Hoşgörü ve Uzlaşma

08 Şub 2021 Pts 8:34
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

M. Yahya EFE

Sevgili okurlarım, ülkemiz insanlarının en çok istediği ve arzu ettiği şey nedir biliyor musunuz? Hoşgörü ve uzlaşma. Toplumları yücelten en büyük manevi güç de uzlaşmadır. Bugün günümüzde yok olan da odur.

Yaşanan kültür değerleri olarak hayat bulmayan en temel sorunlarımız hoşgörü ve uzlaşmadır. Her nedense uzlaşma, bize yenilgi hatta teslimiyet gibi gelir.

Uzlaşma için bir ödün verdiğimizde, arkasından yeni bir ödün isteklerinin geleceğini, elimizi verdiğimizde kolumuzu kaptıracağımızı düşünürüz hep.

Uzlaşma kültürümüz zayıf olduğundan uzlaşmayı oldum olası sevmeyiz.

Hoşgörü ve uzlaşmanın bir erdem ve bilgeliğin gereği olduğunu bilmemize rağmen, yaşamın kültürel değerleri olması yönünde, en az çaba harcadığımız şeylerin başında gelir uzlaşma.

Uzlaşma kültürü eksikliğinin en olumsuz sonucu ise, çözümsüzlüktür. Sorun üstüne sorun üretmek bela ve musibetlerle dolu bir yaşam sürmek, acılarla dolu bir yaşamı benimsememek ortak kaderimiz oluyorsa, hoşgörü ve uzlaşma kültürünün yaşam biçimi olmamasındandır.

Hoşgörü ise,  uzlaşmanın temelidir. Hoşgörü bir yaşam kültürü olarak benimsenmedikçe ve toplumsal kültürün temel unsuru olmadıkça, uzlaşmaya varılması pek mümkün olmayacağı gibi, yaşam kültürü olabilmesi de imkânsızdır.

Karşı tarafın ne dediğini doğru dürüst dinemeden, kendi dediğimizde direniriz. Bu nedenle toplum olarak her tür uzlaşma girişimine soğuk bakar olduk.

Ülkemizde uzlaşma korkusu, en çok kendine ve ülkesine güvenemeyen kişileri etkisine almış durumdadır.

Bugün mecliste en ufak konulardaki tartışmalar bile, gergin bir havada yürütüldüğünden uzlaşmanın yolu tıkanıyor.

Uzlaşma bir bilgi ve akıl işidir. Her iki tarafın yararına olacak çözüm önerilerini geliştirmek için hukuki mevzuatı, yakın tarihin olaylarını ve diğer ülkelerdeki yaşayan kültürü çok iyi bilmek gerekir. Bilgisinin yetersiz olduğunu hissedenler, aldatılmak korkusuyla uzlaşma masasına oturmak istemezler.

Biz uzlaşmayı en iyi bilen toplumlardan birisi idik. Türk tarihi, savaşlar ve acılar içinden yükselen uzlaşmalarında tarihidir. Bu millet, tarih boyunca önce kendi içindeki farklılıklarla uzlaşmış, böylece gücünü devamlı bir şekilde arttırmıştır.

Artan bu gücünü de, yenidünyalara açılmak için kullanmış, Asya’dan başlayıp Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan göç böyle ortaya çıkmıştır.

Tarih boyunca Türk toplumu, savaşarak ele geçirdiği bölgeleri hiçbir zaman sömürge gibi görmemiştir. Buradaki halklarla uzlaşan milletimiz, gücüne güç katmıştır.

Dünyada ele geçirdiği yerlerdeki topluluklarla uzlaşarak büyüyen başka bir örnek yoktur. Uzlaşmayı bir yaşam tarzı haline getirdiği içindir ki Müslüman Türkler, Hıristiyan Toplulukları bile, yüzyıllarca denetim altında tutabilmişlerdir.

Toplumları yücelten en büyük manevi güç, uzlaşmadır. Gelin görün ki bugün, Türkiye Cumhuriyetinde uzlaşmayı yeterince denediğimiz söylenemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa mesajı verdi. Anayasa değişikliği gündemde…

TBMM’de Anayasa değişikliği yapılabilmesi için üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. TBMM 600 milletvekilinden oluşuyor, şu anki mevcut durumda ise 584 milletvekili bulunuyor. Anayasa değişikliği içinse “üye tam sayısının üçte iki çoğunluk gerektiği” şartı bulunduğu normal koşullarda 400 milletvekili oyu gerekiyor.

Bakalım, Mecliste Anayasa değişikliği paketi görüşülürken uzlaşma gösterebilecek miyiz?

Benzer Haberler

işte iki mavi arasında süren sevgimizi gök ve denizi, cemreler gelir peş peşe yenileyen bizi....

Yorum 
0

Kim bilir kimler yaşamıştır Kilis’in taş evlerinde binlerce anı saklıdır dört duvar,...

Yorum 
0

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!… *** MANŞET Türk...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Hasan Hüseyin Bayram Dede

Uğur KEPEKÇİ   Dünya bir handır. Gelen geçer, konan göçer. Gelenlerden...

CEMRE

işte iki mavi arasında süren sevgimizi gök ve denizi, cemreler gelir peş...

ESKİ EVLER

Kim bilir kimler yaşamıştır Kilis’in taş evlerinde binlerce anı saklıdır...

DUYURU

ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı Beyoğulları Yumurta Tarım Hayvancılık...

60 yaş üzeri erkek ve kadınlara Akt...

Kilis Valiliği, GAP İdaresi Başkanlığı, Kilis Belediyesi ve Birleşmiş...

Kilis’te kan donduran cinayet! [ASA...

Kilis’in Musabeyli ilçesinde yaşlı bir adamı, ellerini ve ayaklarını bağlayarak...

Kilis’te yüz yüze eğitim başladı...

Kilis İl Milli Eğitim İl Müdürü Mehmet Emin Akkurt, yüz yüze eğitim uygulamaları...

Kilis heyeti Ankara’da temaslarda b...

Kilis heyeti, kente yapılacak yatırımlar ile projelerin takibi için Ankara’da...

Hüseyin Bilgen’i kaybettik

Gazetemiz eski yazarlarından emekli öğretmen ve avukat Hüseyin Bilgen vefat...

Almanya Büyükelçiliği Müsteşarı Bel...

Kilis’e gelen Alman heyetiyle bir araya gelen Belediye Başkan Yardımcısı...

Genel Sekreter Sümer 2020 yılı faal...

Kilis İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ramazan Sümer, 2020 yılı içerisinde...

Rektör tebrikleri kabul ediyor

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun’a,...

Gebze Teknik Üniversitesi’ne ...

Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Kampüs alanı içerisinde bulunan Kocaeli...

Organize Sanayi Bölgesi altyapı işi...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kredi desteği ile Müteşebbis Heyet Başkanlığı...

KİLİS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDA...

Basın İlan Kurumu ilan portal ilan.gov.tr internet sitesinde yer alan ilana...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!…...

Kadın Dayanışması

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU...

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve...