ara-sıra da yazsa Yekta Güngör Özden’i okumadan nasıl gazeteyi katlar ve artık seni okumuyorum derim?…

Benim anlamadığım, bu nasıl bir girişim? Her iş bittide şimdi iş buna mı kaldı? Bakın başka işlere kim ne okursa okur. Burası demokrasi ve Cumhuriyet aşığı olan bir ülke… Bu ülkede basın her şeydir. Elbette yazacak ve çizecek ve bizde okuyacağız. Okuduklarımıza göre karar verecek ve semce hakkımızı kullanacağız. Çünkü bunun adı demokrasidir.

Sayın Başbakan diyor ki:

Bu ülkede medya güvenirliğini yitirmiştir, kendini bitirmiştir. Partimin mensupları olarak yalan yanlış yazan medya karşısında sizler de kampanyanızı yapın ve bu gazeteleri evinize sokmayın. Bunu başka türlü değerlendire bilirler. Siz bize karşı bu tür kampanyalar yapıyorsunuz, biz de size karşı en doğal kampanyamızı başlatıyoruz. Almayacağız. Hangi dilden anlarsanız, o dilden konuşacağız.

Sayın yazar Mehmet Şehirli köşesinde diyor ki:

Asıl görevini unuttu:

İnsan kendi vicdanına göre alır ya da almaz. Bunun taktirinin kişilerde olması gerekir. Bu yüzden Erdoğan’ın partililerine yaptığı boykot çağrısını demokrasi ve hukuka bağdaştırmak mümkün değil..

Tayip Bey asıl görevlerini unuttu. Gücünü kişisel kavgası uğruna kullanmaya başladı. Ancak, Başbakan her şeyden önce ülkenin sorunlarıyla ilgilensin, kişilerle değil.

İnsanlar geçinemiyor, esnaf kepenk kapatıyor. İşçi, memur, emekli kan ağlıyor. Başbakan olarak bunlara bir ışık tut.

Deniz fenerine boş ver. Feneri yanacağı kadar yanmış. Söndürmek artık mümkün değil ki…

İlahi Şehirli kardeşim, Başbakan onlarla niye uğraşsın?! Çok deneyimli vekilleri var ya! Hele bir Dengir Mehmet Fırat var ki, o her işin üstesinden gelecek vasıftadır! Onun için Başbakan artık öğle emekli filan sorunlarına eğilemez ve iftar sofralarında veryansın eder. Hele kravatını-ceketini de çıkardığında doğrusu ekran karşısında titremeye başlıyorum. Bu yaşına kadar çok liderler gördüm, ama böylesi kabadayı lidere doğrusu hayranlığımı söylemek mecburiyetindeyim! Çünkü onu tarih bir başka yazacak ve çizecektir. “ANANI DA AL GİT!” başlığı altında bizden sonraki nesiller çok yenilikler görecek ve belki de yaşananlara inanmayacaklardır. Fakat ne olursa olsun, ülkeyi germeyelim ve ılımlı hareket edelim. Zira gemi Allah korusun batarsa seni beni ayırt etmek mümkün değildir. Onun için sabırlı ve metanetli olmakta fayda var, derim… (2008)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.