Dolar 32,5338
Euro 34,9037
Altın 2.429,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 32°C
Açık
Kilis
32°C
Açık
Çar 32°C
Per 33°C
Cum 31°C
Cts 31°C

İnsan Sevgisi ve İnsana Saygı

İnsan Sevgisi ve İnsana Saygı
A+
A-
10.01.2017
339
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“YERE DÜŞEN EKMEĞİN ÜSTÜNE BASAN İNSAN GÖRMEDİM, AMA DÜŞEN İNSANI TEKMELEYEN ÇOK KİŞİ GÖRDÜM.”
(Prof. Dr. Üstün DÖKMEN – Psikolog)

Düşünen bir varlık olan insan, ne acıdır ki 2017’nin daha ilk gününde canlara kıyarak düşünen bir varlık olmaktan çıkmış ve gelişigüzel bir varlık haline gelmiştir.

Son yıllarda birlik ve beraberlik içinde yaşayan toplumlara bir göz attığımız zaman, yoğun bir terör olaylarıyla karşı karşıya kaldığını ve nasıl bir yozlaşma içinde akıp gittiğini görmekteyiz. Bir taraftan düşünsel kirlilik yaygınlaşmakta, bir tarafta çıkar duygusu ise duygusal kirlilik yaratmakta, yine bir tarafta denizler, yeşillikler, parklar, ormanlar yağmalanarak çevre kirliliği de ortaya çıkmakta olup, tüm bunların hepsi dünyaya yansımaktadır. Böylece esneklik ve uyumdan uzak, madde ile özdeşleşen insan varlığına yakışmayan bir durum içine girmektedir.
Şu bir gerçektir ki, hepimiz birlik içinde yaşamak için yaratılmışız. Birlik ve beraberlik içinde olduğumuz takdirde, gerek fiziksel beraberlik, gerek düşünsel işlerlik, duygusal ve ruhsal bir alan oluşturmakta.İşte bu alanlar bizlerin bireysel yaşamımıza büyük fayda sağlayarak benliğimizde bir güçlülük kazandırmaktadır.
İnsanların birlikte yaşamalarının da kendine göre bazı şartları ve kuralları vardır. Bunlardan birisi de esnek olmaktır. Evrendeki her türlü değişime, iniş ve çıkışlara uyum sağlayabilmek için esnek olma yetisinin var olması gerekir. Hiç bir zaman esneklik zorla olmaz. Yaşadığımız alana uyum sağlama isteği, irade ve niyetten geçmektedir. Yani esneklik ruhta, zihinde, duyguda ve fiziki durumlarda ortaya çıkarak yaşamımıza yardımcı olur. Çünkü esnekliğin temelinde sevgi, anlayış ve hoşgörü yatmaktadır. Bunun yanı sıra cesaret, karşılıksız hizmet, özveri gibi etkenler esneklik yeteneğini arttırır ve dolayısıyla toplumsal uyumu sağlar.
Unutmayalım ki, insanlar bir araya gelerek iyi alanlar oluşturabilmeleri için insan gibi yaşamaları; sevgi, saygı, adalet, şefkat, merhamet, hak, hukuk gibi etkinliklere kesinlikle yer vermeleri, kini, kıskançlığı, kibirliliği, gururu, hasisliği, yaşamlarından silmeleri gerekir.
Bu nedenle insanı, insan olduğu için sevmek ve saygılı olmak bir erdemliktir. Hangi dilden, hangi milletten, renkten, coğrafyadan, anlayıştan ve de düşünceden olursa olsun, öncelikle insan olduğunun algılanması gerekir. Böylece her insan, saygıyı, sevgiyi hak eden bir varlık haline gelir.
Yüce Yaradan, her kulu değerli ve kıymetli yaratmıştır. Bizler de her kula gerekli saygıyı gösterirsek, Yaradan’a da saygı göstermiş oluruz. Tıpkı Büyük Düşünür Kant’ın “Kendini sevdiğin kadar komşunu da sevmelisin” güzel yorumunda olduğu gibi.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.