Dolar 16,5811
Euro 17,5759
Altın 971,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Açık
Kilis
31°C
Açık
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 34°C

Haydi Görelim Bakalım: Kim Vatansever

Haydi Görelim Bakalım: Kim Vatansever
A+
A-
07.04.2022
78
ABONE OL

Sabahattin YARAR

İnsan yaşamının devamı için, çoluk çocukların nafakası için, dünyada yaşamanın kurallarından biri iş-güç sahibi olmak gerekliliğidir. Üzerinde hiç bitmeyecek kadar yorum yapılabilecek, sayfalar dolusu yazılar yazılabilecek bir konudur, iş-güç sahibi olmak meselesi. Bu olgunun sonucu da kazanç ve edinimlerin değerlendirilmesi ile bulunulacak sosyal durumdur. Kazançların sağlıklı, dürüstçe ve helal edinimler olması, içinde vurgun, talan, hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, yolsuzluk gibi daha birçok olumsuzluğun olmaması ile olasıdır. Buna kısaca helal kazanç, emek ve çaba karşılığı elde edinilen gelirler demek gerekir. Konu ayrı bir araştırma meselesidir.

Son günlerde siyasi yaşamımızda oluşan birçok olay ve gelişmeler, yaklaşmakta olduğunu hissettiğimiz seçim hazırlıkları dikkat çekici. Yasalarda yapılan taraflı değişiklikler, milletvekili sayılarının belirlenmesi, ittifaklar, toplantılar, aday söylentileri almış başını gidiyor.

Bugün ben bu konuların dışında, ama ana damarı oluşturan Milletvekili konusunu gündemime alacağım. Madem seçimle ilgili yasa değişiklikleri yapılıyor, Milletvekilleri ile ilgili değişiklikler de yapılsın diyorum. Çok zor ve tepkiler göreceğini bile bile de önerilerde bulunacağım. Atatürk Meclisinin milletvekillerinin üstün çaba ve mücadelelerinin yanında, bu günün değerlendirmesini yapacağım birazcık…  O günün koşullarında, Ankara’da geçim sıkıntısı çeken vekillerin maaşlarının “Öğretmen maaşlarını geçmesin” oranında arttırılması gerçeğini gözler önüne sereceğim. Vatan ve millet için görev yapanların, sadece nafakalarının temini için geçimlik bir ücreti yeterli bulmalarını vurgulayacağım. Mecliste yalnızca ülke yönetimini, kalkınma ve düzeni amaçlayan çalışmaları, insanların yaşam düzeyini ilgilendiren yasaları çıkarma ve uygulama, tarafsız, dürüst, çalışkan bir yönetim oluşmasına katkıda bulunmaya çalışılmasını dile getireyim.

Bugün sayın vekillerimizin elde ettikleri olanakları gördükçe, kimliklerini bir üstünlük ve ayrıcalık için kullanmalarını yadırgadıkça, Meclis’in kaç kişi ile çalıştığını(!) gördükçe, siyasi oyun ve hilelere tanık oldukça sistemin değişmesi gerektiğine daha çok inanıyorum. Bir kere, milletvekili olacak kişinin yüksek okul mezunu olması şartı ilke olmalıdır. Mevki ve makam sahibi olmak için değil, ülke ve insanlarının çıkarlarına hizmet etmek amacını gütmelidir. Bir geçim kaynağı, ayrıcalık elde etmenin, makam, mevki, mal mülk, servet edinmek gibi bir düşüncenin içinde olmamaları gerekir. Mecliste bedava (ücret almadan), veya günün koşullarına göre memur maaşına çalışmalıdırlar.

Günün yozlaşmış siyasetinde, bir milletvekili adayının seçilebilmek için harcadığı parayı görüp duydukça dudaklarım uçukluyor. Vatan millete hizmet için böyle bir masrafın nedenini sorguluyorum ister istemez. Meclisi bire beş veren meyve ağacı gibi görmeseler, bu parayı harcarlar mı diye düşünmeden edemiyorum. Belli çevre ve etkin kişilere şirin görünmek, yalakalık ve yaltaklık yapmak da ayrı tabi… Konu o kadar konuşulmaya ve sorgulamaya açık ki yazmakla bitecek gibi değildir.

Kısaca şunu dile getireyim: Milletvekilleri, sadece ülke ve insanları için çalışmalı, yasalarla ülkenin barış, birlik içinde yaşamalarını sağlamalıdırlar. Maaşları olmamalı veya bir memur maaşını geçmemelidir. Zaten durumları iyi ve milyonları harcayabilenlerin ülkeye bir katkı sağlama amaçları olmadığı göz ardı edilmemelidir. Bu durumda, görülecektir ki;  maaşlar düşük ve etki alanları yasalarla sınırlı kalırsa, seçime girmeyi bile düşünmezler. O zaman gerçek vatansever ve çıkarı düşünmeyenler aday olurlar diye düşünüyorum. Vatana hizmetin gerçek değerinin, maddi kaynakların çok üzerinde olduğuna inananlar, politikaya uzak duranlar belki siyasete yanaşırlar. Gerçek vatanseverlik ülkenin meclisinde, sadece ülke ve vatandaşlarının çıkarını düşünenlerin kişiliklerinde görülebilir düşüncesindeyim…

Yeniden buluşalım…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.