Gerçek ve Acı Hikâyenin Muhteşem Eseri: Artık Bu Solan Bahçede Bülbüllere Yer Yok

11 Oca 2018 Per 22:18
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:

Gerçek ve Acı Hikâyenin Muhteşem Eseri: Artık Bu Solan Bahçede Bülbüllere Yer Yok

Metin MERCİMEK
“İNSAN HAYATINDA ACI-TATLI BİRÇOK OLAYLAR YAŞANIR. BU OLAYI KALEME ALMAK BELKİ KOLAY OLABİLİR, AMA NOTALARA ALARAK BESTE YAPMAK HİÇ DE KOLAY DEĞİLDİR.”
(Yaşar AKTÜRK
İstanbul Kilis Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı)

Şiir ve edebiyat tarihimizde 20.yüzyılın önde gelen şairlerinden biri de, Faruk Nafiz Çamlıbel’dir. İstanbul’da doğan ve İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki öğrenimini yarıda bırakan Faruk Nafiz Çamlıbel, 1946-1960 yılları arasında İstanbul Milletvekilliği yaptı. Şiirlerinde genellikle aşk, memleket ve düşünme konularını işledi.
Devlet sanatçısı Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca, İstanbul Kilis Vakfı toplantılarında, kadim dostu olan Faruk Nafiz Çamlıbel’den çok söz ederdi. Yine bir toplantıda, Faruk Nafiz Çamlıbel’in başından geçen bir hikâyeyi, aynı zamanda onun kaleme almış olduğu “Artık Bu Solan Bahçede Bülbüllere Yer Yok” şiirini bestelediğini belirterek, eşsiz yorumuyla icra etmiş ve hepimizin içinde bir duygu ortamı yaratmıştı.
Sözü dilen bu gerçek hikâyenin ortaya çıkışını ve eşsiz güzellikteki beste oluşumunu Alaeddin Yavaşca’nın kendi ağzından dinleyelim:
“Çok saygı duyduğum ve aramızda derin bir dostluğumuz olan Faruk Nafiz Çamlıbel, bir gün muayenehaneme geldi. Eşinin çok rahatsız olduğunu ve cerrah bir doktora muayene ettirmek için benden yardım talebinde bulundu. Bu durum üzerine, çok meşhur ve titiz olan tanıdığım cerrah doktoru aradım ve ondan randevu istedim. Talebim yerine getirildikten sonra, Faruk Nafiz Çamlıbel ve eşi ile birlikte ilgili cerrah doktorun yanına gittik ve hanımefendiyi muayene ettirdik. Gerekli muayene yapıldıktan sonra, doktor beni yanına çağırdı ve teşhisini şöyle anlattı:

“Alâeddin kardeşim, hanımefendinin durumu fena halde. Kanser, göğüsten başlamış ve tüm koltuk altını sarmış. Mutlaka vücudunun başka yerlerine de ulaşmıştır. Bu hastayı hiçbir şekilde ameliyat etmek istemem. Ancak vereceğimiz ilaçlar ömrünün son demlerini ağrısız geçirmesini sağlayacaktır.”

Bu acı cevabı alınca ben de çok üzüldüm ve duygulandım. Fakat yakın dostum Faruk Nafiz Çamlıbel’e nasıl söyleyeceğimi düşündüm. Tabi ki sonra anlatmaya başlayınca, onun nasıl yıkıldığını ve sarsıldığını gördüm.
Aradan bir zaman geçtikten sonra Faruk Nafiz Çamlıbel, yanıma geldi ve gelir gelmez eşinin vefat ettiğini söyledi. Bu acı haberi duyunca ben de çok üzüldüm. Biraz konuşmamızın ardından cebinden bir kâğıt çıkararak, “Bu şiiri eşim için yazdım. Bestelersen çok sevinirim” dedi ve çıkıp gitti.

Bu acı hikâyede beni en çok sarsın birinci neden, Faruk Nafiz Çamlıbel’in eşinin kanser teşhisi, ikinci neden ölümü, üçüncü neden ise kadim dostumun o üzüntülü anını görmem, ben de derin bir duygu ortamı yarattı, diye anlatırken ve daha sonra da eseri seslendirirken, bizleri de derin bir hüzne boğdu.
Şimdi, acı bir hikâyenin büyük bir ustalıkla bestelenen eserin sözlerini hep birlikte görelim:

ARTIK BU SOLAN BAHÇEDE BÜLBÜLLERE YER YOK
BİR YER Kİ SEVENLER SEVİLENLERDEN ESER YOK
BEZMİNDE KADEH KIRDIĞIMIZ SEVGİLİLER YOK
BİR YER Kİ SEVENLER SEVİLENLERDEN ESER YOK.

“Artık Bu Solan Bahçede Bülbüllere Yer Yok” şiirine ve bestesine bir göz attığımız zaman, İstanbul Kilis Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan’ı Yaşar Aktürk’ün, bu şarkıyı dinledikten sonra, yapmış olduğu yorumda: “İnsan  hayatında acı tatlı birçok olaylar yaşanır. Bu olayları kaleme almak belki kolay olabilir, ama notalara alarak beste yapmak hiç de kolay değildir” anlamlı sözünde ne kadar haklı olduğunu görmekteyiz. Çünkü Alaeddin Yavaşca, Faruk Nafiz Çamlıbel’in duyduğu acıyı, kendi zihninde de hissetmiş ve acılı duygularını, şiirdeki mısralar üzerine aktarıp onu içinde yoğunlaştırmıştır. Bir taraftan, çaresiz hastalığın verdiği, bir taraftan şairin üzüntüsü, diğer taraftan her türlü acı duyguları içinden eksik etmeyen Yavaşca, gönül bahçesinden kopan nağmeleri Hicaz makamının hisli vurgularıyla süsleyerek doyulmaz güzellikte bir eser meydana getirmiştir.
Bu anlam dolu eser için bir de tambur ustası Necdet Yaşar’ın yorumuna kulak verelim: “Alaeddin Yavaşca, hatırlanacağı üzere, Dr. Rahmi Duman’ın kaleme aldığı “Kimseyi Böyle Perişan Etme Allah’ım Yeter” gerçek hikâyeyi de kendi içinde hissetmiş ve o güfteyi besteledikten sonra, musiki uzmanları, onun musiki dehasını ortaya koyduğunu söylemişlerdir. Bu kez Faruk Nafiz Çamlıbel’in acı hikâyesinde de, büyük ustalığını göstermiş ve yine güzel bestesiyle musiki dehasını ortaya koymuştur.” diye yorumlaması da Alaeddin Yavaşca’nın kayda değer bir başarısını açık ve seçik bir şekilde bizlere göstermiştir.
Şair Faruk Nafiz Çamlıbel’e ait olan “Artık Bu Solan Bahçede Bülbüllere Yer Yok” güftesi, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca tarafından İstanbul Harbiye’de Düyek usulünde ve Hicaz makamında bestelenmiştir.
Anlamlı şiiriyle başından geçen acı hikâyeyi kaleme almış olan Şair Faruk Nafiz Çamlıbel’i rahmetle anıyor ve bu güfteyi büyük bir ustalıkla besteleyen ve eşsiz eseriyle ikinci kez musiki dehasını ortaya koyan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca’yı candan kutlarken, onun “Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca’nın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri’nin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

NESİL Et yemeyen bir köpek türünün nesli tükeniyormuş. Bizde de et yiyen insanların nesli...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “FUTBOLDA GÖZYAŞI DÖKMESİNİ BİLMEYEN İNSAN, SEVİNMESİNİ ASLA ÖĞRENEMEZ.”...

Yorum 
0

Sabahattin YARAR   Köy Enstitülerinin yetiştirdiği ülkemizin en önemli yazarlarından MAHMUT...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

NESİL Et yemeyen bir köpek türünün nesli tükeniyormuş. Bizde de et yiyen...

Lefter Sezonu

Metin MERCİMEK “FUTBOLDA GÖZYAŞI DÖKMESİNİ BİLMEYEN İNSAN, SEVİNMESİNİ...

Mahmut Makal 88 Yaşında Bu Dünyadan...

Sabahattin YARAR   Köy Enstitülerinin yetiştirdiği ülkemizin en önemli...

Hobi ve Kilis’te Sinema Kültürü

Mahmut KANMAZ   Bugünkü yazımızın konusu, Kilis’te eskinin eğlence...

Merhum Arkadaşım Ethem Necat Yetişa...

Nejat TAŞKIN   Merhum Ethem Necat Yetişal, aşağı-yukarı 1950 yıllarında...

KİLİS’E GİTSEM DİYORUM

Yaban ellerinde ikindi vakti Zevalde güneşi seyrediyorum Bağrımı yakıyor...

Kilis Hz. İbrahim’in kenti mi?

Kilis’te kazı çalışmaları devam eden Oylum Höyük’te, İbrahim Peygamber’in...

Kurbanlıklar tükenmek üzere

Kurbanlık hayvan satıcıları, ellerindeki kurbanlıkların çoğunun tükendiğini...

Kilis’te bayram telaşı

Kurban Bayramı öncesi vatandaşlar, bayramlık yiyecek ve giyecek eşyalarını...

Sınır kapısında bayram yoğunluğu sü...

Kilis’te Kurban Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyelilerin,...

Hayvan pazarı bayramın ilk üç günü ...

Kilis Belediyesi Canlı Hayvan Pazarının Kurban Bayramının ilk 3 günü...

Köyler tek tek suya kavuşuyor

Kilis’te, su sıkıntısı çekilen Göktaş köyünde İl Özel İdaresi tarafından...

Sanayi sitesine ek işyeri yapılacak...

Kilis’te küçük sanayi sitesine ek olarak 28 yeni işleri yapılacak. Kilis Demirciler...

Belediye kendi ağacını ve çiçeğini ...

Kilis Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü, ağaç ve çiçek üretimini kendi...

Ayın sağlık personeline ödül

Kilis Devlet Hastanesi, ayın sağlık personeline ödül verdi. “Ayın Personeli”...

Suriyeli çocuklara aşı yapılıyor...

Kilis İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 0-15 yaşlarındaki Suriyeli çocuklar...

Yaz Kur’an Kursları sona erdi

Kilis İl Müftülüğünce açılan ve kentteki birçok camide gerçekleştirilen...

Karakuş’tan Rektör Karacoşkun’a ziy...

Kilis İl Genel Meclis Başkanı Metin Karakuş, Kilis 7 Aralık Üniversitesi...