Dolar 9,5064
Euro 11,0660
Altın 549,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 26°C
Az Bulutlu
Kilis
26°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 22°C
Cts 23°C
Paz 23°C

Gelin ve Kaynananın, Doktor Hasan ile Muayene Anı

Gelin ve Kaynananın, Doktor Hasan ile Muayene Anı
A+
A-
11.02.2018
85
ABONE OL

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Çok sevgili Kilisli arkadaşlarım;
Doktor Hasan, Kilis’imizin ileri gelen eşraf bir ailesine mensup, çok sevilen, halkı ile iç içe bir orada büyümüş sempatik, bilgili ve donanımlı bir doktoruydu. Kilis halkımız sağlıkla ilgili dertlerinde O’ndan deva bulurlardı. Tabiiki Hak’tan da… Hastaları ile bir akraba veya arkadaş gibi samimi bir havada ve Kilis şivesini kullanarak konuşurmuş. Buradan kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.

Geçen gün, hemşehrili bir arkadaşımız bana özelden bir mesaj atmıştı. Mesajında annesi ile eşinin aynı gün Hasan Bey’e muayene olmaya gittiklerinden bu muayenenin oldukça ilginç olduğundan sözetti. Bana bu konuyu kaleme almamı rica etti. Bunun yanısıra, yazımı çok beğenen Kilisli pek çok arkadaşlarım da Kilis şivesi ile ilgili bir makale yazmamı rica etmişlerdi. Bu muayenede müthiş bir mizah kokusu aldım ve şimdi sizlere, bu ilginç muayenenin tiyatro sahnesini açıyorum.

***

Sitti Deyza sebehleyin karnında bir guruldama, meğdesinde bir bulanma, bir sancı ile uyanır.

Gelini Emine de sufrada karnının ağrısından kıvrım kıvrım kıvranır.Kaç günden belli durmadan böbreklerinin ağrısından yakınır. Günde iki üç kelle de eptezhanaya (tuvalet) kusmaya seyirdir (koşturur). Evin erkeği Ökkeş arvadının bu halına çok çalkanır. “Bu beyle olmuycu arvat,seni sebehe Toktur Hesan’a götürüm. Ben zatan bir gün evvel sıra aldımdı, kalk hazırlan da gidek” der. Emine asbabını(giysilerini) geyinir. Havışa (evin bahçesi) enerken sitti Deyza bunları görür.
-Kele Emine!… Nere gidorsuguz kez!
– Heç ana Toktura gidoruk!
– Niye neyin var kele?
– Ana neyi, neyim var? Kaç günden belli böğrümün(böbreklerimin) ağrısından duramorum, niye görmonmu?
– Yel girdi zahar! Paragınz(paranız) çooook…Hemen toktura ulaşıng bakalım!
– Heyyaaa… Arvadı can, anası balcan!
Gelin fukara kaynanasına herifinin yanında ustalığından (kurnazlığından) bir henek söylemez höser (susar).
– Ane Allahtan kork! Arvat kaç günden belli meğdesinin, böyrünün ağrısından duramor görmon mu?
– Benim de karnım ağror, sanki bağarsaklarım doğranor… Bak anaya kalk gidek, seni de toktura götürüm deyen var mı?
– Öhöhhöhööö… Öhöhhöh höö deyi ağlar, döğünür. Allah benim canımı ala da ellerinden eyle kurtulam,diye yalan yere ağlar. Olmayan gözyaşlarını dolağının (başındaki tülbentinin) ucuyla ikide bir siler. Hesıtlık (kıskançlık) bu yaaaa!…
-Ya hevlevela, kuvvete illa. Billahilaleyyil azim,der Ökkeş!
– Kalk geyin de gidek kak!Şu çenenden kurtulak!
Hemen yıldırım kimi geyinmeye gider.Arabaya binerler. Muayenehaneye gelirler. Aman Allahım! Bu ne kalabalık! İçeri ehşer, mehşer yeri keder yeğin kalabalık! Oturacak ne yer var, ne yurt var, muayenehanenin dereçlerinece adam dolu.
– Bi’ der Sitti Deyza:
– Kele anam bu ne kalabalık! Sanki Kilis’te adam kalmamış ta bura gelmişler.
– Ane sen gel şu kürsüye otur!
Gelin ayakta!
Bak arvadının canı nasıl kıymatlı!Hemen genni kürsüye oturttu. Ben sancıdan geberorum, beni ayakta tuton!
Ökkeş neredeyse delirecek.
– Ane Allahısen hös artık! Başım, beynim kazan kimi oldu! Acı billokmacık hös beni sevorsan!
Tam o sırada oda bakıcı hastanın adını çağırır.
– Emin’e!…Zeytci…
– Kalk arvat seni çağırollar.
O sırada Sitti Deyza da ayağa fırlar, gelini ile muayene odasına girerler.
Sekreter kız: “Hanımlar, iki kişi birden almıyoruz! Teker teker gelin!” der.
Dr. Hasan masada oturmuş bir hastanın reçetesini yazmaktadır. Sitti Teyze ile de uzaktan akrabadırlar.
Hemen lafa atlar Sitti Teyze:
– Kolay gelsin Hesan, oğlum!
– Oooo! Gel bakalım teyze. Hoşgelding!
– Hoşbulduk!
– Nasılsın?
– Nedek oğlum! Eyyilik yok artık bize şimden kelli!
Ökkeş devreye girer:
– Bizim Arvat yeğin heste Toktur Bey!
– Gel kızım söyle bakım?
Daha gelin ağzını açmadan:
– Aman karnımda bir sancı var, eynen beni deli edor.
-Sen gelin missin Sitti bacı!
– Susar.
Tekrar geline sorar:
Neyin var kızım?
Karnım ağrır doktor dey!
– Başka?
-Sitti Deyza gene atılır:
– Karnıma bir sancı giror, eynen yılan kimi! Sanki bir pıçaktan karnımın etlerini doğrollar.
– Kele anam sana sormadım! Geline sordum. Kelle mi bişiron?
– Doktor Bey bezen midem, böbreklerim ağror da!…
Başka ne şikâyetin var?
Kaynana:

– Aman yavrım beni bir üşütme tutor, bütün ezem titror!
– Ya hevlevela… Anam sana demiyorum ben! Niye heber dinlemon?
Geline döner ve “Bu defa sen anlat!” der.
– Sancılanorum bezen.
– Gel buraya! Elleri ile Emine’nin karnının ortasıyla elini bastırır!
– Acıyormu? Sonra elini sağ tarafa bastırır. Emine canının açısından bir çığlık atar.
– Tamam, der, eline aldığı kâğıda yaptıracağı tahlilleri yazar.
– Bege de yazıcın mı reçete?
Artık sinir krizine giren Dr. Hasan Sitti Deyza’yı çağırır.
– Sen hele gel bakım yanıma! Sen eve get bir eyyi osur! Bi şeyin kalmaz!…
– Yeri sen de sekkeli ağarasıca!…
Ökkeş’ e döner:
– O tahlilleri yaptır getir. Ben safra kesesi taşından şüphelendim!…

altınbaş

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.