Dolar 8,0580
Euro 9,6752
Altın 460,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
31°C
Parçalı Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 27°C

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?
REKLAM ALANI
A+
A-
03.03.2021
7
ABONE OL

M. Yahya EFE

Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve güvene hasretiz.

Bir zamanlar bir açılımdır tutturduk. Neyin açılımıydı? İçeriğini bilen yoktu.

İmralı yolunu aşındırdık, gitmeyen kalmadı!

Bunun sonucu olarak; bölücüler seçimlerde “Türk partilerine oy yok” kampanyası başlattılar.

Seçimlerden sonra da doğuda özerklik ilan edeceklerinden söz ediyorlardı.

Peki, Türk vatandaşı değillerse, hangi yüzle geliyorlar Türkiye Büyük Millet Meclisine?

Vaktiyle, Başbakan Erdoğan’ın Hakkari’de dediği gibi; “Tek millet dedik, tek bayrak dedik, tek vatan dedik, tek devlet dedik. Buna karşı çıktılar. Buna karşı çıkanın Türkiye’de yeri yok. Buyursun istediği yere gitsin.”

Siyasilerimiz bu konuda konuştuğu zaman mangalda kül bırakmıyor. Önüne gelen barış, huzur ve güvenden bahsediyor ama iş uygulamaya geldiğinde sözler hep havada kalıyor.

Sosyal ve sorumlu birer varlık olan insanların topluluklar halinde yaşamaları kaçınılmazdır. Bu insanın tabiatının gereğidir.

Onun için insan etrafındakilerle iyi geçinmek, iyi ilişkiler içerisinde bulunmak ve onların haklarına saygılı olmak mecburiyetindedir.

Bunlar, hayatta huzurlu ve mutlu yaşamanın kaçınılmaz şartlarıdır. Huzur ve güven toplumu olabilmenin şartı da, barış içinde birlikte yaşamaktır.

Geçmişimize baktığımızda; Türk milletinin toplumsal barışın ve bir arada yaşama kültürünün asırlarca mimarı olduğunu görürüz. Asırlar boyu farklı din, dil, mezhep ve etnik kökene mensup toplumları bünyesinde barındırmıştır.

Milletimizin bin yıllık bir arada yaşama kültürü çatışma ve ayrışma üzerine değil, barış ve birlikte yaşama anlayışı etrafında şekillenmiştir.

Türk milletinin bu bin yıllık kardeşliğimizden rahatsız olanlar var. Ve bunlar boş durmuyorlar.

Ülkemizde toplumsal huzursuzluk ve çatışma alanları oluşturarak, bu kardeşlik bağlarımızı bozmak istiyorlar.

Oldukça tehlikeli bir ayrışma ve farklılaşma zeminine çekmeye çalışanlar var. Bunlar, toplumsal huzursuzluk ve çatışma alanları oluşturarak, kardeşlik bağlarımızı koparmaya çalışıyorlar.

Onun için hepimize büyük görevler düşüyor…

Hepimiz toplumsal barışı ve birlikte yaşamamızı zedeleyici hareketlere karşı tedbirli ve uyanık olmalıyız. Karşılıklı sevgi ve saygı, karşılıklı anlama ve anlaşılma kültürünü hayatımıza hâkim kılmalıyız.

Bunun için de, bir birimize karşı sevgi ve saygı çerçevesinde; adaletli, yapıcı, kaynaşmayı ve paylaşmayı bilen insan olmalıyız.

Günümüz Türkiye’si kalkınma hamlesini başlatmış ve bu yarışta oldukça mesafe kat etmiş bir ülkedir. Böyle bir ülkenin vatandaşları olmaktan gurur duymaktayız. Din, dil ve mezhep farkı gözetmeden barış içerisinde yaşamasını bilmeliyiz.

Barışa ve demokrasiye ihtiyacımız var.

Karanlık hain güçler, terör örgütleri bizleri iç savaşa, kardeş kavgasına sürüklemek istiyor. Türk-Kürt kardeşiz. Bu oyununa gelmemeliyiz. Bu ülke hepimizin…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.