Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Az Bulutlu
Kilis
28°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 27°C
Sal 23°C
Çar 24°C

Görünen Köy, Kılavuz İstemedi

Görünen Köy, Kılavuz İstemedi
A+
A-
20.09.2021
52
ABONE OL

Alaiddin ÖZKAR

2004 yılında, içinde Kilis Tekel Suma Fabrikasının da olduğu 16 fabrika, özelleştirme yoluyla satılmıştı. 

Özel sektöre devredilen fabrikada, bir müddet sonra üzüm alımları durdu, sonra fabrikanın makineleri satıldı, daha sonrada arsası, şimdi ise fabrikanın yerinde yeller esiyor. Bu durum Kilis’te bağcılığı bitirdi, yılların emeği bağlar söküldü, araziler bor kaldı. 

Az sayıdaki üzüm üretici ise, ellerindeki yaş üzümün, kilosunu 1 lira 80 kuruşa sattı, kahvehanede, bir bardak çayın 2,5 TL’ye satıldığı Kilis’te, üzüm üreticisinin bir bardak çay içebilmesi için 1,5 kg yaş üzüm satması gerekiyor. 

Yıllar önce, Kilis KENT Gazetesinde bir makale yazmıştım, o günkü uyarılarımızda ne kadar haklı ve yerinde olduğumuzu anlatmak için, makaleyi bir daha yayınlamayı uygun gördüm:   

“Ülkemizde yatırımlar durmuş taş taş üstüne konmazken, geçmiş iktidarlar döneminde yapılanlarda birer ikişer satılmaktadır. 

Maliye Bakanımız Sayın Kemal Unakıtan yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, tek bir Kamu işletmesi kalmayıncaya kadar, özelleştirmenin devam edeceğini bildirdi. 

Acaba bizlere özelleştirmeyi öneren, batılı ülkelerde ise durum böyle midir? ABD’de kamunun Ekonomideki payı % 30, Avrupa ülkelerinde ise % 40 civarındadır. Türkiye’de ise bu oran % 20’ye kadar düşmüştür. 

Gelişmekte olan ülkeler, Globalleşme ve küreselleşme sürecinde, ellerindeki kamu işletmeleri elden çıkartılarak, iktisadi yönden özel şirketlerle boy ölçüşemeyecek duruma getirilmiştir. 

Peki, Ülkemizde yapılan özelleştirmelerde kim karlı çıkıyor? Birde bunu araştıralım. 

Yakın zamanda Tekel’in içki bölümü özelleştirilmiştir. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan, 16 Fabrikanın yarısı peşin, 292 milyon dolara, Nural-Limak Özaltın TÜTSAB girişim ortaklığına satılmıştır. Hâlbuki TEK GIDA İS sendikasından yapılan açıklamaya göre bu fabrikalar yalnızca, 2002 yılında Tekel’e, 263 milyon dolar katkı sağlamıştır. 

Ayrıca, devlet, bankaların, Türkiye Petrolleri Anonim şirketinin, kasalarına trilyonları koyup özelleştirdiği gibi, Tekel Suma fabrikaların da içini doldurmuştur. 

Evet, bu fabrikaların içinde, tamı tamına 182 milyon Dolarlık stok mal vardır. Şimdi Devlet, 295 milyon Dolar’ı varlık, 182 milyon Doları stok olmak üzere, 477 milyon dolar olan fabrikaları, maalesef yarısı peşin, 292 milyon Dolara resmen peşkeş çekmiştir. 

Bizde bir söz vardır. “Bu malı sen mi kazandın, yoksa babandan mı kaldı” eğer “Babamdan kaldı” derseniz, o zaman siz bu malı satabilirsin derlerdi. Nitekim öğlede olmuştur.  

Tekel Suma Fabrikası’nın makine ve ekipmanları sökülürken…

Şimdi, bu satışa birde üzüm üreten binlerce çiftçinin gözüyle bakalım, bu sene özelleştirme yapıldı. Fabrikayı alan şirket üzümü almayı durdurdu. 2 bin ton üzüm, üreticisinin elinde kaldı. İki sene evvel 1 TL olan üzüm, şimdi 50 kuruşa pekmezciye peşkeş çekiliyor. Satılamayan üzümde, Bir müddet sonrada bozularak hayvan yemi oluyor. 

Hadi bu sene böyle geçti, seneye yeni mahsul üzüm üretildiğinde, fabrikayı alan şirket, hangi kriteri göz önünde bulunduracak. İktidar bazen oy kaygısı ile bazen de çiftçiyi desteklemek için üzüm maliyetinin üzerinde, fiyat veriyordu.  Özel sektörde böyle bir kriter yok. Şirketler elde edeceği kazanca bakar, üzümü ucuza mal edip, iyi fiyata satmak isteyecektir. Şimdiden şirketin İran’dan, 20 kuruşa üzüm ithal edeceği ifade edilmeye başlandı. O zaman vay benim çiftçimin haline! 

Dün gümrük kotaları ile sanayisine sahip çıkmayan devlet, bugün ülke tarımı dış tehlikelere karşı koruyamıyor ve dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, tarımda da tam bir ithal cenneti oluyor. Bu durum tarımda ülkemizin iflasıdır. Ne diyelim Allah bize ferasetli vatansever iş bilen liderler nasip etsin.” Böyle demişiz makalemizde.

Velhasıl, o dönemde, Allah bize ferasetli vatansever lider de nasip etti ama biz onun kıymetini bilmedik, bari emanetine sahip çıkalım vesselam. 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.