Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

İki Yüce Duygu “Anlayış ve Bağışlama”

İki Yüce Duygu “Anlayış ve Bağışlama”
REKLAM ALANI
A+
A-
22.03.2021
11
ABONE OL

Metin MERCİMEK

 

“BİR İNSAN SİZE YANLIŞ YAPTIĞINDA, BUNU FARK ETMEMİŞ GİBİ DAVRANIN. BUNU NOT EDERLER VE SİZE UZUN SÜRE BORÇLU KALMAZLAR.

İki yüce duygulardan biri anlayış, ikincisi ise bağışlamadır. Bu yetenekleri her fırsatta ilişkilere katarak yaşamımızı sürdürmek, bizlere doyulmaz bir huzur verir. Özellikle sözü edilen anlayış ve bağışlama, kırgınlık, dargınlık ve küsme duygularını yok eden en büyük anahtardır.
Hayatta yalnız başına yaşayabilmek çok zor ve imkânsızdır. Her ne şekilde olursa olsun, insanın insana ihtiyacı her zaman vardır. Bu ihtiyaç ilişkileri içinde geçimsizlik, anlaşmazlık, mücadele, hatta kavga bile olabilir. Ancak biz insanlara düşen en büyük görev, bu ilişkileri sürdürürken hoşgörü, dostluk, sevgi ve barış etkenlerini elden bırakmayacağız. Çünkü insanlarla kötü ilişkiler içinde olmak, yaşamımızı hem zorlaştırır hem de hayatı çekilmez kılar. Oysa insanların iyi ilişkiler içinde bir yaşam sürdürmesi ise, hayata büyük bir lezzet katar, huzur ve sevinç verir. Ayrıca hayatımız dostluk ve arkadaşlığın ışığı içinde yer alır. Mademki biz insanlar birbirimize muhtacız, öyleyse aramızdaki iyi, kötü diye bir ayırım yaparsak, sevgi koşulları koyarsak, yaşam isteğimiz ne denli çok olursa olsun, bu isteği kesintisiz sürdüremeyiz.
Çevremize, yakınlarımıza, hatta aile içi bireylere bir göz attığımız zaman, birbirine küs olan birçok insanları görmekteyiz. Bunların içinde kan besleyenler bile olmaktadır. Hatta sudan sebeplerle birbirine alınan, kırılanlar da vardır. Özellikle aile içi ve akraba kırgınlıkları, kendini dünyaya odaklayan, yani dünyasal değerleri paylaşamayan veya dünyasal olaylarda anlaşma yolu bulamayan insanlarda daha sıklıkla görülmektedir. Tabi ki böyle bir tutumu benimseyen kişiler de yanlarında dost, arkadaş, akraba diye kimseleri bulmaları hayli zordur.
Oysa iç doyumluluğu dediğimiz içsel zenginlik içinde yaşamını sürdüren kişiler, insanı bir değerli varlık olarak görürler ve onun tahsiliyle, servetiyle ayırmaksızın tanır ve severler. Ayrıca bu kişiler, her insanın eksiği ve kusuru olabileceğini, hata yapabileceğini bağışlama yeteneklerini her ilişkilerinde açık bir şekilde gösterirler. İşte bu yetileri yerine getirdiğimiz takdirde, karşı tarafı hem incitmemiş hem de kırmamış oluruz. Böylece kırgınlık ve dargınlık da küskünlük de ortadan kalkmış olur.
Görüldüğü üzere, her ne şekilde olursa olsun, başkalarıyla küskünlüğümüz devam etmesi halinde, yaşam sevincimizin azalacağını, huzur ve mutluluğumuzun da yok olacağını unutmamalıyız. Ayrıca sosyal ve kültürel ilişkilerimizin de zedeleneceğini göz ardı etmemeliyiz.
Günlük yaşantımızı devam ettirirken, en yüce iki duygu olan ‘anlayış’ ve ‘bağışlama’yı içimizden eksik etmeyelim ki, kırgın ve dargınlıklara meydan vermeden yok edelim. Huzur ve mutluluğun anahtarının bu iki duyguda olduğunu hiçbir zaman unutmayalım.
Hoşça kalın.

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.