Dolar 9,6155
Euro 11,1969
Altın 554,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Cts 28°C
Paz 28°C
Pts 26°C
Sal 22°C

Gönül Gözlerinin Olağanüstü Yetenekleri

Gönül Gözlerinin Olağanüstü Yetenekleri
A+
A-
28.02.2018
58
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“KİLİS’TE HUZUR İCRA EDEN BİR ÇARŞI
HASIRLA SÜSLÜ DÜKKÂNLAR KARŞI KARŞI
MUSİKİ İLE BAŞLAR ÖRGÜ YARIŞI
BU BİR KÖRLER DERGÂHININ İBRET MARŞI.”

Görme engellisi olan insanlar, diğer insanlardan, çok farklı, olağanüstü yetenekleri olan ve başkalarınınhissemedikleri ve de duyamadıkları sesleri duyarlar. Daha doğrusu, görme engelliler herkeste olduğu gibi, tüm insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz özelliklerin hepsi bunlarda mevcuttur.
İnsanla toplum arasında sürekli bir etkileşim vardır. Bu nedenle görme engelli kişilerin değerlendirmeleri toplumu, toplumun değerlendirmeleri ise görme engellileri etkilemektedir.
Şimdi yaşamış olduğum birçok olaylarda, görme engellilerinin çeşitli olağanüstü yeteneklerini gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim.
Görme engellilerle ilgili olarak dile getireceğim ilk olay, Kilis’te geçmiştir. Bilindiği üzere, yıllar önce Trahom hastalığı nedeniyle gözlerini kaybeden birçok kişilerin, bazıları Kur’an ezberleyerek mevlit okuma işleri, bazıları da hasırdan zembil örmek suretiyle geçimlerini sağlamıştır.
Çocukluk günlerimde, Kilis’in Zembilciler Çarşısı’nda çalışan bu gönül gözleri, bir taraftan zembil örerken, bir taraftan da hep bir ağızdan ilahiler söylediklerine  şahit oldum. Çalışmakta oldukları dükkânlar dip dibe ve karşı karşıya olması nedeniyle hem doğaçlama sözler ve atışmalar hem de yine doğaçlama olarak ilahiler söyleyerek, o çarşıya ayrı bir coşku verirlerdi. Onları dinlemenin yanı sıra, seyretmek bile çok güzeldi. Keşke bu günlü düşüncemle dinlemiş ve seyretmiş oltaydım, hiç olmazsa icra ettikleri ilahilerin makamını ele alır, yeni besteler ortaya koyduklarını keşfederdim.
Görme engellilerle ilgili ikinci yaşadığım konu şöyle gelişmiştir. Turizm Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden çalıştığım yıllarda, denetleme yaptığım bir otelde dolaşırken, görme engellisi olan bir avukat bana şu şekilde bir şikâyette bulundu: “Adıma ayrılmış olan odama girdiğim zaman, yatak üzerinde bir saç kılı buldum. Tahminim odamı temizleyen bayanın başını bağlamadan çalışma yapmaktadır. O nedenle, otel yetkililerinin  bu konuda daha titiz davranmaları gerekir. Lütfen benim odam yeniden temizlensin ve düzeltilsin.”

Avukatın böyle konuşması haklı olarak beni çok şaşırttı. Ancak yatak üzerindeki saç kılını nasıl bulmuştu?
Bir aradan sonra sözü edilen görme engellisi avukata, “Siz yatak üzerindeki saç kılını nasıl buldunuz?” diye sorduğumda bana, “Benim prensibim, odaya girer girmez ilk işim etrafı koklamak, ikinci işim ise el ve parmak marifetiyle etrafı kontrol etmektir. Yatak üzerine elimi sürer sürmez saç kılı parmaklarıma dolaştı” diye cevap verdi. Ben de ona teşekkür ettim.
Üçüncü konu ise, tramvayda gördüğüm 10 yaşında gözleri doğuştan görmeyen bir kız çocuğu ve ailesiyle tanışmam oldu. Küçük kızla birlikte oturduktan sonra, ailesinin izniyle onunla sohbet ettim. Önce okul durumunu, sonra okul dışında neler yaptığını sorunca, “Okulda çok başarılıyım, derslerim çok iyi. Evde ise, televizyonda yayınlanan “Arka Sokaklar” dizisini takip edip, zevkle dinliyorum”dedi. Televizyondaki ‘Arka Sokaklar’ dizisini neden izliyorsun? Soruma ise şöyle cevap verdi: “Çünkü çocuklara, kadınlara, herkese kötü davranan o insanları, polisler yakalıyor ve cezalarını veriyorlar. Topluma zarar veren bu kişilere ben çok kızıyorum. Ancak polisler bu kişilere engel olunca çok mutlu oluyorum.”

Bu sözler beni çok şaşırttı ve düşündürdü.
Anladım ki, toplum içinde huzursuzluk yaratan ve insanlara zarar veren kişileri, ister görme engellileri, ister diğerleri olsun hiçbir zaman tasvip etmiyor ve yapmış oldukları kötü davranışları da affetmiyorlar. Bakınız Büyük Düşünür Platon, “İnsanlara kötülük etmek, iyilik etmekten daha kolaydır” diye ne güzel söylemiş.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.