Hamam Tarihi ve Kültürü Üzerine

11 Ara 2020 Cum 11:30
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Sıdıka GÜCER

(E. Öğrt. Fransızca Çevirmen-Rehber)

 

Hamamın tarihi Romalılara kadar uzanır. Vezüv yanardağının patlamasından sonra küller altında kalan Pompeii kentinde yapılan kazılarda Romalıların kullandıkları hamamlar ortaya çıkmıştır. O dönemde sınıf farkı varmış, asillerle köleler farklı kapılardan içeri alınır, ayrı bölümlerde yıkanırlarmış.

Osmanlı tarih ve kültüründe de hamamın ayrıcalıklı bir yeri vardır. Osmanlı döneminde, padişah hanımlarının yaptırıp, kendi adlarını verdikleri hamamları ünlüdür. Bu hamamlar halka hizmet etmenin yanı sıra belli günlerde sadece sultan hanımlar için çalışırmış. Bu hamamlardan en ünlüsü İstanbul’da Sultanahmet meydanında bulunan Haseki Hürrem Sultan Hamamıdır. Yetmiş beş metrelik bir eksen üzerinde simetrik iki bölümden oluşmuş bir Mimar Sinan eseridir.

Geçmişten günümüze güzel ülkemizin hemen hemen her kentinde, hatta bazı şehirlerde neredeyse her mahallede bir hamam olması Türk milletinin temizliğe verdiği önemi yansıtır.

Geleneksel Türk hamamı üç bölümden oluşur. Giyinip soyunma kabinlerinin bulunduğu soğukluk, alttan ısıtmalı göbek taşı ve yıkanma odalarının bulunduğu sıcaklık ve iki bölüm arasında yer alan ılıklık. Çok sıcak ortama dayanamayan insanlar burada, ılıklıkta daha rahat yıkana-bilirler, dinlenebilirler. Şimdilerde gelin hamamı yapan aileler burada hamama davet ettikleri konuklarına yiyecek içecek ikramında bulunuyorlar. Daha sonra da eğlence yapıyorlar. Şarkılar söyleyip, dans ediyorlar.

Atalarımız Kilis’e de birkaç hamam yapmışlar: Ha-san Bey Hamamı (halen kullanılıyor) Koca Hamamı (veya Hoca Hamamı restore ediliyor), Paşa Hamamı ve amacı dışında kullanıma sunulmuş durumda olan restorasyonu yapılmış Eski Hamam…

Bunlar tarihi hamamlar. Bazı mahallelerde de hiçbir tarihi değeri olmayan sıradan hamamlar da var ve Kilis halkı buralarda hamam geleneğini sürdürmeye devam ediyor.

Kilis’in çıkışındaki Kadirbeyoğlu tesisleri içinde de oldukça çağdaş, temiz ve şık bir hamam bulunmaktadır.

Hamam sadece temizlenme yeri değildir, yabancıların “nurriture social” dedikleri paylaşım alanıdır aynı zamanda. Halk burada yıkanır temizlenir, eğlenir, söyleşide bulunur; oğluna kız beğenir, gelin hamamı yapar, güvey hamamı yapar, loğusa hamamı yapar, yaşlılara da yardım edilir.

Çok eskiden hamama gidilmeden bir gün önce, bakırdan yapılmış leğenlere kil ıslatırlarmış. Sonra da has zeytinyağlı, defneli sabunlarla bu killi suyu kullanarak saçlarını yıkarlarmış. Günümüzde hala zeytinyağlı sabun önemini koruyor, ama killi suyla yıkanmak tarihe karıştı. Yıkanma işleminden sonra göbek taşına geçilir ve kese ritüeli başlar. Sıcacık göbek taşında hem keselenilir hem de sohbet edilir. Hamama gelmeden önce bol bol içilecek limonlu su, vücuttaki tüm toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Gözenekler açılır, vücut nefes alır. Bundan daha güzel bir sağlık kaynağı olabilir mi?

Loğusa hamamında ise, bebeğin kırkı çıkınca şüdüt denilen bir karışım (mumlu bal, tarçın, karanfil zencefil ve karabiber) loğusanın vücuduna sürülüp bekletilir, sonra yıkanılırdı…

Kilisliler hamama kimi “sıcak” da derler. Okula gelmeyen ilkokul öğrencisi, ertesi gün nerede olduğunu soran öğretmenine, hâlâ “Anam gilden sıcağa gettik örtme-nim” diye yanıtlıyordur.

hamam

Biz Kilisli hanımlar kimi zaman bu özlem duygusu içerisinde gittiğimiz hamamlarda gerekli olgun ve çağdaş hizmeti bulamıyoruz. Birkaç bayan arkadaş “hamam nostaljisi” yaşamak için hamama gitmeye karar verdik. Hamam bohçalarımızı özenle hazırladık, acıktığımızda yemek için atıştırmalık börek-çörek, meyve koyup hamamın yolunu tuttuk. Gittiğimiz hamam küçük ama suyu bol ve sıcaktı. Mekân küçük olduğu için çok yoğun bir nem vardı. Öyle ki nem, giyinip soyunulan yerde yoğunlaşıp duvarlardan aktığı için, asılı bütün paltoların ıslanmasına neden oldu. Kilimiz yoktu, ama bulabildiğimiz saf zeytinyağlı sabunlarla doya doya yıkandık, güzel güzel söyleşerek keselendik. Soğuklukta meyve yedik ve çevremize de ikram ettik. Bir tarafta çay içen hanımlar bile vardı. Çok kalabalıktı, yıkanırken çığlık çığlığa ağlayan çocuk sesleri beni bir an kendi çocukluğuma götürdü.

Kilis halkının hamamı sevdiği ve bu geleneği sür-dürmek istediği, halen hamamlara gösterdikleri rağbetten anlaşılıyor. Ancak şu an kullanılmayan Kadirbeyoğlu tesisleri içindeki hamamdan başka sağlık ve temizlik kurallarına uygun bir hamam yoktur Kilis’te… Restorasyonu yapılan ancak, hamam hizmeti dışında bırakılan tarihi hamamlarımızdan ayrı, hizmet veren diğer hamamlarımızın ne yazık ki yeterli hijyenik ortam içerisinde olmadıklarını gözlemliyoruz…

Biz yorum yapmayalım, özleminiz artar da yolunuz düşerse, gittiğinizde şimdiki hamamlarımızdaki olumsuz temizlik düzenini/uygulamasını kendiniz görerek yaşayacaksınız…

Burada yetkililere de sormadan edemeyeceğim: Kilisliye reva görülen hizmet bu mu?!…

Hem geleneklerimizi yeni kuşaklara aktarmak adına, hem de temizlik ve sağlık adına Kilis’imizde şöyle bembeyaz mermerlerden yapılmış, sağlık ve temizlik denetimi yetkililerce sürekli yapılan bir belediye hamamı görebilmek, Kilislinin hakkı değil mi?

Aslına uygun olarak restore ettirilen tarihi hamamlarımızı da ‘cafe-restoran’ olarak değil de, hamam olarak kullanabilmek, daha aykırı bir durum mudur ki…

Hem tarihimizi ve hem de temiz bir hamam keyfini yaşamak umuduyla hoşça kalın, diyorum… (Zeytindalı Dergisi, Sayı 61)

Benzer Haberler

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan adamlara sıra gelmiyor...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN TEKNİK ESERLERİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan konuşuyor. Laf...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan...

Eğitim Nedir?

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN...

Neden Susuyoruz?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan...

Hz. Fâtımâ Resulûllah’ın Bir Parças...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) gerek bu dünyada himmetinden,...

Polateli-Şahinbey OSB’ye yatırım da...

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Ortadoğu,...

Çiftçilere toprak analizi uyarısı...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, çiftçilerin, tarlalarından iyi...

Horozkarası üzümün faydaları saymak...

“Kilis Karası” veya halk arasında “Horoz Karası” olarak bilinen üzümün...

Kilis’te korona virüs denetimi

Kilis’te korona virüs tedbirleri denetlendi. Denetimlere Vali Yardımcıları...

Yaşlı adam evde ölü bulundu [ASAYİŞ...

Kilis’te evde ölü bulunan yaşlı adamın ölümü şüpheli bulundu. Namık...

Sınır kapısında sigara ele geçirild...

Kilis’in Çobanbey Gümrük Kapısında bir araçta yapılan aramalarda kaçak...

Son cemre toprağa düştü

Baharın müjdecisi olarak bilinen ve “kor halindeki ateş” anlamına...

Kilis’te köy içi yollar düzeltilece...

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Şıhmehmet Yalçın, köylerdeki su, kanalizasyon...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılında, Kahramanlarımızın Anılması İçin...

Cng freze tezgahı operatörü mesleği...

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Burdur İŞKUR İl Müdürlüğü ve Mehmet Akif...

Çırak Eğitimi Emin Ellerde

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanlar hayatta yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla...

Delikanlı Bir ‘Doğan’ Göçmüş!...

Uğur KEPEKÇİ   Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Doğan Köroğlu...