Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 38°C
Sal 38°C

Hata-Kusur

Hata-Kusur
A+
A-
16.01.2019
450
ABONE OL

Mahmut İhsan KANMAZ


Dünyada kusursuz iki insan vardır:
Biri ölmüştür!…
Diğeri ise, henüz doğmamıştır.

Sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimi sunarak, bir yazıma daha başladım bile sevgili arkadaşlarım…
Bugün, yine çok önemli bir konuyu ele alıp inceleceğim.
Nedir derseniz, bu önemli mevzu?
Girizgâhtan da anlaşılacağı üzere, hata ve kusur hakkında, diyebilirim size…
Günlük yaşam içinde, bilmeden, ya da eskilerin deyimiyle, sehven yapılan yanlış davranışlar, elverişli olmayan durumlar, bu alanın içinde düşünülebilir. Burada önemli olan yapılan eylemin, edimin, biz istemeksizin, arzumuz hilafına olması halidir. Öbür türlüsü, yani isteyerek yapılanı, hata, kusur kapsamına girmez.
Hata ve kusur, biz insanlara ait bir eylemdir. Hangimiz, bu istenmeyen yanlışları yapmadık ki… Önemli olan, bu hatalardan ders çıkarıp, tekrarına gitmemektedir… Aslolan ve olması gereken budur. Kaldı ki buna istinaden, Sultan Abdülhamit Han, şöyle bir kelam etmiştir: “Tekerrür eden şey, aslında tarih değil, işlenen hatalardır.”
Hata yapılabilir, ancak daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bunlardan çıkarımda bulunmak koşuluyla…
Çinli filozof Konfüçyüs, “Hata yapmak bir şey değildir. Hata yaptığını unutmak kötüdür” diyerek, bu savımıza, destek olmuştur. “Bir insanın yapabileceği en büyük hata, hata yapmaktan korkmasıdır” diyen Elbert Hubbard, doğru yoldadır.
Sartre de, “Hayatta yapılacak o kadar çok hata vardır ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin bir anlamı yoktur” buyurmuştur.
“Hiç kusursuz olmasaydık, başkalarında kusurlar bulmaktan, bu kadar zevk almazdık” demiş, Rochefoucauld.
Aslında hatasız bir yaşam sürmek, hem imkânsız, hem de biraz anlamsızdır. Neden derseniz, yapılan her hata ve kusurdan, ders alırız hepimiz.
“Hiç hata yapmayan insan, genelde hiçbir şey yapamayan insandır” diye, hayıflanan Lord Tennyson, doğrulara parmak basmış gibidir. Fransız bilim insanı Alain de, olaya farklı bir pencereden bakıyor sanki: “Deli dediğimiz kişilerin kusurları, bizim büyütülmüş kusurlarımızdan başka bir şey değildir.”

“Defolar bedava değildir. Birileri hata yapar ve bunları yaptıkları için de, onlara ücret ödenir…” Deming, aynen böyle diyor.
Hani biraz önce dedik ya, hata biz insanlara özgüdür. Yalnız bunun alışkanlık haline gelip, tekrarlanmaması kaydıyla…
“İlk hata saflığın, fakat sonrakiler bir suçun mahsulüdürler” diyen Oliver Goldsmith, bence tamamen gerçeği söylemektedir. “İki yanlış, asla bir doğru yapmaz” diye şekillenmiş bir İngiliz atasözünde de tam bir doğruluk vardır.
İranlı şair ve bilge insan, Şeyh Sadi Şirazi, kusurla ilgili çok kısa, ama oldukça etkili bir söz etmiştir ve demiştir ki: “Kusuru kendisine söylemeyen biri, ayıbını hüner sanırmış.” Çok güzel…
Aynı kısa yoldan bir başka mesajı da Ahmet Rifat veriyor bizlere: “Hata, acelenin hayırsız çocuğudur.”
Hata yapılabilir bir şeydir, ancak aynı hatayı tekrarlamaktan söz etmiyorum tabi.
Hatanın yapılmasının hemen ertesinde, karşı tarafça, bunun hoş görülmesi esastır.
Zaten onun içindir ki, Alexandre Pope demiştir ki, “Yanılmak insanca, bağışlamak kutsalca bir iştir.”
Son İslam halifesi Hz. Ali de konuyla ilgili çok güzel bir söz söylemiştir:
“Hiçbir kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini, misal göstererek anlatınız.”

François de Sales, mukayeseli bir hata-kusur tasnifi yaparak, konuyu daha üst bir noktaya taşımıştır.
“Biz başkalarının kusurlarını görmek hususunda kartallara ve kendi hatalarımızı görmemek bakımından da, köstebeklere benzeriz.” Çok net ve tatminkar bir açıklama olmuş, sevgili arkadaşlarım…

“Nehirler denizlere, insanların hataya koştuğundan daha hızlı akmazlar” demiş Voltaire. “Hata yaparak geçmiş bir yaşam, hiçbir şey yapmadan geçmiş bir yaşamdan, sadece daha doğru değil, aynı zamanda daha yararlıdır” diyen de Bernard Shaw’dır.
Bir İspanyol atasözü, hata yapmanın, erdeme ve doğruya ulaşmanın bir yolu olabileceğini anlatıyor bizlere…
“Hata yaptığından şüphe eden bir kişi, daima doğru yoldadır…” Aynen öyle…
Yine güzel ve anlamlı bir söz var sırada. Bu kelamı eden de, Dryden adlı bir bilge ve şöyle diyor: “Hatalar, saman çöpleri gibi suyun yüzünde giderler, insanlar onu hemen görebilirler.”
“Mezarlıklar, doktorların hatalarının örtüldüğü yegâne bir yerdir.” Çok güzel bir Fransız atasözüdür bu…
Hata bir vakıadır, bir olgudur değerli arkadaşlarım… Onun olabileceğini ve yaşamımızı değerli kılabileceğini göz ardı etmemek lazımdır. Tıpkı, Thomas Carlyle’nin şu sözünde olduğu gibi: “En büyük hata, hata diye bir şey tanımamaktır.”
“Küçük görevlerdeki ihmalkârlık, büyük kusurların işlenmesine yol açar” diye buyuran Menecher, aslında önemli bir konuya dikkat çekmiştir.
Hataların tekrarlanmaması esas gaye olmalıdır her daim… Yoksa hatalar zinciri bir devri daim gibi, sürekli yineler durur… İşte bilge Sadi de, bunu dile getirmeye çalışmıştır: “Ders alınmazsa, her hata bir sonra ki hatanın, virüsü olur.”

“Gömleğin ilk düğmesi hatalı iliklenirse, öbürleri de yanlış gider” demiştir Brund.
Bunu hep duyarız zaten. Bilindik sözdür.
Ünlü Türk bilgini İbn-i Sina da, özür dilemenin erdemine dikkat çekerek, şöyle demiştir bir sözünde: “Yaptığı bir hata yüzünden özür dileyen birinin, bu dileğini kabul etmekte, geç kalmayınız.”
“Kabul edilmiş bir hata, kazanılmış bir zaferdir” diyen, Gascoigne de yapılan hataların, ileriki dönemler için, birer deneyim ve kazanım olabileceğinden dem vuruyor.
Ralph Sockman, bilinenlerle, hataların aynı oranda olmalarının, gayet normal ve beklenen bir durum olabileceğinin altını çiziyor. Yani ne kadar çok şey bilinirse, o kadar da yanlış yapılabilir, demek istiyor şu sözünde: “Bilgi adası ne kadar büyük olursa, şaşma kıyısı da o kadar büyük olur..” Çok güzel ve yerinde bir çıkarım değil mi?
Birileri demiştir ki, “İnsan mezardan geri dönemez, lakin hatasından dönebilir.”
Nicolas Borlean da, “Kusurlarınızı size söyleyebilecek arkadaşlar edinin” buyurmuştur. Ne kadar isabetli bir öğüt.
Konu hakkında sarf edilmiş son özlü sözümüzü, adaletin ve doğruluğun timsali olmuş olan, ikinci İslam halifesi Hazreti Ömer söylemiş ve şöyle demiştir: “Bana hatalarımı gösteren herkesten, Allah razı olsun.” Biz de, inşallah ve âmin diyelim.

Hata ve kusur üzerine edilmiş söz ve düşünceleri ortaya koymaya çalıştığımız bugünkü yazımızı, burada bitirirken, bir sonraki yazı ve konumuzda, yeniden birlikte oluncaya kadar, her gününüz mutlu, her anınız sevgi dolu ve her nefes alışınız, yaşam ve umut dolu olsun, sevgili arkadaşlarım, değerli dostlarım…
Hoşça kalın, huzurla kalın…

—————————————————————–
Kaynak: Türkçe, Osmanlıca sözlükler.
Ahmet Ağırbaşlı/ 2007 yılında 2700 güzel söz/4.Baskı/ Damla Ofset/ Konya.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.