Dolar 8,4613
Euro 10,0729
Altın 498,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Sıcak
Kilis
38°C
Sıcak
Per 39°C
Cum 39°C
Cts 40°C
Paz 40°C

Göletlerimizi Bekleyen Tehlikeler

Göletlerimizi Bekleyen Tehlikeler
REKLAM ALANI
A+
A-
04.03.2015
36
ABONE OL

Ecz. İbrahim BEŞE

 

İçme ve sulama suyu olarak kullanılan Seve Baraj göletinin kıyısında sıfır noktasından başlayan tarım arazileri insan sağlığı için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Şöyle ki; baraj göletine belli bir eğimle inerek gölet suları ile buluşan tarım arazilerinde Nitrat (1) türevleri ve benzeri kimyasal içerikli gübreler kullanılmaktadır. Yağmur suları ile erimiş hale gelen kimyasal gübreler, bu eğimden kaynaklanan akışkanlıkla Seve Baraj göletine karışmaktadır. Bu kimyasal maddelerin insan sağlığına önemli olumsuz etkileri olabilmektedir.

Diğer yandan, gölete doğru eğimden özellikle sağanak şeklindeki yağmur suları ile birlikte toprağın küçük tanecikleri göle doğru akmakta ve zaman içersinde göl alanını doldurarak, göletin ekonomik ömrünü tüketmektedir. Bu duruma, Musabeyli ilçesi, Balıklı köyü yakınlarındaki Balıklı göleti örnek teşkil etmektedir. Balıklı göleti son yılların kurak geçmesinin de etkisiyle geçtiğimiz 2014 yılında tamamıyla kuruyarak gölet olmaktan çıkmıştır. Bunun bir sebebinin kuraklık olması yanında, bir diğer önemli sebebi de gerekli tedbirlerin alınmaması sonucunda, erozyonla (koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgârın etkisiyle aşınması ve taşınması) Balıklı Göletinin su alma ağzına kadar rüsubat (jeolojik ve iklim koşulları sonunda oluşan toprak çöküklüğü, tortu, birikinti) ile dolmasıdır.

Baraj ve sulama göletlerinin planlanması ekonomik ömürleri 50 yıl üzerinden hesaplanarak yapılmaktadır. Bu sayede ekonomiye artı değer sağlarlar. Oysa Balıklı göletinin yapımı 2001 yılında bitirilerek hizmete açılmış olup, 2014 yılında erozyon sonucunda (su alma ağzına kadar) rüsubat dolarak ekonomik ömrünü 13 yılda tamamlamıştır. Burada 37 yıllık bir ekonomik kayıp söz konusudur. Balıklı göletinin, rüsubat ve erozyonla dolarak elden çıkmasının iki ana nedeni vardır. Birinci neden gölet çevresinin kamulaştırılarak ağaçlandırılmaması (2), koruma alanlarının oluşturulmaması, ikinci neden terasların (Toprak ve suyu satıh üzerinde tutmaya yarayan, tesviye eğrilerine paralel ya da boşaltıcı tesislerdir.), saptırma kanallarının (Oyuntu ıslahı yapılacak yerlerde suların oyuntu alanına gelmeden akıtıcı bir hendekte toplayarak bir tahliye kanalına veya bir dereye akıtılması gayesi ile tesis edilirler. Teraslanmış yamaç araziyi, aşırı yüzeysel akışın zararlarından korurlar.), yan derelerin, tersiyer ve ıslah bentlerinin yapılmayışıdır. Kilis il sınırları içersinde bulanan Üçpınarlar, Sapkanlı ve Seve Baraj göletleri de aynı olumsuz akıbetle karşı karşıyadır.

Göletler etrafında yapılacak kamulaştırmalar sonuncunda bölgenin ağaçlandırılması, buralarda yeşil kuşak oluşturulması ile kurulacak piknik ve günübirlik dinlenme alanları insanların sosyal hayatına olumlu katkı yapacağı gibi, göletlere balık aşılanması ile de amatör olta balıkçılığı teşvik edilebilinecektir. Ağaçlandırma ve çevrenin korunması konusuna her zaman ve mekânda destek olan Türk Silahlı Kuvvetleri (Gaziantep 5. Zırhlı Tugay ve Kilis İl Jandarma komutanlığı) ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi göletlerimiz çevresinin ağaçlandırılmasına da katkı vereceklerine şüphe yoktur.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından 2012 yılında başlatılıp, 27 Eylül 2014 tarihinde tamamlanması amacıyla, ‘1000 Günde 1000 Gölet GÖL-SU Projesi’ ile büyük sulama projeleri dışında kalan araziler, kısa sürede hizmete alınacak göletler sayesinde sulu tarıma açılması, böylece 4 milyon 260 bin dekar tarım arazinin sulanması hedeflenmişti. Bu proje için 7 milyar 320 milyon TL ödenek ayrılmıştır. Bu hedeflere ulaşılması için, yeterli debiye sahip olmayan dereler proje kapsamına alınmış, ülkemizin 1300-1400 kotlarında tarımsal ekonomisi olmayan birçok bölgesinde baraj ve gölet yapımı gerçekleştirilmiştir. Ancak Kilis Afrin ve Musabeyli Barajlarının planlamaları 1998 yılında yapılmış, hazır olmasına rağmen, ‘1000 Günde 1000 Gölet GÖL-SU Projesi’ kapsamına alınmamış, ilgisizlik, takipsizlik ve sahipsizlik sebepleriyle gerçekleşmemiştir. Kilis’in 640 kotta olması ve yılda iki kez tarım ürünü almaya elverişli iklim ve coğrafi koşullarına rağmen bu imkan ve fırsat Kilis’ten esirgenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 2013-2017 Baraj Havzaları Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı çerçevesinde, Sayın Bakan’ın, “Cumhuriyet tarihinin en büyük ağaçlandırma projesi olan 2008-2012 yıllarını kapsayan ‘’Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü

Seferberliği Eylem Planı”nda hedeflerimizi aşarak başarıyla tamamladık ve 2 milyon 429 bin hektar alanda 2 milyar adet fidanı toprakla buluşturduk. Bakanlık olarak ağaçlandırma alanında ikinci eylem planımızı hayata geçiriyoruz. 2013-2017 yıllarını kapsayacak olan ‘’Baraj Havzaları Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı’’nı hazırladık. Bu eylem planıyla beş yılda işletmede, inşaat ve proje safhası halinde olan toplam 400 adet barajımızda ağaçlandırma çalışması gerçekleştireceğiz” vaatlerinden Kilis’teki baraj ve göletler henüz faydalanamamıştır.

Mart 2015 tarihlerinde Kilis’i ziyaret edeceği bildirilen Sayın Orman ve Su İşleri Bakanı’nın bu ziyareti, sorunlarımızı dile getirip, çareler üretmek için iyi bir fırsat olabilir. Özellikle genel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde…

____________________________________________________

1) Nitrat; Genellikle bir nitrojen, üç oksijen atomundan oluşan (NO3) azot içeren bileşiklerdir. Nitrojen döngüsünün doğal bir parçası olarak nitritlerin dönüşümüyle oluşurlar. Nitrat, bitkinin büyümesi için hayati önem taşıyan elemanlardan biridir. Doğal ve suni gübrenin temel maddesi nitrattır. Fazla nitrat ise çevre kirliliğine yol açar. Kolayca çözülebilen bir madde olan nitrat, topraktan geçerek yer altı sularına karışabilir. Nehir, göl ve diğer su kaynaklarında aşırı nitrat birikmesi bitkilerin, ekosistemi çökertecek ve kimi zaman deniz yaşamını sürdürecek kadar çok büyümesine yol açabilir.

2) Ağaçlandırma; Ormanların suyun kalitesi, miktarı ve rejimi üzerinde tesirleri oldukça fazladır. Ormanlar, genel olarak aldığı yağışın yaklaşık % 40’ını tutarak yeraltı suyunu beslemekte, orman dışındaki alanlarda bu oran % 14 olarak kabul edilmektedir. Ormanlık alanlarda toprak üzerindeki dal ve yaprak gibi artıklardan oluşan diri örtü; yüksek su tutma kapasitesi ile yağış suyunu depolayıp, toprağa yavaş ileterek erozyonu önlemekte ve toprağa kazandırdığı gözenekli yapı ile daha fazla suyun toprağa nüfuz etmesini ve yeraltı suyunu beslemesini sağlamaktadır. Toprağın absorbe edemediği fazla su ise, erozyona sebep olmadan ölü örtünün altında eğim yönünde hareket etmektedir. Bu şekilde toprak altına geçerek yer altı sularına ulaşan yağış suyu, dereler ve baraj gölünü her mevsim düzenli olarak beslemekte ve sel oluşumunu azaltmaktadır.

seve

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.