Dolar 32,3124
Euro 35,0271
Altın 2.422,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Açık
Kilis
28°C
Açık
Per 27°C
Cum 31°C
Cts 34°C
Paz 36°C

Güle Güle Yaz… Hoş Geldin Sonbahar ve Bugün Aylardan Eylül

Güle Güle Yaz… Hoş Geldin Sonbahar ve Bugün Aylardan Eylül
A+
A-
05.09.2022
461
ABONE OL

Mahmut KANMAZ

“Oldum olası, hazan yağmurlarında yürümeyi hep sevmişimdir. Belki ondandır, ağladığımın hiç fark edilmemesi.”

Hazanı hüzün bilen bir kardeşimizin dedikleri bunlar.

Sözlerimin en başında, herkesin gülmesini ve mutlu olmasını dilerim.

Eyvallah…

Ancak, hüzünler de var yaşam içinde…

Bu da ayrı bir fasıl…

Hele de sonbaharda…

Ayrılık ve özlemler, daha bir çoktur bu aylarda, bilirsiniz…

Sanki hüznün bir başka adı olur eylül…

Sonbahar, hazan, ya da güz…

Gerçekten öyle midir?

Yani sonbahar veya hazan, hüznü mü çağrıştırır bizlere?

Yanıtı, biraz evet, lakin daha çok hayırdır.

Bir kere sonbahar melankoliktir, büyük sevdaların yaşandığı ve araya hasretlerin girdiği bir duygusal mevsimdir. Tamam.

Ama vuslatların da zamanıdır sonbahar.

Ve sonbaharın da en romantik ayıdır eylül…

En güzeli de, yazla sonbahar arasındaki merdivenin ilk ayağıdır, bu sarı ay…

Alpay’ın, “Eylülde gel” diye sevdiğine haber saldığı bir ay olduğunu bilmez miyiz eylülün?

Hatırlamaz mıyız bu güzel şarkıyı?

Birileri demiş ki,”Eylül, sadece takvimden ibaret bir ay değildir. Eylül, hesabı mahşere kalmış, hüzünlü bir hikâyenin adıdır da aynı zamanda.”

İçinde ne derin izler var değil mi?

Bir kere, herkesin de vardır böylesi eylül acıları. Kesinlikle.

Dedik ya, sonbahar melankoliktir.

Ta dibine kadar duygu yüklüdür diye.

Yanlış değildir bu söylem.

“Her ömrün bir eylülü vardır mutlaka…” diyen kimse, hiç de haksız değildir yani.

Hatta bunun biraz daha açılmış hali, ya da varyantı şöyledir sevgili dostlarım.

“Herkesin bir sonbaharı vardır illaki.

Kiminin yaşamadan yaşlandığı, kiminin de yaşlanmadan yaşadığı…”

Bilmem size uygun olanı hangisidir?

Aslında sıkıntı nerede biliyor musunuz?

Tüm ayrılıkları ve sevdaları yaşayıp da,artık tahammülün kalmamasında…

Bir bakıma, “Hazanda dökülecek yaprağın kalmamasındadır” problem…

Sorun burada işte…

Tabi ki, duyguların şelale olduğu, ancak ayrılık gibi istenmeyen hallerin de yaşandığı bir mevsimden söz ediyoruz.

Çok normal…

Zira ortada mevzuya dair edilmiş kelamlar var da ondan söylüyorum bunları.

Mesela biri bakın neler diyor.

“Ben şimdi bütün yapraklarımı döküyorken, sen kalkmış “Eylül” diyorsun bana..

İşte, tam da burada başlıyor ayrılık.

Bilmez misin, her sonbahar gelişinde gözyaşlarım akar sicim gibi… “

Allah hiç kimseyi ağlatmasın da, ama tam ağlamalık bir durum buradaki.

Akan gözyaşlarının nedeni, yine sevda ve yine özlemdir malum…

Tek dert, ayrılık olsun ne yapalım.

Rabbim başka acılar vermesin kimseye.

Tabi demesi kolay…

Bir de çekene sormak lazım bunları…

Sonbaharın gelişi derken, rahmetli Yıldırım Gürses’i anmamak olmaz.

Onunla özdeşleşmiş bir şarkı vardı ya hani. Çok iyi bildiğinize inanıyorum.

O ne güzel bir eser ve bestedir Allah’ım.

Yüz kere dinlesem, yine de bıkmam.

Sonbaharı, hüznü ve özlemleri daha iyi anlatan bir şarkı olmadı bugüne kadar.

Okuyun ve mümkünse ardından bulun ve dinleyin bu harika şarkıyı ve ondan sonra da umarım bana hak verirsiniz.

“Düşen bir yaprak görürsen / Beni hatırla demiştin.Biliyorsun seni ben / Sonbaharda sevmiştim… / Her sonbahar gelişinde / Sarı sarı yapraklarla / Kuru dallar arasında  / Sen gelirsin aklıma… / Rüzgârla düşen yapraklar / Daima senin hayalin / Yine bir sonbaharda

Geleceksin sen bana…”

Güz ayrılıkları yaşayan bir kardeşimiz derler ki,

“Oysa ben akşam olmuşum. Yapraklarım dökülüyor usul usul…Ve adım sonbahar…”

Kişi biraz da yalnızlığından ötürü, karamsar duygular içinde olur.

Nasıl mı? Anlatayım.

Bir bünyede melankolik haller fazlasıyla mevcutsa ve ayrılıklar da gelmişse başa, o zaman da, kaçınılmaz olarak bir girdabın içine düşer insan.

Tam da burada, birileri mevzuya dahil olur ve “Dedim ya eylüldü aylardan…

Yalnızlığımın oradan oraya savruluşu bundandır işte…” deyiverir…

Böyle midir gerçekten?

Evet öyledir maalesef.

Sevda, ayrılık, özlem ve hüzünlerdir, sonbaharın heybesinde olanlar…

Büyük edebiyat insanı Ziya Osman Saba, bir şiirinde, bütün bu dediklerimizi harmanlar gibidir… Buyurunuz:

“Kuru yapraklarında güzün / Ardında kış kıyamet. / Dert, hüzün… Alınyazısı, hepsi…

/ Kısmet… / Ha yazı, ha kışı geceyle gündüzün ve / Kimbilir kaç günü kaldı, / Ömrümüzün…”

Sonbaharın buruk hali, bizatihi yaşattığı duyguların yoğunluğundandır sevgili arkadaşlarım..

Her ne kadar kırık duyguların barındığı bir mevsim olsa da, bazıları için bunun çok fazla bir ederi yoktur…

O sebepten,”Huzur ve aşkın saklandığı mevsime, sonbahar denir” düşüncesi hâkim olur duygu ve davranışlara.

Hatta “Ben seversem eğer, bir tek sonbaharda severim.Çünkü sevginin sıcaklığı en güzel sonbaharda hissedilir.” bile diyebilir kişi.

Dahası, birilerine âşık olmanın ve sevmenin zamanının, en iyi sonbahar olduğuna yürekten inanır bazıları,”Kış, ilkbahar ve yazı boş ver. Bak herkes âşık bu aylarda…Eğer seveceksen birini, sonbahar yağmurlarında ve kurumuş sarı yapraklar dökülürken seveceksin…”

Deneyip de görmek lazım dermişim.

Ama ihtiyatı da elden bırakmamak gerekir her daim ve…

“Dudakların gülümserken, gözlerindeki sonbahar nedense korkutuyor beni…” hallerine düşmemek gerekir açıkçası… Belki de, sevdanın yoğunluğuyla, hüznün sıkıntılarını aynı anda hissetmek de vardır işin içinde.

Alınan dersler ve netice şu olur her zaman.

“Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe…”

Evet, gelinen son nokta budur…

Sözlerimi şu kelamla bitirmek isterim: “Eylül, öylesine bir ay olmamıştır hiçbir zaman…

Eylül, en yoğun sevdaların yaşandığı ve bunları yaşarken de, araya bazen sıra sıra dağların ve hasretlerin girdiği, vuslatı bekleyen gönüllerin ayı olmuştur…”

Tekrar birlikte oluncaya kadar, sağlık ve esenlik dilerim hepinize.

Dualarım ve sevgilerim her daim sizinle olsun…

Hoşça kalın değerli can arkadaşlarım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.