Dolar 8,5649
Euro 10,1000
Altın 485,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Cts 32°C
Paz 33°C
Pts 34°C
Sal 34°C

İki Güzel Arkadaş

İki Güzel Arkadaş
REKLAM ALANI
A+
A-
29.07.2021
34
ABONE OL

Adviye ERTEKİN YÜKSEL

Bugün sabah yine “Kele Şükrüye” diyerek havışa girmişti Vecihe Teyze. Annem:

– Gel kele gel Vecihe, diyerek çok sevdiği arkadaşını davet etti.

– Kele Şükriye şu tulumbanın düğmesine bas hele. Aman kez ne sıcak bu abovvv!

Annem kuyunun motorunun düğmesine bastı, tulumbadan akan serin suyun altına başını tutan Vecihe Teyze:

– Ohhh kele dünya varmış bacımmm!

Annem elinde bir havlu:

– Kele al anam al şu peşkiri de saçını kurut diyerek havluyu uzattı.

Vecihe teyze:

– Kez Şükrüye Allah senden razı olsun kele.

Annem:

– Aman lafı mı olur bacım. Gel otur hele!

Bizlere dönerek:

– Vecihe teyzenize çay doldurun. Kahvaltı edici bizden bilabar.

– Şükrüye kele ben o işi yaptım Çay içim yeter.

Annem:

– Hele sen gel kele belki hoşuna giden bir şey olur.

Neyse sofraya oturduk. Annemle Vecihe Teyze hemen hemen haftada üç-dört kez böyle görüşürlerdi. Fakat hiçbiri özel bir görüşme değil. Vecihe Teyze her çarşıya çıktığında bir uğra . Hiç olmazsa yarım saat kadar bir konuşma yaparlardı.

Annemle fizik olarak çok zıttılar. Annem zayıf, uzun boylu, esmer; Vecihe Teyze bildiğimiz tombul kısa boylu, beyaz tenli, kıvır kıvır saçlıydı. Ense hizasında olan saçlarını eşarp altında zor zapt ederdi. Dili tatlıydı. Oturduğu sürece bir o, bir annem konuşur. Bize de dinlemek düşerdi.

Vecihe Teyze’nin eşi bakkaldı. Bugün evimize yakın olan PTT’nin bitişiğindeki pasajdan kızlarına yeşil renkli vazo meyvelik küllükten oluşan takım almaya gelmişti. Bizim ev Koca Hamamı’nın çapraz karşısında olunca Vecihe teyze uğramadan geçmezdi. Zira annemle iyi dosttular.

Vecihe Teyze:

– Kele kalk sen de gel bile gidek, dedi.

Annem:  “Ya Allah!” diyerek mantosunu giydi, eşarbını başına aldı.

– Yeri kele Vecihe gidek, dedi.

Bize dönerek:

– Kızlar sofra kalksın, ne iş varsa bitsin haa, dedi.

Bu ikisinin işi gücü yan yana gelince iş bize kalırdı. Hem de pasaj diye çıkarlar, gezmedikleri dükkan kalmaz öyle gelirlerdi.

Bir de:

– Kele Gel getme Vecihe! Balcan bastırması var. İlle yiycin, diyerek otururlardı.

Aman kele Şükrüye usandım kez. Her gün düğenden gelen tamatosu ez, pişir güneşe koy. Bamyayı ipe tak kurusun. Kele satılmayan eve gelor. Ne var, yok/yoksul var versek bari.

“Yokkk veremen” der kaynanam, “Kele kak da yapsana şunları!” der, başlar sokranmaya. Ben yapar çatarım, kışın onlar da yirler benden bilabar.

Bunca işimin arasında bir de Şam tiryakisinin cığara tabakası yiter. Onu arayıp bulmalıyık.

İki arkadaşın konuşması bize eğlence gibi gelirdi.

Annem:

– Kele Vecihe onlar yaşlılar bacım kusur arama. Biz de öyle olacağız boş ver. Maşallah aha kızın birini verdin. Öteki öğretmen olucu… Küçük de öğretmen okulunda. Oğlanlar da kurtarmışlar. Üzülme kele, derdi.

Vecihe Teyze:

– He kele Şükrüye vallah içimin avazını aldın. Allah senden razı olsun bacım. Şura gelip gidince içim ferehlor.

Neyse o arada annem bastırmanın nanesini de kepçeye koyar, ısıttığı yağı bir iki dakika sonra kepçeye dökerdi.

– Kele Şükriye niye tavaya dökmedin naneyi?

Yağ ısınmıştı. Annem:

– Nane tez yanar. Kapkara olur. Böyle yeşil kalır. Kepçede olunca hemen de aşa dökerim. Nanenin kokusu da mis gibi olur.

Vecihe Teyze:

– Big kele bunu da öğrenmiş oldum. Sağol kele bacım.

Annem:

– Derler ya çok gezen mi çok okuyan mı diye. İkisinin de bence gereği var vallahi Vecihe. Gezdiğimiz yerlerden çok örf adet, yemek ve tatlı öğrendim. Bir de bizim buranın yemekleri İşte oldu mu sana bir dolu tarif.

Vecihe Teyze:

– Artık gidim bacım… Eline sağlık yemekler de çok güzeldi. Daha herifin yanına gidicim… Bugün yemeğini giderken götürdü. Ben de gidim de artan ne varsa alım gelim, diyerek gitmişti Vecihe Teyze.

Annemle hoş bir arkadaşlıkları vardı. Hiçbir zaman kimsenin hakkında konuşmazlar, kendi yaşantılarını anlatırlardı. Tek düşünceleri çocukları ve onların geleceği idi. Bugün patlıcan bastırması yapınca, bu iki iyi arkadaş geldi aklıma. Ben de sizlere anlatayım dedim bu iki yüreği güzel insanları. Her ikisi de nur içinde yatsınlar inşallah!

Hoşça kalın, sağlıkla kalın.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.