Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Güzel Yaşamak İçin Ne Yapmalıyız?

Güzel Yaşamak İçin Ne Yapmalıyız?
REKLAM ALANI
A+
A-
05.04.2021
74
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“SADECE ENGELLERİ AŞMAK DEĞİL, İNSAN MUTLU OLMAK İÇİN YAŞAMALIDIR.”
(Martin SELIGMAN
Pozitif Psikoloji’nin Öncüsü)
Ülkemizde ve dünyada son zamanlarda, hemen hemen herkeste bir durgunluk, bir huzursuzluk, yorgunluk ve kafaların karışık olduğunu görmekteyiz. Bir taraftan korona virüs salgını, bir taraftan Suriye bataklığının bitmeyen olumsuzlukları, bir taraftan terör olaylarının verdiği stresler, hepimizin üzerinde bir huzursuzluk yaratmaktadır. Bu olumsuzluklara hep birlikte çözüm arayışı içindeyiz. Hatta çalışmalarımızı bu nokta üzerinde odaklandırma zorunda bile kalıyoruz.
Gerek iş hayatımızda, gerek özel hayatımızda kendimizi yorgun hissettiğimiz zamanlar olabiliyor. Hatta çabuk sinirlendiğimizi de görebiliyoruz. Uzmanlar bu davranışa ‘Tükenmişlik Sendromu’ diyorlar. Tabi ki tükenmişlik hissi hayat kalitemizi alt üst edecektir. Bu tükenmişliği devam ettirenler özel hayatında mutsuz, iş hayatında verimsiz olabiliyorlar.
Aslında bu konuya Büyük Düşünür Schopenhauer, “Engelleri aşmak, var olmanın en büyük amacı ve hazzıdır” demiş. Amerikalı Pedagog Helen Keller “Yüzünüzü güneşe döndüğünüz zaman, gölgeler hep arkanızda kalır” diye söylemiş. Diğer taraftan Pozitif Psikololoji’nin öncülerinden Martin Seligman ise, “Sadece engelleri aşmak değil, insan mutlu olmak için yaşamalıdır.” diye ifade etmiştir.
Görüldüğü üzere, ülkemiz ve dünyadaki bu olumsuzluklar, krizler, hastalıklar, hepimizi düşünmeye, sorgulamaya sevk ediyor. Peki, bu nasıl bir düşünme olacak? İnsan düşüncesini nasıl yapılandıracak? Ya da doğru düşünmeyi nasıl öğrenecek? Hemen bu konuda bir uzmana kulak verelim:
“Korono virüs salgını nedeniyle evde kalan insanlarımız, gerek sosyal imkânlardan, gerekse sağlık yönünden, olumsuz etkiler yaratmakta. Aynı zamanda salgın devam ettiği sürece, strese de kapılmaktalar. İşte bu durum karşısında, bol bol kitap okumak, resim yapmak, şiir okumak, enstrümanla uğraşı vermek, tüm bunalımları yok edecektir.
Bir de doğru bilgiyi ayırt etmeyi nasıl yapacağız? Bunun için insan ve toplum yararına olan etkinliklere, seminerlere, tiyatro ve konserlere katılmamız gerekir. Bunun yanı sıra ayırt etme yeteneğini felsefe toplantılarında da elde edebiliriz.” diye ifade etmiştir.
İnsanların gerek özel hayatlarında, gerek toplum karşısında ‘tek başıma ne yapabildim ki…’ hissi, olabilir ve görülebilir. Bunu kurmak ve ortadan kaldırmak için, daha doğrusu pozitif olabilmek için kendimizi toplumdan soyutlamamaya gayret edeceğiz. Her türlü etkinliklerin yanı sıra, seminerlere ve toplantılara katılmayı da hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz.
Hoşça kalın.

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.