Dolar 32,1884
Euro 34,8500
Altın 2.462,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
31°C
Parçalı Bulutlu
Per 23°C
Cum 24°C
Cts 26°C
Paz 29°C

İstanbul’un Bilinmeyen Sur Kapıları

İstanbul’un Bilinmeyen Sur Kapıları
A+
A-
16.02.2019
369
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“SURLAR, MALTA ADASI’NDAN ÖZEL GETİRİLEN KUM, TUĞLA, SAĞLAM KAYA PARÇALARI VE YUMURTA AKI İLE YAPILMIŞTIR.”
Bin yılı aşkın bir süredir dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan, iki imparatorluğa başkentlik etmiş İstanbul’un sur kapıları o kadar çok ki, şayet aranacak keşfedilecek olunursa, daha nice kapılar olduğu söylenmektedir.
İstanbul, gerek Rum ateşi, gerek Haliç’e gerilen zincir ve Fatih’in güçlü topları karşısında kendini koruyarak gelişimini sürdürmüştür. Özellikle yarımadayı çevreleyen surlar ve bu surların kapıları, İstanbul’un vazgeçilmez değerleri olmuştur. Çünkü bu surların kapısından sadece insanlar değil, tarihin ta kendisi girmiştir. Bu tarihin izlerini sürmek için mevcut sur kapılarına tek tek bir göz atalım.
Edirnekapı: Bizans döneminde bu kapıdan içeri girildiğinde buradan imparatorluk merkezine geçiliyordu. Dışarı çıkıldığında ise Avrupa’ya bağlanmak mümkün olabiliniyordu. Osmanlı da bu aynı hattı kullanmış ve Edirne üzerinden Avrupa’ya açılan bu kapının ismi Edirnekapı olmuştur.
Topkapı: Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u kuşatma sırasında ordugâhını bu surların önünde kurmuş. O zamanlar Bizans’ın son imparatoru Konstantin ise bu bölgede yapılan çatışmalar sonu ölmüştü. Savaştan sonra kullanılan toplar buraya yerleştirilince kapı ile etrafındaki bölge Topkapı ismini almıştır.
Mevlanakapı: Bu yörede tuğladan örülmüş Kemer’in altında bir mermer bloğun üst kısmında İmparator Konstantin’e adanmış Yunanca kitabe ile birlikte bir haç görülmüş.  İstanbul’un fethinden sonra en yeni bir kapı olmuş ve Yenikapı Mevlevihane’sinden esinlenerek Mevlanakapı ismini almıştır.
Silivrikapı: İstanbul’un fethinden sonra tahıl ve kumaş ticaretinin merkez kapısı işlemi gören ve Silivri yoluna açılmasından dolayı, buraya Silivrikapı ismi verilmiştir.
Belgrad Kapısı: Yedikule ile Belgrat kapı arasında kalan sekizinci burcun üzerinde, şehrin savunması için kapatılınca adı “Kapalı Kapı” olmuş. Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman, Belgrat’tan getirdiği insanları buraya yerleştirince yeni ismi ortaya çıkarak, Belgrat Kapı olmuştur.
Yedikule Kapısı: 1261 yılında Bizans İmparatoru Mihail Paleologos, şehri Haçlılardan geri aldığında, kente Yedikule Kapısı’ndan girmeyi tercih etmiş ve ismi Yedikule Kapısı olarak kalmıştır. Üzerinde tuğladan seri bir kemer ve 3.ncü Ahmet dönemine ait kitabesiyle mevcut olan kapı, diğer kapılardan çok farklı olarak biçim ve mimari üslup bakımından Osmanlı eseri görünümündedir.
Diğer mevcut kapılar konusunda almış olduğum bilgilere göre, yukarıda adı geçen sur kapılarının haricinde, Dersaadet (mutluluk kapısı), Detaliye (yüce kapı), Der-i Devlet (devlet kapısı), Dar-ü Saltanat (Saltanat kapısı), Darü’l-Hilafe (Hilafet Kapısı), Asitane (kapı eşiği) gibi içinde kapı geçen isimler taşıyan İstanbul’da birçok sur kapıları olduğu bildirilmektedir.
Hoşça kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.