Dolar
Euro
Altın
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis °C
Kilis
°C
°C
°C
°C
°C

“Gözünü Toprak Doyursun!…”

“Gözünü Toprak Doyursun!…”
A+
A-
03.06.2020
976
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Çeşitli kurum ve işletmelerden dört-beş yerden maaş alan bir kamu görevlisinin muhterem eşi şöyle buyurmuşlar: “Devlet memurunun aldığı maaş ve ücretler sorgulanamaz. Kimsenin haddine düşmemiştir…”

Genelde her yerde söylenen ve bilinen, kentimizde çok geçerli olan bir atasözümüz var hemen aklımıza gelen.

Açgözlü, para hırsı ile dolu, kendinden başkasını düşünmeyen, durmadan mal mülk edinip bir türlü tatmin olmayanlar, sonradan görmeler için  “ALLAH GÖZÜNÜ DOYURSUN” derler. Biraz daha ileri gidenler, hep bana, hep bana demekten vazgeçemeyenler için de; “GÖZÜNÜ TOPRAK DOYURSUN”  atasözümüz taşı gediğine koyar. Çünkü ne söylense, ne edilse, uyarı ve öneri dinlemeyenler için artık söylenecek bir şey kalmamıştır.

Son zamanlarda, özellikle kamu görevlilerinin, yandaş ve yağcıların aldıkları yüksek görev maaşlarının yanında, ek görevler, kurul üyelikleri, temsilcilikler vs. etiketleri altında birden çok ücret aldıkları gözlenmektedir. Aylık 22.200 TL maaşlı, milletvekillerimiz bile geçinemediklerini belirtmektedirler. Telefon, sağlık giderleri, taşıt masrafları, yemekleri gibi birçok gereksinmeleri bedava olan, son zamanlarda parmak kaldırmaktan başka bir şey yapmayan siyasilerin yakınmaları da haklı (!) bu durumda.  20 bin lira aylıklı bir genel müdür, yönetim kurulu üyeliği diye 15 bin, temsilci diye 10 bin, başkan vekili diye 15 bin olmak üzere aylık alıyor, harcırah ve fazla mesailerle bunu 100 binlere çıkarıyorsa, vekiller haklı olurlar…

Örneklemeye çalıştığımız bu uygulamanın sayısının çokluğu zaman zaman dile getirilmekte, sorgulanması ve tenkit edilmesi sanki suç sayılmaktadır. Asgari ücretle yaşam savaşı verenlerle, karşılaştırıldığında işin feci yanı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Yağma Hasan’ın böreği gibi, sofranın başına geçenler bir türlü doymamakta, yeni kapılar (!) aramaktadırlar.

Baş belası bir virüsün neden olduğu sayı ile işsizlik rekorunun kırıldığı şu günlerde, 15-20 bin liralık maaşlarla yetinmeyenlerin davranışlarını hoş görü ile karşılamak olası değildir. Ek olarak yüklenilen, fazladan alınan görevlerin, iş peşindeki bu insanlarımıza verilmesi, işsizlik için küçük de olsa bir çözüm olmaz mı?  Üniversite bitirmiş, kaliteli iş gücü ve zekâya sahip gençlerimiz, bu avantaları öteleyip, iş sahibi olsalar fena mı olur?  Eğer ücret verilecek işler varsa, bu işsizler ordusunun içinde işe yarayacak hiç mi insan yoktur?

Yüksek maaş alan, vekillik yapan insanların gerçek yaşamlarında bu gelirlere bile gereksinmelerinin olmadığı inancındayım. Belirli yerlerden alınan görevliler ile milletvekilleri, gerçek yaşamlarında iş güç sahibi, varlık sahibidirler. Seçim için milyarları harcayabilenler ve aldıkları ile yetinmeyenler için ne diyelim bilmem ki?

Bir kişiye birkaç göstermelik görevle üç beş yerden maaş sağlamak,  işsizlikle boğuşan bir ülkenin yaşam şekline ters düşen uygulamalardır. Fakire, yoksula, asgari ücretliye şükür etmesini öğütleyip, arkadan malı götürmek ne adalete, ne insanlığa, ne de dinimizin kurallarına uyar? Bunu sorgulayanlara da kızmak şu baştaki atasözümüzle cevabını bulur;

“GÖZÜNÜZÜ TOPRAK DOYURSUN…” Çünkü yaşarken gözleri doymamaktadır. Bir şey götüremeyeceklerini anlarlarsa belki biraz insanca düşünürler!…

Yeniden buluşalım…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.