Gençlik & Yaşlılık-1

04 Ara 2020 Cum 14:39
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

“Gençlik, bir ağaç dalındaki yeşil ve taze yaprağa benzer… Yaşlılık ise, rüzgârın önünde savrulan, sararmış ve kurumuş gazel gibidir…” (Anonim)

Her şeyin gönlünüzce olmasını dileyerek, bir yazıma daha başladım bile sevgili arkadaşlarım.

Bugün hepimizin yaşadığı ve sonrasında da yaşayacağı bir süreçten, yani herkesin başında olan bir yaşam gerçeğinden söz edeceğiz kısmet olursa.
Gençlik ve onun ileri evresi olan yaşlılık, yazımızın temasını oluşturacak.
Yani bir nevi “Bumerang serisi” gibi… İki zıt uçlu, yaşam gerçeği manasında…
Her insan, istemsiz olarak dünyaya gelir. Yani hiç kimse nerede doğacağını ve ailesinin kim olacağını önceden bilemez. Onun takdiri Yüce Yaratıcıya aittir. Bunu böyle bilir ve böyle inanırız.

Doğumu takiben, bebeklikten sonra da büyümesini sürdürür çocuk. Yaşamın en pembe günlerini yaşar bu dönemde… Ne dert vardır bünyesinde, ne de gam…
Tek isteği, karnının doyması, sıcak bir yuvasının olması ve onu seven bir anne ve babasının, kısacası ailesinin olmasıdır.
Tabi, bir de oyuncakları ve oyun arkadaşları… Hepsi bu…

Sonra adına gençlik dediğimiz bir serüven başlar. Artık akıllanmış ve bazı gerçeklerin ayırdına varmıştır. Ama yine de adı gençtir, Kilis’teki ifadesiyle ”Cahal”dır. Her şeyi enine boyuna hesap edip düşünemez. Dedik ya, daha toydur ve yaşamın gerçeklerine tam olarak vakıf değildir. Lay lay lom takılır çoğu zaman.
Yaşlıları pek de iyi anlayamaz. Hani denir ya, “Aklı bir karış havada” ya da “Başında kavak yelleri esiyor” diye. Aynen de öyledir. Hiç, “Hayır öyle değil” falan demeyin lütfen. Hepimiz yaşadık o günleri… Hepimiz genç olduk, biliriz yani.

Tabi bu sözlerim, yüzde yüz bir genelleme değildir. Hayatın acımasız tarafıyla ve onun getirdiği türlü dertlerle, sorunlarla erken tanışan gençlerimizde vardır mutlaka. Ama çoğu gencin hal ve ahvali, daha önceki dediğim gibidir.

Sanki kendisi hiç yaşlanmayacakmış gibi davranır bir kısım gencimiz.
Etrafındaki yaşlı ve tecrübeli insanları anlayamaz bir türlü. Onların neler hissettiğini bilemez. Çünkü o yaşlı olmamıştır hiç. Oysa yaşlı insanlar bilir ve anlar durumu. Zira onlar, geçirmiş ve yaşamıştır gençlik denilen zaman dilimini.

Güzel bir söz vardır, tam da bu konuyla alakalı… Der ki bir bilge insan: “Gençlikte günler kısa, yollar uzun, yaşlılıkta ise, günler uzun, yollar kısadır.”
Aynen de öyledir durum.

Gençlik güzeldir. Sevdalar sarar bazı gönülleri. Kanlar kaynar, yürek pırpır eder.
Düz yolda bile şaşırır yolunu, adımları boş boş atar. Demiş ya asırlar öncesinden büyük filozof Aristotales…
“Ne yaparsan yap, bir genç tıpkı yengeç gibidir. Asla düz ve doğru olarak yürüyemez.” Haklı mıdır? Bence evet.

Söylemiştik biraz önce, serde sevda vardır, uyutmaz onu geceleri. Ne hayaller kurulur pembe pembe. Ne kolay ulaşılır hedeflere… Her şey oluverir gibidir bir çırpıda. Düz yolda yengeç gibi yan yan yürümesi ondandır hep.
Keşke hep öyle olsa….

Ama işler öyle değildir her daim. Düşlerle, yaşamın gerçekleri örtüşmez çoğu kez. Zira bilinir ki, hayat adil değildir hiç kimseye…
Kimini güldürürken, kimini de acılara ve dertlere gark eder.

Her şeye rağmen bazıları, sorunsuz bir gençliğin keyfini sürer. Bir kısmı, belki de olması gereken, ideal bir gençlik iksirinin, formülünü bulur ve der ki o zaman da: “Gençlik, genelde ‘sana ne’ diyebilmenin tarifsiz mutluluğu ve ‘bana ne’ demenin harika hafifliğiyle yaşamayı bilmek demektir.” Teşekkürler Murat Tavlı…

Bazı yetişkin insanlar gibi, gençlerde yaşamı yanlışlar yaparak, yani deneyerek öğrenirler. Bu her yerde ve her zeminde böyledir. Bilge insan John Erskin der ki: “Eğer bir gencin hata yapmasını önlersen, onun kararlarını da kendi kendine vermesini önlemiş olursun.”

Bunu derken de hiçbir şey yapılmasın anlamında değildir sözlerim. Tabi ki gereksinim duydukları bilgi, görgü ve eğitim verilmelidir genç kardeşlerimize.
Ancak sıkılmamalı ve zorlanmamalıdır. Onlara örnek olunacak davranışlarda bulunulmalıdır. Zaten o zaman gençler daha kolay alırlar bazı şeyleri çevreden.

kanmaz1

“Gençliğin ruhunu, işlemeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada diken ve ısırganlar yetişir” buyurmuş, Johan Wilhelm İnellman.

Büyük şairlerimizden rahmetli Necip Fazıl da gençlik sürecinin bir yol haritasını verir gibidir bizlere. Derler ki:

 

“Gençlik gelip geçti, bir günlük süstü…
Nefsim doymamaktan, dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü,
Toplayın eşyamı, işim acele…”

 

Osmanlı’nın kuruluş sürecini anlatan ölümsüz eseri, “Osmancık’la tanıdığımız büyük yazarlardan Tarık Buğra da, gençlik ve yaşlılıkla ilgili düşüncelerini güzel bir kelamla değerlendirir gibidir. O da der ki: “Bana mutlu insanı tarif et deseler, hiç tereddütsüz,  gençliğini pişmanlık duymadan yaşayan ve hatırlayan yaşlı insanlardır derim…” Çok doğru.

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e göre de, gençlik çok önemlidir sevgili dostlarım. Öyle ki, Gençliğe Hitabesinde de anlam bulduğu haliyle, üzerine titrediği ve korunmasını istediği bağımsızlık ülküsünü ve cumhuriyeti bile onlara teslim etmiş ve demişlerdir ki: “Ey Türk gençliği, birinci vazifen Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur…” Sevgili atamız ve bütün şehitlerimiz nurlar içinde uyusunlar.
Hepsine de minnettarız yürekten…

Günlük telaşeler içinde çoğu zaman, abartıya kaçarız. Şimdi bu da nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız.
Ama az önce bir söz gözüme ilişti de onun için böyle dedim. Garry Grant buyurmuş: “Şayet biri size ne kadar genç görünüyorsunuz diyorsa, bilin ki aslında sizin ne kadar yaşlanmakta olduğunuzu ima etmeye çalışıyordur.” Doğru mudur, sizlere bırakıyorum.

Fakat gerçeklik payı da yok değildir hani… Diyelim ki, ablamız maşallah enine boyuna kiloludur. Karşılaştığı bir arkadaşı hemen söz alır: “Ay tatlım, ne kadar da fit ve zayıf görünüyorsun. Yapmayın böyle lütfen.
Ya da adamcağız hasta ve çok çok yaşlıdır. Denir ya hep, “Gözü toprağa bakıyor” diye. Aynen o hallerde. Ama biz yine de deriz hemen onu görünce, “Maşallah ne kadar da sağlıklı ve dinçsiniz. Tıpkı delikanlı gibi… Nazar değmez inşallah…”

Tabi bunların temelinde, insanımızın muhatabına bir şekilde, moral ve güç vermesi düşüncesi yatar. Bu da çok kötü bir hal değildir yani.
Yaşama sevinci ve doping aşılamak.

Oysa birçok yaşlımızın bu tür komplimanlara hiç de ihtiyaçları yoktur.
Zira onlar bilirler ki, “İyi yaşlanmanın sırrı, yeni insanlar tanımak ve yeni yerler görmekte gizlidir.”

Ülkemizi ziyaret eden turistlerin yaş ortalamasına bir bakın lütfen. Çoğu emekli
olmuş kişilerden meydana gelir. Bu bir vakıadır. İnsanlar, son demlerinde sıkıntı ve stresten uzak yaşamayı ve yeni yerler keşfetmeyi tercih ediyorlar sanki. Farklı kültürleri öğrenmenin ve  değişik damak tatlarının ayırdına varmanın, keyif ve hazzını yaşıyor insanlar. Bence çok da doğru yapıyorlar. Bizden daha uzun yaşamalarının sırrı da bu olsa gerek…

“Yaşlanmak isteriz ama yaşlılıktan da korkarız bir taraftan. Bu da hayatı ne kadar da çok sevip, ölümden kaçmak istediğimizin ifadesidir” demiş, La Bruyere… Bir başkası da buyurmuş ki: “Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar ve nefesiniz daralır, ama görüş açınız da, bir o denli genişler.” Çok doğru bence…

(Devam edecek)

Benzer Haberler

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan adamlara sıra gelmiyor...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN TEKNİK ESERLERİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan konuşuyor. Laf...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan...

Eğitim Nedir?

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN...

Neden Susuyoruz?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan...

Hz. Fâtımâ Resulûllah’ın Bir Parças...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) gerek bu dünyada himmetinden,...

Polateli-Şahinbey OSB’ye yatırım da...

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Ortadoğu,...

Çiftçilere toprak analizi uyarısı...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, çiftçilerin, tarlalarından iyi...

Horozkarası üzümün faydaları saymak...

“Kilis Karası” veya halk arasında “Horoz Karası” olarak bilinen üzümün...

Kilis’te korona virüs denetimi

Kilis’te korona virüs tedbirleri denetlendi. Denetimlere Vali Yardımcıları...

Yaşlı adam evde ölü bulundu [ASAYİŞ...

Kilis’te evde ölü bulunan yaşlı adamın ölümü şüpheli bulundu. Namık...

Sınır kapısında sigara ele geçirild...

Kilis’in Çobanbey Gümrük Kapısında bir araçta yapılan aramalarda kaçak...

Son cemre toprağa düştü

Baharın müjdecisi olarak bilinen ve “kor halindeki ateş” anlamına...

Kilis’te köy içi yollar düzeltilece...

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Şıhmehmet Yalçın, köylerdeki su, kanalizasyon...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılında, Kahramanlarımızın Anılması İçin...

Cng freze tezgahı operatörü mesleği...

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Burdur İŞKUR İl Müdürlüğü ve Mehmet Akif...

Çırak Eğitimi Emin Ellerde

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanlar hayatta yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla...

Delikanlı Bir ‘Doğan’ Göçmüş!...

Uğur KEPEKÇİ   Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Doğan Köroğlu...