Dolar 9,3028
Euro 10,8434
Altın 530,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 24°C

Gerçekler Varken Gerisi Boş Bir Avuntudur

Gerçekler Varken Gerisi Boş Bir Avuntudur
A+
A-
03.02.2018
51
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

İnsan yaşamının her evresinde olduğu gibi, devlet olmuş milletlerin devamlılık sürecinde de kardeşlik ve dostluk oluşumlarının, yakınlaşmaların varlığını yadsıyamayız. Bir ortak kavram üzerinde, sevgi üzerinde, ortak değerler üzerinde, saygı ve özveri göstererek ilişkiler kurmak, duygu ve düşüncelerin gelişiminde çok önemli öğelerdir. Sonucu; kardeşlik ve dostluk kavramlarının yeşermesi demektir.

Saygı, özveri, özgürlük ve yaşamsal değerlere gösterilen davranışlar, yardımlaşma, dayanışma, toprak bütünlüğüne özen gösterme, kökenlerin, din birliğinin bağlantıları kardeşlik ve dostluk oluşumunun esas unsurlarıdır. Devletlerin, milletlerin kardeşlik ve dostluk söylemleri, bu kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi ile olasıdır.

İşi bitene kadar dost ve kardeş görünenlerin, dönekliklerini ifade edecek bir kelime bulamıyorum. Çünkü ne söylense hak etmişlerdir. Bildiğim kadarı ile “dost kazığı” giderilmesi zor ihanetlerin başında gelenidir. Sözde kardeş ve dost görünenlerin gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasını sağlayan davranışlardır.

Kardeşlik ve dostluk tanımını kısaca dile getirdikten sonra, son günlerde, özellikle Araplarla kardeşliğimizi dile getirenlerin görüşlerine katılmadığımı belirtmek istiyorum. Bütün dünya insanlarını, koşullar yerine getirildiği takdirde, kardeş görmeye hazır biri olarak, Arap kardeşliğine inanmıyorum. Nedenine gelince:

Tüm yaşantım boyunca, bu komşularımızın hem kişisel bakışları, hem de devletler olarak ilişkileri Türk ulusuna yakın olmamıştır. Göktürkler, Bizanslılar zamanında bile Türklere karşı büyük ihanetler içinde olmuşlardır. Bizanslıların haçlı seferleri bile Arap ihanetleri ile doludur. Osmanlılar döneminde Arap halklarına yapılan yatırım ve yardımlara karşın, daha dün bir prens utanmadan; “Osmanlı yüzyıllarca Arap ülkelerini sömürdü” diyebilmiştir. O zamanlar petrolü bile olmayan, çöllerde kumlarla boğuşan Arapların neyini sömürecektik? Mekke savunmasının komutanına hırsız diyen, İngiliz casusları ile birlikte Türkleri arkadan vuran, Müslüman ülkelere ucuz petrol verirken Türkiye’ye koklatmayan insanların kardeşliğine nasıl inanayım? Yıllar yılı Abdullah Öcalan’ı (APO) besleyen kimlerdi?…

Daha birçok olayı ve kişisel ilişkilerimin sonuçlarını atlayarak bugünlere gelelim. Türk ve Müslüman Kuzey Kıbrıs Cumhuriyetini hangisi tanıdı? Kuzey Kıbrıs Rum Cumhuriyeti hariç…

Daha yakın zamanda İslam Birliği, Afrin operasyonunu kınamadı mı?

Ben kardeşlik ilkelerime aykırı görüyorum bu tutumları. İlişkilerimiz, uluslararası kurallar gereği devam ettirilmeli, kardeşlik ve dostluk kavramları çok dikkatli dillendirilmeli. Dostumuz, hatta müttefikimiz, ülkemizde üsler sahibi ABD’nin ve Batılı sözde dostların yaptıkları da bunlardan farklı değildir. Gerçekler varken gerisi fasofisodur.

Bu at huysuzdur, ne yapacağı belli olmaz. Ardında dikkatli dur, yoksa tekmeyi yersin.

Yeniden buluşalım…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.