Dolar 32,8221
Euro 35,1421
Altın 2.449,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Açık
Kilis
35°C
Açık
Cts 34°C
Paz 36°C
Pts 38°C
Sal 38°C

Hz. Ömer’in Hilafeti

Hz. Ömer’in Hilafeti
A+
A-
27.03.2019
763
ABONE OL

Ahmet ELMALI

 

Hazret-i Ömer r.a.,KureyşlilerinResulullahAleyhisselâm-ı ortadan kaldırma planları yaptığı bir dönemde Müslüman oldu. Onun Müslüman olmasıyla İslâmiyet büyük bir kuvvet kazandı, hızla yayılmaya başladı.

“Ömer benimledir, ben de onunlayım. Hak ise her nerede olursa olsun Ömer’den ayrılmaz” (Câmıüs’sağır) iltifatına mazhar oldu.

ResulullahAleyhisselâm bütün savaşlarına İslâm için olan teşebbüslerine en faal bir şekilde iştirak etmiş, müşavirlik yapmıştır.

Resulullah (S.A.V.) Efendimiz Hadis-i Şerif’lerinde buyururlar ki: “Allah-ü Teâlâ hakkı, Ömer’in diline ve kalbine koydu.” (Ebu Dâvud 2962)

Hak ile bâtılın arasını inceden inceye ayırt ettiği için, ResulullahAleyhisselâm tarafından kendisine “Fâruk” lakabı verilmişti. İslâm devleti onun devrinde kuruldu, genişledi, cihangir bir mahiyet aldı. On yıl kadar süren başkanlığı döneminde bütün İran fethedildi. Memleket Mısır’ın batı hududundan Asya’nın ortalarına kadar uzanıyordu.

Devlet başkanları arasında onun kadar sade hayat sürene tesadüf edilemez. Yer üstünde yatar,mahiyetsizseyahat çıkar, devlete ait develere bizzat bakardı. Bununla beraber dünyanın en büyük hükümdarı onun şöhretinden titrerdi.

Kudüs’e girerken üzerinde pek sade ve mütevazı elbiseler vardı. Kumandanlar halk arasındaki nüfuz ve heybetinin azalmasından endişe ettiklerini söylemişlerdi.

Buyurdular ki: “Allah-ü Teâlâ’nın bize ihsan ettiği nam ve şöhret, Müslümanlığa aittir. Kendi şahsım için sadelik kâfidir.”

***

İLİM GEÇİDİ

İbadet yolunda kulu karşılayan ilk sarp geçit “ilim ve marifet sarp geçidi”dir. İnsannın, yaptığı ibadeti tam olarak idrak etmesi ve ibadet yolunda mesafe alabilmesi için, mutlaka ilim ve marifet gerekir.

İlim ve marifet sahibi olmak için de delillere doğru gözle bakmalı, derin düşünce ve bilgi sahibi olmalı; bu yolun rehberleri, ümmetin kandilleri ve imamların önderleri olan ahiret âlimlerine sorular sormalı,onlardan istifade etmelidir. İbadet yollunda yol alabilmek ve yardıma mazhar olmak için onlardan hayır dualar istemelidir.

Böylece gayb âlemi hakkında kendisi için şu bilgi ve yakîn hâsıl olur: “Onun bir ilâhı vardır ve ortağı yoktur. Kendisini yaratan ve bütün bu nimetleri lütfeden O’dur. Kendisini şükürle mükellef kılmış, zahir ve bâtını ile hizmet ve taatinde olmasını emretmiş, inkâr ve her türlü günahlardan sakındırmış, itaat ederse ebedi cennetle mükâfatlandırılacağını, isyan eder ve yüz çevirirse ebedî cehennem ile cezalandırılacağını hükme bağlamıştır.”

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.