Dolar 32,8221
Euro 35,1421
Altın 2.449,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Açık
Kilis
35°C
Açık
Cts 34°C
Paz 36°C
Pts 38°C
Sal 38°C

Hocam Alâeddin Yavaşca’nın Musiki Dehası

Hocam Alâeddin Yavaşca’nın Musiki Dehası
A+
A-
25.07.2018
440
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“ÜMİTSİZ BİR AŞKA DÜŞTÜM AĞLARIM BEN HALİME
GÖNLÜM KIRIK, BAĞRIM YANIK, HASRETİM BEN YÂRİME
SENDEN AYRI YAŞASAM DA HAYAT ÖLÜMDÜR BANA.
GÖNLÜM KIRIK, BAĞRIM YANIK, HASRETİM BEN YÂRİME.

Türk Müziği çağlar öncesinden beri bizlere miras kalan gerek makamsal, gerek sözel, gerek enstrümantal, gerekse dizemsel şekliyle kendine özgü bir müziktir. Asıl önem arz eden yönü ise bestelenen yapıtların biçimlenmesine katkıda bulunan usul öğeleri ve bu öğelerinde çeşitli uzunlukta kuvvetli ve zayıf vuruşları vardır.
1 Mart 1926 tarihinde Kilis’in Tekke mahallesinde, Mevlevihane’nin hemen yanı başındaki Yavaşcalar’ın evinde bir bebek daha dünyaya gelir. Annesi Enver Hanım ile babası Cemil Efendi, büyük bir mutluluk yaşarlar. Bebeğe Alaeddin ismini vermek için, babası Cemil Efendi, kulağına okuduğu ezan ile Türk Musikisi’nin nağmeleri, bebek Alaeddin’in ilk dünya sesi olur.
Küçük Alaeddin daha bebekken, doğduğu evde göstermiş olduğu mucizelerle ve babasının gramofonunda dinlediği taş plaklarla musiki dehasını ortaya koymuştur. Şöyle ki, babası Cemil Efendi’nin bir gün, Tanburi Cemil Bey’in bir eserini dinlerken bebek Alaeddin’in sustuğunu, taş plağı kaldırırken ağladığını keşfeder. Bunu bir kaç kez daha deneme yaptığında, onun bu nağmelerle sustuğunu görünce hayli şaşırır. Bu etkilenme üzerine onunla ilgilenmeye başlar.
Diğer taraftan ablalarının, ağabeylerinin ev de çalıp söylediği şarkılar, onun kuşağının daha çok dolmasına neden olur. Yine babasının yakın dostu biyoloji hocası Zihni Çelikalp’la birlikte Batı Müziği keman dersleri ve Kilis Halk Evi’ndeki çalışmalar, Alâeddin Yavaşca’nın müzikle ilgili dünyasının temel taşı olarak bilinir.
Edebiyatla musikiyi aynı teraziye koyan ve onları el üstünde tutan Hocam Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça, tüm hayatını şiir, edebiyat, müzik ve hekimliğe adamış ve bu konuda binlerce eserler vermiştir. Aşk ve sevginin, yaşam unsurunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve onu her zaman ahlaki değerler içinde tutulması gerektiğini tüm eserlerinde göstermiş ve savunmuştur.

yavasca

Nasıl ki, bilim de ya da başka bir alanda yeni bir yol açarak, yani yeni bir tutum izlenerek bir yöntem bulunuyorsa, Türk Musikisi gelişiminde de yeni bir yol, Alaeddin Yavaşça ile alınmıştır. Çünkü Alaeddin Yavaşça, gerek icracılığı ve gerekse bestekârlığında geçmişi başarıyla günümüze taşıyabilmiş olmasıdır. Özellikle musikimizin çok önemli, vazgeçilmez ve önder olabilmiş musikişinaslarını kendisine örnek almış, geçmişten günümüze devredilenleri çok iyi değerlendirip, kendi yaptıklarını, bu değerli mirasla güçlendirerek hayata geçirmiştir.
İşte hocam Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça, bugün birbirinden güzel 1000’e yakın eser meydana getirmiştir. Onun eserlerine bir göz attığımız zaman, en çok dikkati çeken tarafı, yaşanmış olayları kendi yaşamış gibi ele almış olmasıdır. Bu tutumu ile musikide bir ayrıcalık yaratarak musiki dehasını ortaya koymuştur.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.