Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 22°C
Az Bulutlu
Kilis
22°C
Az Bulutlu
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 28°C

Geliniz İstanbul Boğaziçi’ni Gezelim

Geliniz İstanbul Boğaziçi’ni Gezelim
A+
A-
17.08.2021
493
ABONE OL

Metin MERCİMEK


“BOĞAZİÇİ, ŞEN GÖNÜLLER YATAĞI
HER BUCAĞI ÂŞIKLARIN OTAĞI
MEHTABI HOŞ, GÜNEŞİ HOŞ, GÜNÜ HOŞ
BOĞAZİÇİ HERKESİ EDER SARHOŞ.”

(Söz: Prof. Dr. Alâeddin YAVAŞCA
Beste: Prof. Dr. Alâeddin YAVAŞCA)

İstanbul’un incisi diye yorumlanan Boğaziçi’ne bir göz attığımız zaman, hem Avrupa Yakası’nda hem de Anadolu Yakası’nda birbirinden güzel ve birbirinden muhteşem semtleri görürüz.
Avrupa Yakası: Rumelihisarı, Sarıyer, Büyükdere, Yeniköy, İstinye, Emirgan, Bebek, Arnavutköy, Ortaköy, Beşiktaş, Kabataş, Karaköy, Eminönü, Rumelikavağı.
Anadolu Yakası: Anadolukavağı, Beykoz, Paşabahçe, Çubuklu, Kanlıca, Anadoluhisarı, Kandilli, Çengelköy, Beylerbeyi, Kuzguncuk, Üsküdar.
Gerek coğrafi konumu, gerek doğal güzellikleri ve gerekse kültürel çeşitliliği ile gözlerimizi kamaştıran İstanbul Boğaziçi’ni anlatmak gerçekten çok zor. Ancak bu doğa harikası yer gezilerek anlatılabilir. Eminönü’nden şehir hatları Boğaziçi vapuruna bindiğimiz zaman, ilk durağımız Emirgan oldu. Emirgan çay bahçesinde Boğaziçi’ni seyrederek çay içmek çok güzeldi. Tabi bu arada meşhur Sakıp Sabancı Müzesi’ni ziyaret etmeyi de ihmal etmedik.
Emirgan’da çayımızı içtikten ve gezimizi yaptıktan sonra, Emirgan İskelesi’nden binebileceğimiz şehir hatları vapuruyla Anadolu Yakası’nda bulunan Kanlıca semtine geçtik. Hepimizin yakından bildiği gibi meşhur ‘Kanlıca Yoğurdu’nu yiyerek bir mola verdik. Bu moladan sonra Mihribat Korusu’nu ziyaret ederek burada tarihi bilgiler almamız daha yararlı oldu. Sözü edilen bu koru, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızı Rukiye Hanım’a yüz görümlüsü olarak hediye edildiğini öğrendik.


Anadolu Yakasını dolaştıktan sonra vapurla tekrar Avrupa Yakası Sarıyer’e geçtik. Yavaş yavaş Karadeniz sularına yaklaşmış olduğumuzu hissettik. Bir tarafta eşsiz yalılar, bir tarafta Boğaziçi’nin muhteşem görünümü, bir tarafta ormanların güzelliğini seyrederek doğru balıkçılar çarşısına gittik. Çeşitli balık türlerini seyrettikten sonra, İstanbul’un en ünlü börekçisi olan Sarıyer börekçisini ziyaret etmeyi unutmadık. Ayrıca yine çok ünlü olan Sarıyer’in tavukgöğsü tatlısını yemeden buradan ayrılmak olmazdı.
Gezimizin son durağını Rumeli Kavağı olarak kararlaştırdık. Yine her iki yakanın muhteşem görünümünü seyrederek ve birçok semtlere selam vererek Rumeli Kavağına vardık. Buraya ulaştığımızda, sanki ayrı bir ülkeye, ayrı bir coğrafyaya ya da ayrı bir gezegene geçiş yaptığımızı hissettik. Artık az sesli su dalgaların sesini değil, çok sesli su dalgaların sesini duymaya başladık. Çünkü Karadeniz’in hırçın suları kulaklarımızı çınlattı. Balığı, midyesi ve inciri meşhur olan Rumeli Kavağı, 4.ncü Sultan Murat devrinde, Rus Kazakları’nı durdurmak üzere inşa edilen bir kale olduğunu, ancak bu kalenin günümüze kadar ulaşmadığını da öğrendik.
İşte, gerek coğrafi konumuyla, gerek doğal güzellikleriyle ve gerekse kültürel çeşitliliği ile gözlerimizi kamaştıran İstanbul Boğaziçi’ni herkesin gezip görmesi ve bilgi alması gerektiğini düşünüyor ve İstanbul’un bir başka güzelliğinde yeniden görüşelim diyorum.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.