İdeal

07 Kas 2019 Per 8:23
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

“Büyük insanların idealleri, sıradan insanların ise yalnızca hevesleri vardır.” (W. IRWING)

Tekrar birlikte olmaktan son derece mutluluk duyduğumu ifade eder, hepinize sonsuz selam, sevgi ve saygılarımı sunarım değerli arkadaşlarım.
Bugün bir güzel konuyu ele alıp, birlikte incelemeye çalışacağız kısmet olursa…
Hangi konu bu bahsettiğiniz diye soracak olursanız, yazının başlığından da belli olduğu üzere, “İdeal” adlı kavram olduğunu söyleyebilirim.
Yani nedir ideal, nedir ideal olan şeyler, işte bütün bunlar mevzu alanımız içinde olacak bugün.
Daha da kestirmesi ve sözün özü, erişilmesi, ulaşılması bir hayli zor ve zahmetli olandır anlatmak istediğim…

İdeal, bir fikre ve düşünceye, herhangi bir çıkar beklemeksizin bağlı olma ya da inanma halidir özet olarak… Dilek veya ülkü de diyebiliriz buna…
Bir de, idealizm denen bir akım vardır bilirsiniz… O da, bilgide düşünceyi temel olarak kabul eden, felsefik bir anlayıştır… Yani, varlığı düşünceye bağlayan, bütün felsefe görüşlerinin genel adıdır idealizm.

“İdeal, dünyayı yaşatan ihtişamlı bir güçtür” demiş, G. Holland.
İdeal bir hedeftir aynı zamanda. Çoğu zamanda birbirine karıştırılır bu kavramlar.
İşte, hedef, amaç, gaye, erek, emel gibi bu başlıklar, aslında iç içe de geçmişlerdir… Birini diğerinden kalın çizgilerle ayırmanın, pek te imkânı yok gibidir hani…
Sözgelimi, “benim amacım okulu bitirmek…” demekle, “hedefim mezun olmaktır…” ya da, “en büyük idealim şu okulu bir an önce bitirmektir” demek arasında, öyle pek de büyük farklar yoktur.
Sadece düşünce ve mana bazında, bazı değişik anlamlar olabilir o kadar…

“Tomurcuk derdinde olmayan bir ağaç sadece ve sadece odundur” buyurmuş büyük şair Necip Fazıl Kısakürek. Çok da doğrudur bence… Zira insan idealleri için yaşar, hiçbir ideali olmayan birinin yaşamını sürdürmesi de, aynen bu ağaç hükmündedir derim naçizane…

“Bir ideale erişmek, çoğu zaman hayal kırıklığının da başlangıcıdır” diyen Stanley Baldwin gibi, Muhammed Bozdağ da, “Başkalarının size ideal kazandırmasını beklerseniz, kıyamete kadar beklemek zorunda kalırsınız” demek suretiyle, ideale biçilen değere dikkat çekmek ister.
“İdealsiz insan ve topluluklar, gelişigüzel denize atılan mayınlar gibidir.
Ne kendisine ve ne de atana herhangi bir faydası düşünülemez” demiş, J. G. Seume.
Bir başka kelamla devam ediyor aynı bilge kişimiz ve diyor ki: “İdeal uğruna yaşamak, ideal uğruna ölmekten çok daha zordur.”
Baudelaire buyurmuş, “Kimi idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olmak bile, aslında zafer sayılır.”

Daha önce de söylediğimiz gibi, bizi biz yapan ideallerimiz, başarıya ve zafere giden yolun, kilometre taşlarıdır bir bakıma.
Bakın bu konuda Andre Maurois ne diyor: İnsan yaşamını kolaylaştıran, hayatı başarılarla süsleyen nedir bilir misiniz? Bağlanılan yüksek ideallerdir.”
Yine yüksek ideal ve unutulmayacak veciz bir söz: “Yüksek idealleri olmayan insanlar, basit bir çaba içindeki karınca topluluğundan başka bir şey değildir.” E. Holnel etmiş bu kelamı.
Yine rahmetli olmuş önemli edebiyatçılarımızdan Orhan Şaik Gökyay’a bir kulak verelim mi? Bakalım o ne demiş mevzu hakkında: “Güçsüzler için imkânsız, korkaklar için müthiş görünen şeyler, kahramanlar için idealden başka bir şey değildir.” Ne kadar güzel değil mi?
İdeal, öylesine önemli bir düşünsel kavramdır ki, onu anlatabilmek için, çoğu zaman güzel betimlemelere ihtiyaç duyulur sevgili arkadaşlarım..
Tıpkı, rahmetli devlet adamlarından Talat Sait Halman’ın da yaptığı gibi yani…
“İdeali olmayan bir ülke, tanyeri zamanında bile karanlıktadır.”
A. B. Alcoot adlı bir bilim insanı da şöyle der ideale dair: “İdeallerimiz bizden daha temizlerdir.”

“İdeali olan kişiler, yani idealistler kısa dönemi düşünmezken, pragmatistler yani, çıkarcılar da uzun dönemi önemsemezler.
Buna karşın, gerçekçiler ise, kısa dönemde yapılan ve yapılamayanların, uzun dönemi belirlediğine inanır” demiş, Sydney J. adlı bir bilge kişi… Bir bakıma, üç ayrı grup insanın, idealist, pragmatist ve gerçekçilerin davranış özelliklerini de ortaya koymuş oluyor böylece…

“Gerçekten ideallerinin peşinden giden biri, inancını ve sevgisini hareketleriyle dengeli bir şekilde birleştiren ve yürüdüğü yolda, her türlü engellere göğüs germesini bilen kişidir” diye buyurmuş, H. Fikret Kanat.
Bir Fransız özdeyişi, mevzuya dair çok güzel bir çıkarımda bulunmuştur: “İdealler adeta yıldızlar gibidir. Onlara dokunmak mümkün olmaz, ama karanlık gecelerde yolunuza onlar kılavuzluk ederler.” Çok doğru…
“Ana” adlı ölümsüz eserin sahibi ünlü Rus yazar Maksim Gorki der ki:
“İnsan dört ayağı üzerinde sürünmekten kurtulduğu zaman, tabiat ona baston olsun diye, ideali armağan etmiştir.”

İnsanın ulaşmak istediği bir ülküsü, bir amacı, bir hedefi ve bir ideali olmalıdır her daim… Sözgelimi bir öğrencinin ideali ne olmalıdır, derslerine çok çalışıp sınıfını geçmek ve hayata arzu ettiği noktadan varmaya çalışmak olmalıdır… Hani küçükken de bizlere hep sorarlardı ya; “Sen büyüyünce ne olacaksın bakalım?” diye. Düşünün, ta o zamanlardan her öğrenci, kendine bir hedef koymuştur. Kimi doktor olmak ister, kimi sanatçı… Kimi mühendislik düşünürken, kimi de baba mesleğini sürdürmeyi hedefler… Bunlar hep o dönemde bir öğrencinin idealidir, yani amacıdır… Ha, ilerde bunlar gerçekleşir mi diye sorarsanız, “belki”dir cevabı… Çünkü ideale ulaşmak, dikenli yollardan geçmek gibidir. Bir defa güçlü bir azim ve bir sonraki yazımın konusu olacak olan, “irade” eşlik etmelidir, ideale… Çok çalışmak ve de yılmamak olmalıdır işin özünde… Ancak ondan sonra arzulanan ideale kavuşulur.

Bu kez bir işadamını düşünelim… İşler çok yoğun, idealler bir hayli fazla, hırs dersen tamam. Ama bunları yaparken de bir şeyi ıskalamamak gerekir diye düşünürüm naçizane… Nedir o? Aile, sana ihtiyacı olan çocuklar ve senden ilgi bekleyen bir eş, seni sık sık görmek isteyen de bir ana baba… Şimdi bu işadamı o kadar çok kendini kaptırmış ki işine, öylesine gözü hiçbir şey görmez olmuştur ki, varsa yoksa iş, işi ve idealine ulaşma gayreti…
Ailesinin ve etrafındakilerin adeta farkında bile değildir artık…
Belki bu kişi hedeflediği ideale, tırnak içinde söylüyorum, amacına ulaşmıştır belki, ama çoğu şeyi de es geçmiştir, aile saadetini ıskalamıştır. Zamanında verilemeyen sevginin ve gösterilemeyen ilginin de kurbanı olmuştur.
Böylesi bir ideal değil istenen… Hem normal şartlarda yaşamını sürdüreceksin, hem birçok şeyi pas geçmeyeceksin ve hem de ideal hedefine ulaşmaya gayret edeceksin… Zor tabi. Ama istek, irade, arzu, inanç ve yaşamdan zevk alma, yani her şeyin tam anlamıyla sürdürüldüğü bir durumda, başarı ve ideale ulaşma, daha kolay ve az zahmetli olarak gerçekleşecektir.
Tabi örnekleri, her kişi ve grup için vermek mümkündür.

Hatta güzel dinimiz de çalışmayı, helalinden kazanmayı ve amaca giden yolda gösterilen gayreti çabayı desteklemiş ve o yönde telkinlerde bulunmuştur daima.
Mc Arthur der ki: “İnsanoğlunu ihtiyarlatan, geride bıraktığı yılların çokluğu değil, ideal yokluğudur. Belki geçen yıllar cildi buruşturur fakat idealsizlik ruhu yok eder öldürür.”
Bekir Berk adlı bir uzman kişi de şöyle buyurur, konuyu tamamlamak adına: “Büyük adam, ideali büyük olan kişidir.”
Ne kadar isabetli değil mi?… İşte sözünü ettiğim bütün zorlu yolları aşıp, idealine ulaşma gayretindeki kişi de böyle olmalıdır.
İdeali anlatmaya çalıştığım ve hepsi de birbirinden değerli ve önemli kişilerin, uzmanların görüşlerine de yer verdiğim bugünkü yazımın, böylece sonuna gelmiş oldum sevgili arkadaşlarım.
Bir başka mevzuda yeniden birlikte oluncaya kadar, her şey istediğiniz gibi olsun. Gönlünüz ve yüreğiniz sevgi dolu, bedeniniz sağlıklı olsun dilerim.
Hoşça kalın, afiyette olun.

Benzer Haberler

EMEK Emekliler, Anıtkabir’e yürümüş. “Atam bizi de yanına al” demek için mi?!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “YIKANMIŞ VE DOĞRANMIŞ SEBZE PAKETLERİNİ ALIRKEN BİLE İÇİNDEKİLERE...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı var. Her geçen gün artan...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

EMEK Emekliler, Anıtkabir’e yürümüş. “Atam bizi de yanına al”...

Ispanak ve Karalahana Zehirlenmesi ...

Metin MERCİMEK “YIKANMIŞ VE DOĞRANMIŞ SEBZE PAKETLERİNİ ALIRKEN BİLE...

Ülkemizde Güven Bunalımı Var

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı var....

Kilis’te Kayboldum

Perihan ONAT Her yaz geldiğimiz Kilis’teki evimize geleli on beş gün...

OLMASIN

Görüyorsa gözüm güzel olanı. Duyuyorsam eğer hep doğruları. Tadabiliyorsam...

GÖZYAŞIM SELDİ

Sabah seherinde kalkar katarım Buğulu bakışlar ömre bedeldi Senin için malı...

GÜZ YAĞMURLARI

Simsiyah bulutlara sığındılar. Hep göz pınarlarıma yansıdılar. Bir yürek...

“Hükümet Kilis’i gözden çıkardı mı?...

Kilis’in sorunlarını Meclis gündemine taşıyan İYİ Parti Kayseri Milletvekili...

Toz ailesinin dramı yürek burkuyor...

Kilis’te ev kirasını ödeyemeyen ve evsiz kalan bir ailenin içler acısı...

Motosiklet kazası bir can daha aldı...

Kilis’te meydana gelen trafik kazasında 17 yaşındaki bir genç yaşamını...

Şehitlik bakım bekliyor

Kilis’te, sınır hattında şehit olan askerlerin defin edildiği tarihi...

Çocuklardan Jandarmaya anlamlı ziya...

Kilis’te, “Bir Destandır Mehmet’im” projesi kapsamında öğrencilerden...

Kilis’te tarım arazileri sulanıyor...

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü yaptığı...

Öğrenciler şairlerle şiirler okudu...

15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi (Kilis Lisesi) öğretmen ve öğrencileri,...

Somalili öğrenciler Türkçe öğrenmey...

2019-2020 eğitim döneminde KİYÜ’de uluslararası öğrenci statüsünde...

Kilis’te kapı numaraları ve sokak t...

Kilis’te, Belediye tarafından tüm kapı tabelaları daha anlaşılır ve estetik...

Malezyalı dernekten Müftülüğe ziyar...

Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Suriye’deki Zeytin Dalı Harekât bölgesine...