Dolar 32,9812
Euro 36,0455
Altın 2.558,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 36°C
Açık
Kilis
36°C
Açık
Pts 36°C
Sal 36°C
Çar 38°C
Per 37°C

İstanbul Varoşlarında Bir Ev

İstanbul Varoşlarında Bir Ev
A+
A-
07.04.2018
394
ABONE OL

Nejat TAŞKIN

Bir ziyaret maksadıyla gittiğim İstanbul Kayışdağı semtindeki yakınımın evinde balkona çıkarak etrafı izlemeye koyulduğumda, ziyaretine gittiğim ailenin 10 yaşındaki çocuklarıyla birlikte evlerinin önünde 3 kız çocuğu daha gördüm. Bu kız çocuklarının güler yüzlü, narin yapılı ama ürkek bakışları vardı. Yaşları da 10-11, belki 12 ya vardı ya yoktu. Evin balkonunda duran ev sahibine, “Ne güzel çocuklar bunlar” deyiverdim.
Ev sahibi derin bir iç çekti. Bir şeyler yansıtmak istiyordu. Yutkundu. Ben ise onun yutkunmasına fırsat vermeden tekrar sordum.
Dayanamadı ve “evet” dedi. “Güzel kız çocukları bunlar. Ama maalesef aileleri bunları okula göndermiyor. Nedeni de kız çocuklarının okumalarının haram olduğunu ifade ediyorlardı.” İnanamadım bu deyime ve aşağı inerek çocuklara sorduysam da tek cevapla karşılaştım:
– Biz okulu sevmiyoruz ve okumuyoruz.
Doğudaki kampanyalar aklıma geldi. “Haydi Kızlar Okula’’ diye bir kampanya başlatılmıştı. Ama ne yazık ki biz burnumuzun dibinde ve İstanbul’da kız çocuklarının okumasını yasaklayan bir sistemin içindeyiz. Ülkeyi bu durumdan kim nasıl kurtaracaktır. Ama sıra bir türlü bu kurtuluşa gelmiyor. Çünkü gündemde o kadar politik sorunlar var ki, kimsenin aklına bu durum gelmiyor. Evet gelmiyor, yarın 15’ine geldiklerin de bu çocuklar hemen evlendirilirler ve daha sonrada bol çocuklu aileler olarak topluma katılırlar. İstenilen de bu değil mi? O halde nesine kızıyoruz bu sistem böyle iyi değil mi? Kız çocuklarını okutup da ne olacak?
Atatürk Türkiye’sinin ve demokrasinin en güzel haberlerini almak istediğimiz ülkemizde kız çocuklarının okutulmaması için gösterilen bu manzara karşısında doğrusu yutkundum ve yutkundukça da midem bulandı. Tanrım bizleri affet diyebildim.
AB’ye girebilmek için her türlü tavizi veren ülkemiz, işte bu sorunlar olduğu müddetçe değil AB, onun kapısından bile geçirmezler bizi.
Yakinen tanıdığımın evinden üzülerek ayrıldım. Ben ayrılırken çocuklar hala oynuyor ve koşup gülüp etrafa nazar atıyorlardı. Ama şunu bilemiyorlardı, birkaç yıl sonra büyüdüklerinde kendi yaşıtlarının modern giyim ve yaşayışları altında kendilerinin kucaklarında ki belki 2 belki de 3. çocuğu taşıyacaklardır.
Ellerinde okul nedir bilmeyen çocuklar ve Atatürk Türkiye’sindeki kızlar…
Onun için bence gündem ne kadar yüklü olursa olsun geliniz bu tür olaylara daha ilgili olup çözüm bulalım. Cehalet insanlığın en fena zehridir. Bunu yenmediğimiz takdirde ne gelişmiş bir aile ve de bir ulus bulabilirsiniz. Onun için olaya çok geniş açıdan bakarak mutlaka çözüm bulmanın yollarını bulalım. Vakit geçtiğinde gemi su almış olur ve delikleri tıkama imkânı bulamazsınız!…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.