“Giden Yolcu” 2020, “Gelen Yolcu” 2021

04 Oca 2021 Pts 13:11
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Bilirsiniz illaki, havaalanlarında bazı yönlendirmeler ve bölümler vardır.

İşte ne bileyim, “İç hatlar”, “Dış hatlar”, “Gelen yolcu” ve de “Giden yolcu” gibi.

Bugünkü yazımızın başlığı da bu espri üzerinden oluştu. Giden 2020, gelen 2021

Evet, sevgili arkadaşlarım ve kıymetli dostlarım, bu kısa girizgâhtan sonra, bir yazımda daha sizlerle birlikte olmaktan mutlu, gururlu, ama daha çok hüzünlü olduğumu belirtmek isterim.

Mutluluk yanım, sizlerle olduğum için.

Gururlu tarafım, sayısını unuttuğum, ancak altı yüzlere doğru emin adımlarla gittiğini bildiğim, yazılarım için.

Fakat bir de hüzün duyduğum kısım var ki, o da malumlarınız, son bir yıl içinde millet olarak, yaşadığımız olumsuzluklar ve acılar için…

Zira bu geçtiğimiz bir yıl içinde yeri geldi belki buruk bir şekilde güldük yaşama. Ama daha çok hüzünlendik, acı çektik, ağladık ve yas tuttuk günlerce.

Onun yaşattığı yıkımlar ve kayıplar bunları düşünmeye zorladı bizi…

Depremler mi yaşamadık bu bir yıl içinde. Sel felaketleri, şimdiye kadar hiç olmamış tsunamiler, taşkınlar, heyelanlar, kazalar ve daha neler neler.

Oysa ne umutlarla başlamıştık bir yıla. Bundan tam da bir yıl önce. Üzerine bir de yazı bile döşemişim heyecan ve coşkuyla…

Yani 2020′nin ilk gününde…

Tıpkı ondan bir yıl sonra ve şu an yaptığım gibi.

Sağ olsun “Facebook” yine hatırlatmış.

Üstüne üstlük, bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de “Pandemi” olayını yaşadık dünya olarak. Zaten pandemi demek, uluslararası bir salgın halinin ve bir bulaş halinin genel ifadesi olmakta.

Virüsün adı, “Covid-19″. Yani daha çok bilinen haliyle, “Coronavirüs”… Artık aşina olduk. Bilmeyen yok. Üç yaşındaki bir yavrumuz bile, olayın farkında.

Onlar bile olanları garipsiyorlar.

Dahası, her gün çöp kutularının yanında veya yol kenarlarında görmeye alışık olduğumuz kediler bile, maskeli yüzümüze tuhaf tuhaf bakıyorlar.

“N’oluyor ya, bu insanlar niye böyle dolaşıyorlar? Tanımakta zorlanıyoruz”, der gibi boş gözlerle ve ürkekçe bakıyorlar hem de…

Gerçekten de daha önceden aşina olduğum kediler var aynı bölgelerde ve onlarla ilgilenir severdim hep, gelip geçerken… Şimdi maskeli halimi görünce, hayvanlar ürküyor ve nereye kaçacaklarını bilemiyorlar. Korkuyorlar.

Ancak maskeyi o anlık çıkarınca, “Oh be” deyip yaklaşıyorlar… Tanıyorlar…

Evet, çok canlar aldı bu virüs. Halen de almakta. Tıpkı doymak nedir bilmeyen bir aç kurt gibi. Kana doymayan vampir gibi.

Hiç acıması ve de şakası yok.

Şansı olup ta iyileşenler haricinde, birer birer eksiliyoruz bu fani dünyadan.

Son görevler bile, tam olarak yapılamıyor maalesef. Üç beş kişiyle apar topar gömüyoruz canlarımızı kara toprağa.

Oysa bizim de ihmalimiz yok değil.

Maske takılacak, sosyal mesafeye dikkat edilecek, kalabalık ortamlardan uzak durulacak ve hijyen kurallarına, yani temizliğe azami derecede dikkat edilecek.

Bunlar sık sık söyleniyor zaten.

Hepsi bu…

Gelgelelim, bunlara dahi uymayan binlerce insan var çevremizde. Görüyoruz televizyonlarda, insanların vurdum duymazlıklarını ve aymazlıklarını.

Geçenlerde rastladım böyle bir habere.

Malum, hafta sonları sokağa çıkma yasağı var. Sadece en yakın market, fırın ya da bakkaldan ekmek ve acil ihtiyaç malzemeleri alınabilmekte.

Polisimiz denetim ve kontrolde.

Bir vatandaşa soruyor: “Kardeşim niye dışardasın?”

Cevap hazır: “Ekmek almaya çıkmıştım.”

“Eviniz nerde, nerde oturuyorsunuz?”

“Ahanda az ilerde.” (Yalandan kim ölmüş ki…)

Sorgulamada anlaşılıyor ki, ahan da dediği yer, en az iki mahalle ötede.

Güler misin, ağlar mısın?

Tabi, hak ettiği para cezasını alıyor.

Ne var kurallara uysan güzel kardeşim.

Sadece kendini değil, herkesi riske sokuyorsun, farkında mısın? Bunu bir anlasana artık…

Ne zamanki kendi başına geliyor, en yakınından birini kaybediyor, işte o zaman, jeton düşüyor, tabir caizse.

Keşke, baştan beri bunlara uysan ya!…

Bu kadar can kaybedilmese ve bunun ayırdında olsaydın, daha iyi olmaz mıydı? Tabi sözüm kurallara uyanlara ve özen gösterenlere değil. Siz anladınız beni.

Ölümün ve kaybın sayısal karşılığı, sadece rakamlardan ibaret değildir sevgili arkadaşlarım.

Bir kişi bile olsa çok önemlidir. Keşke o da olmasa. Çünkü o bir kişi bir insandır. Senin benim gibi. Daha bir kaç gün önce aramızdaydı belki de.

Lütfen empati yapar mıyız? O vefat eden bir kişi, sizin bir yakınınız olsun veya evlerden uzak, siz olun mesela. Yani öyle farz edin.

Olayı bir de böyle görelim. O zaman kurallara uymanın önemini daha iyi anlarız diye düşünmekteyim. Yanlış mı?

“Ateş düştüğü yeri yakar” der atalarımız. Çok doğru bir söylemdir bu.

Zira giden bir can, bir dünya demektir.

İnsanın neyi var ki şunun şurasında.

Allah’ın verdiği bir candan gayrı… O da yok olduktan sonra, olay bitmiştir o kişi için. Onun kıyameti o gündür yani.

Hani Nasrettin Hoca’ya bir gün sormuş ya hanımı.

“Kocam kıyamet nasıl kopacak ve biz neler hissedeceğiz o anda?” diye.

Hoca da cevaplamış bunu kendince.

Kendi lisanıyla, biraz muzipçe, ama daha çok bilgece…

“Hanım, ne yapacaksın kıyameti mıyameti bilip de? Sadece şunu bil yeter.

“O ne ki hocam?” diye sabırsızlanmış kadıncağız… Devam etmiş Hoca: “Kıyamet ikiye ayrılır, önce onu söyleyim. Sen ölünce küçük kıyamet, ben ölünce de asıl büyük kıyamet kopacak!…”

Nasıl yani Hoca bu.,, Der mi, der.

Şimdi burada küçük kıyameti niçin telaffuz etmiştir sevgili hocamız…

Şunun için. Her ölüm, kişinin kendi kıyametidir. Onun için, büyük bir olaydır.

Oysa eşinin kaybı, hanımına göre büyük kıyamet, hocaya göre de küçük kıyamet olmakta. Yani demek ister ki Nasrettin Hoca, kimse kimsenin acısını bilemez ve çekemez. “Her koyun kendi bacağından asılır.” Olay budur işte.

Tam da bizim demeye çalıştığımız şeyleri destekler gibidir, rahmetli hocamız.

Dedik ya, bir insan bir dünya. İnsan ölünce, bu geçici dünyadan elini ayağını çekiyor zaten. Onun yaşam enerjisi sona eriyor ve bir başka âleme rücu ediyor.

Orada da kıyamet algısı nasıldır, onu da yalnızca Cenab-ı Allah bilir. Bir sırdır orası. Bir gaiptir. Bir arafta olma halidir.

Kısacası, kıyamet alameti ve tecellisi, bu dünyada yaşayanların sorunudur öncelikle.

Kendimizi hazırlayalım diye.

Onun bilinerek ve sonucunun hesap edilerek davranılması ve o şekilde yaşanılması, Rabbimiz tarafından bizden istenen bir kulluk görevi olmakta zaten.

Bunu bilir ve buna öylece inanırız.

Haddim olmayarak bunları dedim ama o da mevzu gerektirdiği için…

Yoksa din adamlarının ve değerli âlim ve hocalarımızın bilgileri daha kapsamlı ve çok daha derin ve fazladır… Nokta…

Evet, bu izahattan sonra, şimdi de pandemi denen olgunun bizlere yaşattığı duyguları dile getirmeyi sürdürelim izninizle…

İçe kapanır olduk hepimiz. Kimseyi görmeyi ve karşılaşmayı istemez olduk bildiğiniz gibi.

Yaşıyoruz hep bunları…

Sarılıp kucaklaşmayı ve büyüklerin ellerini, küçüklerimizin gözlerini öpemez olduk…

Hastalanınca doktora gitmekten çekinir olduk. Acaba bir şey olur mu diye?

Eminim ki, bundan yıllar yıllar sonra bile, tarih kitaplarında yer alacak olan bir salgın olayını yaşadık ve yaşıyoruz halen insanlık âlemi olarak.

Allah sonumuzu iyi ede ve Kilis diliyle: “Encamımızı hayreyleye inşallah…”

Bir an önce bu sıkıntılardan kurtulup, tekrar eski günlere döneriz umudunu taşımak istiyoruz hepimiz.

Tabi bu da, bildiğiniz üç önemli kurala uymakla alakalı bir durum.

Buraya kadar malumun ilanı… Yani yaşananların özeti ve durumu…

Zaten onun için dedim 2020 için, “Giden yolcu” tanımını.

Başta da söylediğim gibi, havaalanlarına gittiğimizde, hep karşılaştığımız bir peron tanımının karşılığıdır bu ifade.

Yani, başka bir şehre seyahat edecek yolcular için bir çıkış yoludur söylenmek istenen. İşte buna istinaden de diyoruz ki: Her türlü acılar, hastalıklar, virüsler, kazalar, doğal afetler, seller, taşkınlar bir uçağa dolsun ve gitsinler, bir daha gelmemecesine.

Bütün bunları al ve git artık lütfen 2020…

Diğeri de, “Gelen yolcu” ifadesi…

Kucak kucak çiçeklerin ve serin serin umutların taşındığı, güzelliklerin, mutlulukların ve sevgilerin yeşerdiği bir huzur kapısıdır, “Gelen yolcu” peronu.

Hoş gelmişler, sefalar getirmişler 2021.

Umarım bize sağlık, huzur ve sevgi getirmişlerdir. Önlerine kırmızı halılar serdik zira. O yüzden umutluyuz ve huzur doluyuz daha şimdiden.

Bugün yeni yılın ilk günü. Yani 2021′in takvimdeki ilk gün karşılığı…

Üstelik bugün günlerden de Cuma.

Güzel ve hayırlı bir gün hem de.

Dualar ediyoruz Rabbimize, edeceğiz de ve diyeceğiz ki:

- Sana yöneldik ey Rabbim, bizim dualarımızı geri çevirme 2021 de.

- Şu “Corona” sıkıntısını bir an önce üzerimizden def eyle ne olur!…

- Sevdiklerimizi alma bizden Allah’ım…

Sen bizlere sağlık ve afiyet nasip eyle…

- Maskesiz yaşayacağımız huzurlu günleri tez getir bize…

- Caddelerde, sokaklarda ve parklarda rahatça dolaşacağımız günleri çok özledik. Bu kadar küçük şeyler bile, ne kadar değerliymiş bizler için. Onun farkına vardık ve ders çıkardık olanlardan, sen bize bir daha yaşatma böylesi günleri, ey büyük Allah’ım, lütfen!

- Aramızdan ayrılanlardan sen af ve mağfiretini esirgeme.

- Kimseyi yoklukla, açlık, susuzluk ve hastalıkla sınama. Bizlere rahmet kapılarını sonuna kadar açık eyle.

- İşlerini kaybedenlere sen yardım et. Dükkânını açıp da, iş yapamayan esnafımıza sen kolaylıklar sağla.

- Şehit haberleri almadığımız günleri bizden esirgeme 2021’de.

- Ay yıldızlı bayrağımızı yere indirtme.

- İstiklal marşımızın yazarı merhum Mehmet Akif Ersoy’un da dedikleri gibi,

“Bu millete bir kez daha istiklal marşı yazdırtmayı yaşatma Allah’ım…”

- Sevgi ve barış egemen olsun dünyaya.

- Güzellikler sarsın dört bir yanımızı.

- Hem de tek bir yanımızı değil, bahar bahçe olsun evimiz ocağımız.

- Yaprak dökmesin hiçbir dalımız.

- Nergis, sümbül koksun yaylalar.

- Dereler aksın, çayır çimenlerin arasından.

- Dumanlar tütsün mutlu evlerin her bacasından. Kuzular melesin kırlarda.

- Dostluk ve kardeşlik duyguları dolsun bütün gönüllere.

- Türküler söylensin, sazlar çalınsın ve şen olsun yürekler, şad olsun gönüller.

- Sevenler kavuşsun sevdiklerine…

- Ayrılıklar yerin dibine batsın.

- Şen kahkahalar yükselsin her evden.

- Kısacası, her gün bir önceki günden daha mutlu ve daha umutlu olsun. Ve de

Güzel olan her ne varsa, o olsun 2021′de. Acılar son bulsun. Vuslatlar bir an önce gerçekleşsin, özlemler giderilsin, dualar makbul olsun. Yuvalar şen ve mutlu, gelecekten herkes umutlu olsun.

2021 hayırlara vesile olsun inşallah.

Evet, bu güzel dilek ve temennilerle, geldik biz de bir yazımızın daha sonuna

Bir başka konu veya konularda yeniden birlikte oluncaya kadar, her şey gönlünüzce olsun inşallah.

Hoş geldin 2021…

Yüreğinizden sevgi, dilinizden türkü, bedeninizden sağlık ve yuvanızdan dirlik eksik olmasın.

Hoşça kalın ve Allah’a emanet olun sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.

Benzer Haberler

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!… *** MANŞET Türk...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU VEYA HAYATINI GEÇİRDİĞİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve güvene hasretiz. Bir...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Gebze Teknik Üniversitesi’ne ...

Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Kampüs alanı içerisinde bulunan Kocaeli...

Organize Sanayi Bölgesi altyapı işi...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kredi desteği ile Müteşebbis Heyet Başkanlığı...

KİLİS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDA...

Basın İlan Kurumu ilan portal ilan.gov.tr internet sitesinde yer alan ilana...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!…...

Kadın Dayanışması

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU...

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve...

Ali Gibi Kahraman, Zülfikar Gibi Kı...

Alaiddin ÖZKAR   Bedir Savaşı’nda öldürülen 70 müşrikten 24′ü...

Anıların İçinden-9

Tülay SARICABAĞLI ŞİMŞEK   Annemle babam evlendikten hemen sonra Döne...

Yengem Aşıyı Çözmüş ve De Olmuş...

Adviye ERTEKİN YÜKSEL   Bizim semtin pazarı kurulur perşembe günleri....

DİZELERİNİZ…

GÜL BANA YETER   Yeter ki olmasın kinin nefretin İçten uzatılan el bana...

İşletmeler yeniden açıldı

Kilis’te yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında geçici olarak...

ATM’ler arızalı, banka önleri kalab...

Kilis’te ATM’ler arızalı olunca banka önlerinde kalabalıklar oluşuyor....

Kilis’te tarımsal kuraklık çalışmal...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tarımsal kuraklık çalışmaları...

Evlere giren hırsızlar aranıyor [AS...

Kilis’te girdikleri evlerden para ve eşya çalan hırsızlar her yerde aranıyor....

Olea Otel çalışanları kan verdi...

Kilis’in tek 4 yıldızlı ve tek güvenilir turizm sertifikalı oteli olan...

Köylerde tavuk besiciliği yeniden g...

Kilis’te köylerde köy tavuğu besiciliği yapan köy sakinleri, kuş gribi...

Rektör Karacoşkun, Yavaşca’nı...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Kilis’te taze soğan ve sarımsak ucu...

Kilis’te son günlerde taze soğan ve sarımsağın bollaşıp ucuzlaması ile...