Gözleri Gülüyordu

30 Ara 2020 Çar 10:06
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Hayattan Kesitler-XII

 

Gözleri Gülüyordu

 

Memik KÖMEKÇİ

 

Yıl 1986. Ben İslâhiye/Akınyolu Köyünden, Hınıs Ortaköy İlkokulu’na rotasyonla yeni gelen öğretmendim. Yirmi gün köyde görev yaptıktan sora, beş gün evlenme izini, beş gün de Milli Eğitim Müdürü Dursun Şahin’in söz verdiği izni kullanarak Kilis’e geldim. Bir hafta Kilis’te kalıp düğünümü yaptıktan sonra evi yükleyip köyüme, yani hayatımın ilk evi olan Hınıs/Ortaköy İlkokulu lojmanına yerleştim.

İlk bir iki gün suyumuzu köyün çocukları getirmiş, ilerleyen günlerde iş başa düşmüştü. Su kovalarını alıp çeşmenin yolunu tuttum. (Çeşme köyün girişinde, yolları çok taşlı ve çamurlu bir vadideydi.) Çeşmeye geldiğimde köyün kızları ve kadınları beni görünce kendi aralarında gülüşerek kenara çekildiler. Ben utanarak pınara indim. (Üstüne basmak için suların içine birkaç tane taş konulmuştu.) Taşlara basıp pınarın gözünden su almak istedim ama suyun en temiz yerinde beş, altı ördek yüzüyordu. Biraz durakladıktan sonra, suyu nerden alıyorsunuz diye sordum. Çoğu Türkçe bilmediği için makul cevap alamadım. Daha sonra içlerinden biri kenara çekilmemi işaret ederek elimdeki kovaları aldı. Elinde getirdiği büyükçe kulplu bir tası suyun üzerinde gezdirerek, içindeki ördek tüylerinin akıntıya karışmasını sağladıktan sonra kovaları doldururken, iki adım gerisinde bir buzağı da gelip pınardan suyunu içip gitti.

Ben utandığım için bir an önce oradan gitmek isterken, pınarda olup bitenleri de izlemekten geri kalmıyordum. Hayvanlarla birlikte hepimiz aynı yerden su içiyorduk. Pınarın gözünde ördekler, kazlar yüzüyor, suyu bulandırdıkça durulmasını bekliyorduk. Ben kovalar doluncaya kadar aşağı yukarı her şeyi gözlemlemiştim.

Kovaları alıp eve döndüğümde hanım beni karşılayıp suları elimden aldı. Kovaların içindeki sular temiz görünüyordu.

Hanım;

- Buranın suyunun çayı çok güzel oluyor. Hiç kireçli değil. Çaydanlığı doldurayım da sobanın üzerinde kaynasın. İçeriz değil mi?

- Olur, hanım, içeriz tabi iyi olur ama sen çaydanlık değil de sobanın üzerindeki güğümü doldur da hepsini kaynat. Bundan böyle bu suyu kaynatmadan içmeyelim. (Pınarın halini gördükten sonra bu suyun sağlıklı olmayacağına karar vermiştim.) Zaten bundan sonra pınara da senin gitmen lazım… Çünkü pınarda benden başka hiç erkek yoktu. Köyün kadınları beni elimde kovalarla görünce gülüştüler. Bundan böyle ben pınara gitmem. Bir defa birlikte gideriz, ondan sonra yolunu öğrenir, hep sen gidersin. Anladın değil mi?

- Tamam, olur. Madem kadınlar gidiyorsa ben de giderim. Doğrusu merak ettim şu pınarı! Çok mu pis ki? Peki, bütün köy nasıl içiyor bu suyu?

-Gidince görürsün. Gittiğinde sakın suya düşme ha, gerçi oradaki kadınlar sana yardımcı olurlar. Çok iyi insanlar ama çok geri kalmışlar. Türkçe bile konuşamıyorlar. Çat pat birkaç kelimeden başka bilmiyorlar. Asıl bu yörelerde okuma-yazma kursu gerekiyor. Öyle bir kurs açılsa gönüllü çalışırdım ama bunların kursa geleceklerine ihtimal vermiyorum. (İlerleyen günlerde muhtarla bu konuyu konuştuğumda, hocam sakın bunu kimseye deme. Kursa kimse katılmaz, dedi.)

- Neden ihtimal vermiyorsun? Bakarsın gelirler. Üzüldüm doğrusu ama onlar da insan, ne kadar yazık! Sen gene de bir kurs açsan, bence gelen olur diyorum. Çeşme işine gelince, bu güne kadar bu yaşama nasıl katlandılarsa biz de katlanacağız! Bu arada onlara Türkçe de öğretirsin.

- Hayır, hayır! Bu böyle olmaz, olmayacak da. Hayvanlarla insanlar aynı yerden su içmemeli. İlk fırsatta Meclisteki Erzurum milletvekillerinin kim olduklarını öğrenip, meclise yazacağım. Muhtarı da yanıma alırsam bu işin üstesinden gelebilirim. Haber salayım da muhtar yarın yanıma gelsin. (Muhtar Şemsettin Akyüz karşı mahallede oturuyor, aramızda Başköy Çayı akıyordu.)

- Vallahi başarabilirsen çok sevap alırsın. Keşke şu kurs işine de bir el atsan.

- Büyük ihtimal başaracağım. Gerekirse Erzurum valisine bile gidip durumu anlatacağım. Kursu da Hınıs’a gittiğimde milli eğitim müdürüyle görüşeceğim.

İkinci gün muhtar sağ olsun, çıkıp geldi. Durumu izah ettim.

- Öğretmenim biz seçim zamanı mebuslara söyledik, bize söz verdiler lakin zaman geçince unuttular. Ne gelen var, ne de giden oldu.

- Tamam muhtarım. Ben akşam mebuslara bir mektup yazdım. (Hayvanlarımızla biz pınarın önünde biriken küçük bir havuzun suyunu içiyoruz. Biz su içerken ördekler, kazlar suda yüzüyor diğer hayvanlarımız da suyun içine girerek içiyorlar. Kısacası insanlarla hayvanlar aynı kaptan su içiyoruz. Bize yardımcı olursanız, suyun kaynağı zaten dağın zirvesinde… Bir küçük havuz ve yatırılacak bir boruyla köye su getirilebilir) diye yazdım. Bildiğin vekil varsa onların isimlerini de eklemek istiyorum.

- Var tabi öğretmenim. Bak yanımda kartlarını da getirdim. Üstünde isimleri de yazıyor. Seçim zamanı kendileri vermişti. İyi ki saklamışım, bak lazım oldu. (Muhtardaki kartları alarak isimlerini önceden açtığım yerlere ekledim.)

komekci

-Ben adımı yazarak imzaladım. Senin de adını yazdım. Sen de imzalarsan hemen yarın postaya vereceğim.

-İmzalarım tabi öğretmenim. Sen bizim sağlığımız ve iyiliğimiz için çalışıyorsun. Benim aklım ermez ama sen ne dersen ben yaparım. Hem sen yorulma. Ben şehre götürür postaya verir kâğıdını da sana getiririm.

-Teşekkür ederim Muhtarım. Bu mektubu hemen meclise yollayalım. Eğer sonuç çıkmazsa, önce valiye gideriz. Gerçi Erzurum yüzelli kilometre uzakta ama olsun, gene de gideriz. O da olmazsa gazetecileri çağıracağım.

- Sağ olasın öğretmenim. İnşallah senin sayende biz de temiz bir su içeriz. Yalnız şu kurs işini unut. Burada o kursa kimse gelmez. Kız çocuklarını bile okula zor gönderiyorlar. Hatta çoğu da kızını göndermiyor. Bana diyeceklerin bittiyse ben de eve döneceğim. Akşama sizi yemeğe alacağız. Hanım bana sıkı tembih etti, unutma dedi. Siz ikindi zamanı bizde olun, bekliyoruz.

-Zahmet olacak ama madem yenge çok ısrar ettiyse biz de sizi kırmayacağız. İnşallah geleceğiz.

- Haydi, bana müsaade, hoşça kalın öğretmenim.

- Hayırlı yolculuklar muhtarım. Akşama görüşmek dileğiyle…

O gün muhtarlara gitmiş, köyün su ve yol sorununu, kız çocuklarının okula devamlarını biraz daha detaylı görüşmüştük. Çok da faydalı olmuştu.

Biz o mektubu meclisteki Erzurum vekillerine göndermiş, O dönemi ve yollar kapalı olduğu için kışı köyde geçirmiştik.

Yaz tatili gelince memleket hasretiyle yola koyulduk. Önce Hınıs, Erzurum, ondan sonra biraz Antep, Kilis, biraz Yavuzeli derken tatil çabucak bitmişti. Evet, koca tatil çabuk geçmiş, biz tekrar köyümüze dönmüştük.

Havalar henüz iyi olduğu için minibüs okulun yanına lojmana kadar çıkmış, kapının önüne gelmişti. Arabadan indik, şöyle bir baktım ki, kapının beş altı metre ilerisinde, yolun kenarında akan bir çeşmeden, kadınlar su dolduruyor. Aman Allah’ım! Dünyalar benim olmuştu. O günkü sevincimi anlatamam! Köylüler başımıza toplanmış heyecanlı heyecanlı anlatıyorlardı.

-Öğretmenim yalnız bu değil, köyün her tarafına çeşmeler yapıldı. Bu sizin çeşmeniz! Sen tatile gidince, ihale edilerek köye su getirdiler. Tüm köylüler Memik öğretmen olmasaydı bu su böyle akmazdı diyorlar. Seni çok seviyoruz öğretmenim.

-Ben de sizleri seviyorum. Çok sağ olun. Yalnız sizden bir ricam olacak, çocuklarınızı da okuldan geri koymayın. Kızları da okula gönderin.

- Ama öğretmenim, biz, yani, kızlar büyümüş, göndermesek olmaz mı?

- Hayır büyümemişler. Ben okul kayıtlarından biliyorum. Hepsinin okul çağı… Henüz yaşları on, oniki. Hatta daha küçükler bile var!

(Hepsi biraz mahcup, biraz utanarak uzaklaşırken arkalarından),

- Bakın yarın tüm çocukları okula bekliyorum haa, diye bağırdım.

İkinci gün okula gittiğimde bir sürü yeni yüzler görüyordum. Birleştirilmiş sınıf olduğu için sınıfta yer kalmamış, yıllarca okula gelmeyenler bu gün okula gelmişlerdi. Yoklamada isimlerini biliyor ama birçoğunun yüzlerini ilk defa görüyordum. O gün yeniden tanıştık. Elleri, yüzleri güneş yanığı olsa da, hepsinin gözleri gülüyordu.

 

Benzer Haberler

KIZ Etin kilosu 60 TL’yi bulmuş. Artık içki içen gibi, çok et yiyene de kız vermezler!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASINDA EN ÖNEMLİ NEDEN, İNSAN HAKLARININ TEMELİNDE KADINLARIN...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bugün 8 Mart “Dünya kadınlar Günü”. Dünya Kadınlar...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

“Ey kahraman Türk kadını, sen omuzl...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Kilis Valisi Recep...

CHP Kadınlar Günü nedeniyle çiçek d...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kilis İl Başkanı M. Akif Perker ve Kilis İl...

Jandarma KADES uygulaması hakkında ...

Kilis’te İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 8 Mart Dünya Kadınlar Günü...

“Cennet, annelerin ayakları altında...

Kilis İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt, 8 Mart Dünya Kadınlar...

Kooperatif üyesi kadınlardan pastal...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu ve İl Müdürlüğü...

Olea Otel’den şehit ve gazi aileler...

Kilis’te Olea Otel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Şehit ve Gazi...

Zeytin, Antepfıstığı ve bağlarda ha...

Kilis Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Antepfıstığı ve bağlarda hastalıklara...

Sınır kapısında cep telefonu yakala...

Kilis’in Öncüpınar Sınır Kapısı’nda araçlarda yapılan aramalarda...

Kalp krizi geçiren Gelir Gider Müdü...

Kilis’te kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Belediye Gelir Gider Müdürü...

Otel ve konaklama tesisleri denetle...

Kilis’te kontrollü normal hayat sürecinde, otel ve konaklama tesislerinde...

Milli Eğitim Bakanlığı 19.940 Sözle...

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında görev yapmak...

Ağrı Dağı ve Çevresi Turizm Master ...

T.C. Serhat Kalkınma Ajansı, Ağrı Dağı ve Çevresi Turizm Master Planı...

Kocaeli Üniversitesi 102 sözleşmeli...

Kocaeli Üniversitesi birimlerinin personel ihtiyacının karşılanması amacıyla...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KIZ Etin kilosu 60 TL’yi bulmuş. Artık içki içen gibi, çok et yiyene de...

Kilis’te bağ evlerinde toplanmak ya...

* Kilis İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu yaptığı toplantı sonrası yeni kararların...

“Kadınlar ve erkekler eşit haklara ...

Kilis Barosu Başkanı Av. H. Muammer Fazlıağaoğlu, “Yılın sadece bir günü...

Kilis kadınların en erken evlendiği...

TÜİK Gaziantep Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, 8 Mart...

Yem fiyatı cep yakıyor

Kilisli hayvan üreticileri son 1 yılda yem fiyatları yüzde 40 artış gösterdi....