Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 31°C
Çar 30°C

İlk Heyecan

İlk Heyecan
REKLAM ALANI
A+
A-
16.03.2016
53
ABONE OL

Mustafa KANDEMİR

Kartalbey İlkokulu Müdürü

İlk göreve başlayışım. Heyecan, merak içim pır pır ediyor. 10 Mart 1985 Malatya’dayım. Malatya ili Darende ilçesi Ağılbaşı-Nal Köyü’ne birleştirilmiş sınıfa atamam yapılmıştı. Bir akrabamla şube müdürünün odasındayım. Bana o kadar pembe, güzel şeyler söyledi ki… Ataması yapılanların içinde en güzel yerdir. Ağılbaşı Nahiyesine yarım saat yürüme mesafesinde küçük bir köy. Nahiye’de ortaokul var. Hiçbir sorun yok o kadar sevinçliyim ki…

Malatya’dan Darende dolmuşuna binmişim. Yaklaşık iki saatlik yol. Dolmuşta birisi bana soruyor. “Hayırdır, nereye?” diye. Anlatıyorum. “Allah kurtarsın” diyor. Bende şok. “Gittiğin köy çok uzak… Dağlık, elektrik yok” diyor. Adama kızıyorum. Şube müdürümden iyi mi bilecek diyorum içimden.

Ve Darende İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne varıyorum. İkinci şoku yaşıyorum. Göreve başlama işlemlerini yapan memurlar köy ile ilgili hiçbir şey bilmiyorlar. Köy daha önce Hekimhan İlçesine bağlıyken, bir ay önce Darende İlçesine bağlandığını iki aydan beri öğretmen olmadığı için okulun kapalı olduğunu öğreniyorum.

Bana, köye gidip göreve başlamamı ve devir-teslim tutanağını göndermemi söylüyorlar. Ağılbaşı Nahiye’sinin otobüsünü buluyorum. Köye gitmenin zor olduğunu, her tarafın karla kaplı olduğunu söylüyorlar. 2-3 saatlik minibüs yolculu ile Ağılbaşı Nahiyesine geliyoruz. Beni, belediye başkanının evine götürüyorlar. Otel yok.

O gece belediye başkanının evinde kalıyorum. Başkan; ortaokul ve ilkokulun müdürlerini çağırıp bu arkadaşın göreve başlamasını yazın da onu tekrar Kilis’e gönderelim, bir ay sonra gelsin diyor. Ben, itiraz ediyorum. Oğlum ben seni bu karda köye gönderemem diyor. Olmaz, gitmem gerek.

Yanlarında çalışan birini çağırıyor köye beni yürüyerek götürebileceğini söylüyor. Sabah 6 gibi yola çıkıyoruz. Bir dağı tırmanıyoruz. Yorucu bir yolculuk… Kilis’te kar yüzü görmeyen ben dağlarda karların içinde yol alıyoruz. Hiç unutmam donma tehlikesi geçirdiğim 7 saatlik yolculuk. Bana eşlik eden Cuma kardeşime minnettarım.

Saat 13-14 gibi köye varıyoruz. Bana burada dinlenelim, köye daha sonra gideriz diyor Cuma. Ben varmadık mı diyorum. Yok, burası köyün ilk evi, yarım saat kadar sonra köyün içine varırız diyor. Ben itiraz ediyorum burada kalalım, yarın köye gideriz diyorum. Elbiselerim ıslak, donuyorum. Sobanın yanında uyuyakalmışım. Üzerimi değiştirmişler haberim yok.

Ertesi gün köye gidiyorum. 13 haneli bir köy. 8 ev köyün içinde 5 ev tepede. Okul bakımsız, lojman kilitli… Nedenini sorunca, giden öğretmen kardan eşyalarını taşıyamadı diyorlar. Nerede kalacağım?

Okulu açıyorum. Devir-teslim nasıl yapılır? Göreve nasıl başlayacağım? Çocukları topluyorum o gün tanışma. 25 öğrencim var. Kürt köyü. Hemen hemen Türkçe bilen yok. Köylülerden biri beni bitişik köye götürüyor. Orada Tokatlı Turhan Hoca var. Onunla ertesi sabah köye gidiyoruz. Benim göreve başlama yazımı yazıyor. Devir teslimi hazırlıyor. Desimal sistemi anlatıyor. Onun sayesinde idari işleri öğreniyorum. Her konuda bana yardımcı olmuştur. Nerede yatacağım? Okulun yanında bitişik bir evi var. Oraya götürüyorlar. “Öğretmen lojmanı boşaltana kadar burada kal” diyorlar. Çaresiz kabul ediyorum. Bir göz odada adamın eşi, çocuğu, gelini, çocuklarıyla yatmak zorunda kalıyorum. 15 gün boyunca yorganı üstüme çekip ağlıyorum. Elektrik yok, yol yok, su doğru dürüst yok…

Şimdi bakıyorum 31 yıl olmuş rüya gibi. Yine de bu meslek her türlü zorluğa rağmen onurlu. İyi ki öğretmen olmuşum.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.